KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/3445 E., 2023/9839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/389 E., 2023/118 K.
- Hüküm/karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/335 E., 2022/562 K.
Karar Metni
1.179 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle.
Kurumdan 506 sayılı Kanun'un 87/A maddesi gereği yaşlılık aylığı alan davacının, 30.05.2018 tarihli ve 5136207 sayılı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı yazısına istinaden aylığının 25.01.2017 tarihi itibarıyla kesildiğini, 01.02.2012-25.01.2017 tarihleri arasında ödenen 59.281,74-TL borç aslı ile 19.747,60-TL faizinin iadesinin talep edildiğini, davalı Kurum işlemine karşı itiraz edildiğini ancak itirazlarının reddedildiğini, davacının kronik kalp hastası olduğunu ve ByPass ameliyatı olduğunu, aynı zamanda kronik hipertansiyon ve kolesterol rahatsızlıkları ile kulağında işitme kaybının da bulunduğunu,
Aydın Devlet Hastanesince düzenlenen %49'luk özür oranına göre özürlü maaşı bağlandıktan sonra davalı Kurumca kontrol için çağrıldığını ve PAÜ Hastanesince yapılan kontrolde özrünün devam ettiğinin belirtilmesi üzerine aylık almaya devam ettiğini, bundan bir süre sonra davacının tekrar kontrole çağrıldığını ve Denizli Devlet Hastanesinden güncel rapor almasının istendiğini, Denizli Devlet Hastanesi kurulunda, davacının rahatsızlıkları ile ilgili şikâyetleri, ameliyat ve hastalık geçmişi tam olarak dikkate alınmadan ve şikâyetleri dinlenmeden herhangi bir tahlil ve inceleme yapılmadan,
yüzeysel muayene yapıldığını ve gerçek rahatsızlık durumunu yansıtmayan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak %33 oranında özürlü olduğuna dair rapor düzenlendiğini, bunun üzerine davalı Kurumca davacının rapor tarihi itibarı ile aylığının kesilip o güne kadar ödenen aylıkların da faizi ile iadesinin istendiğini, tekrar rapor almak için aynı hastaneye başvurduğunu ve son olarak aynı hastanenin, özür oranının %62 olduğuna karar verdiğini, kısa süre içinde düzenlenen çelişkili iki rapor nedeniyle aylığın kesilip ödenen aylıkların iadesinin istenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
davacıya Kanunun aradığı diğer şartlara göre 01.07.2017 tarihinde yaştan emekliliğe hak kazanması ile emekli aylığı tekrar bağlanmış ise de, 01.02.2012-25.01.2017 tarihleri arasında yersiz ödenen 59.281,74-TL borç aslı ile 19.747,60-TL faizin aylığından kesildiğini ileri sürerek, 06.07.2018 tarihli ve 7.333.383 sayılı 79.029,34-TL bedelli Kurum işleminin iptaline, davacının Kuruma borcu olmadığının tespitine ve emekli aylığından bu sebeple yapılmaya başlanan kesintilerin de kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacıya bağlanan yaşlılık aylığının 30.05.2018 tarihli ve 5136207 sayılı SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı yazısına istinaden 25.01.2017 tarihi itibarıyla kesilmesi üzerine, bu kez kendisi için bundan önce yapılan sağlık harcamalarının yersiz olduğundan bahisle 3.304,53-TL borç aslının 1.712,93-TL faiziyle birlikte iadesinin talep edildiğini, davalı Kurum işlemine karşı itiraz edildiğini ancak itirazlarının reddedildiğini, Kurum işleminin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 11.04.2019 tarihli ve 8.628.213 sayılı 5.017,46-TL tutarlı Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hastane raporları, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 25.08.2022 tarihli ve 2151 sayılı raporu bir arada değerlendirildiğinde; davacının mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle, yürürlükte olan 30.03.2013 tarihli, 28603 Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine kapsamında, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %57 olduğu, maluliyetinin başlangıç tarihinin Aydın Devlet Hastanesinin 08.12.2011 tarihli raporunun düzenlendiği tarih olduğu,
08.12.2011 tarihinden itibaren %40’ın üzerinde olduğu ve davacının başka birisinin bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği, davacı sigortalının, aylık tahsis talep tarihi itibarıyla çalışma gücü kaybının %57 oranında olması nedeniyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31'inci maddesi kapsamında, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya ve buna bağlı olarak 506 sayılı Kanun'un geçici 87/A maddesi gereğince yaşlılık aylığından yararlanmaya hak kazandığı,
buradan hareketle, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesiyle birlikte, bundan önce yapılan aylık ödemelerinin ve sağlık giderlerinin yersiz olduğundan söz edilemeyeceğinden bunların geri alınmasına yönelik borç tahakkuku ile borç bildirimine ve söz konusu borçlara karşılık olarak davacının aylığından kesinti yapılmasına ilişkin Kurum işlemlerinin hatalı olduğu,
bu durumda, davacının aylıklarından haksız olarak yapılan kesintilerin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıya iadesinin gerektiği, açıklanan gerekçelerle, davacının talebi doğrultusunda, asıl davada, davacıya ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğundan bahisle geri alınmasına yönelik olarak tahakkuk ettirilen borcun bildirimine ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının söz konusu işlem sebebiyle davalı SGK'ya borçlu olmadığının tespitine ve borca karşılık olarak yaşlılık aylıklarından yapılan kesintilerin iadesine;
birleşen davada da davacıya aylığının kesilmesinden önce yapılan sağlık giderlerinin yersiz olduğundan bahisle geri alınmasına yönelik olarak tahakkuk ettirilen borcun bildirimine ilişkin Kurum işleminin iptaline dair asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacının talebi üzerine 01.02.2012 tarihinde kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, kontrol amaçlı Denizli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda davacının çalışma gücünün %33'nü kaybettiğinin belirtilmesi üzerine 23.02.2017 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı kesilerek kendisine yapılan yersiz ödemelerin iadesinin talep edildiğini, davacının sonradan hizmet süresini tamamlamak suretiyle 21.06.2017 tarihli talebi üzerine yeniden yaşlılık aylığı bağlandığını, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca davacının emeklilik indiriminden faydalanabilmesi için çalışma gücünün en az %40'nı kaybetmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı SGK'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada yersiz ödenen sağlık giderinin iadesine yönelik kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3445, K. 2023/9839, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama