İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3454 K.2023/5425

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/3454Karar2023/5425Tarih16 Mayıs 2023Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/3454 E., 2023/5425 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2023
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/2085 E., 2022/1075 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Suluova Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2019/212 E., 2021/300 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1994 yılından bu yana Suluova Tapu Sicil Müdürlüğüne bağlı arazilerinde tarım faaliyeti ile uğraştığını, çiftçilik yaptığını, müvekkilinin 26.08.2003 tarihi itibariyle Suluova Tarım İlçe Müdürlüğüne ve 01.01.2000 tarihi itibariyle de Suluova Ziraat Odasına kaydının olduğunu, ancak bu kayıtlardan önce Amasya Şeker Fabrikasına 1994 yılından bu yana şeker pancarı teslim ettiği ve çiftçilik yaptığına ilişkin belge ve kayıtların mevcut olduğunu,

1994 tarihine kadar ne kendisi tarafından Bağ-Kur'a tarım sigortası yapılması için tescil talebinde bulunmuş ne de ilgili kurumlarca re-sen tescili sağlandığını, kişi kendisi tescil talebinde bulunmamış olsa da yasa gereği , kurumlarca re-sen tespit ve inceleme ile bağ-kur a tescil zorunluluğunu mevcut olduğunu, müvekkili tarafından pancar vb ürünler ekilip fabrika ve odalara teslim edilmiş olmasına rağmen Bağ-Kur prim kesintisi yapılmadığını ve sigortaya bildirimin gerçekleştirilmediğini,

iş bu prim kesintisini talep edip etmediğine ilişkin de kurumlar tarafından müvekkiline hiçbir şekilde sorulmadığını ve yazılı olarak belge imzalatılmadığını, prim kesintisi yapılmamasına ilişkin imzalanmış bir belge mevcut ise de imza müvekkiline ait olmadığını, bildirim ve tevkifat zorunluluğu olmasına rağmen yapılmamış ve sigortaya bildirilmemiş olması müvekkilinin kusuru olmadığından müvekkilinin halen sigortasının olmamasının kabul edilemez bir durum olduğunu, müvekkilinin çiftçilik faaliyetine sekteye uğratmadan sürekli olarak devam ettiğini, oda ve müdürlüklere de halen kaydı mevcut olduğunu, buna rağmen ,

halen sigortası bulunmadığını, çünkü şimdi sigortaya başvurmuş olması durumunda emekli olma şansı bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kesintisiz olarak tarımsal faaliyete başladığı ve devam ettiği yılın başlangıcının tespiti ile tespit edilen tarihten bu tarihe kadar geriye dönük olarak prim borçlarını ödemesi şartı ile yasa gereği tarım bağ-kur sigortalılığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta; davacının SGK kayıtları incelendiğinde sigorta kaydının olmadığı, davacının 1994 yıllarında satmış olduğu ürünlere istinaden Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilini Kurumdan talep ettiği, Kurumca davacının bu talebinin prim tevkifatı bulunmaması nedeniyle reddedildiği, davacının şeker fabrikasına 1994-1996-1997 yıllarında satmış olduğu ürün bedellerinden bağ-kur prim tevkifatının yapılmadığı belirlenmiştir.

Bu bağlamda yapılan yargılama, toplanan deliller, getirtilen ve ibraz edilen bilgi ve belgeler, birlikte değerlendirildiğinde; gerek Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi, gerek tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi,

gerek dava konusu dönemlerde davacının satmış olduğu ürün bedellerinden prim tevkifatının yapılmadığının anlaşılması ve gerekse dava konusu dönemde davacının iradi prim ödemesi veya tescil talebinin bulunmaması karşısında, davacının dava konusu dönem için kayıt ve tescilinin yasal olarak mümkün olmadığı kanaatine varılarak;

Davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davacının 1994 yılından bu yana evrak, kayıt, belgelerden ve oda kayıtlarından da anlaşılacağı üzere çiftçilik yapmakta, tarımsal faaliyet yürütmekte ve iş bu faaliyetten kazanç elde ettiği, yargılama devam ederken.

24.02.2021 tarihli SGK Başkanlığı tarafından gönderilen yazıdan da anlaşılacağı üzere, iş bu davayı açtıktan sonra Suluova Ziraat Odasının bildirimi ile müvekkilin 03.11.2020 tarihinden itibaren sigortasının başlatıldığı, halbuki ekte gönderdikleri oda kayıt belgesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilin Suluova Ziraat Odasına kaydının 01.01.2000 tarihi olduğu, Amasya Şeker Fabrikasının 31.05.2021 tarihli yazı cevabına bakılacak olur ise 1994 yılında -1996 yılında- 1997 yılında fabrikaya giriş yapılarak,

müvekkilinin fabrikaya pancar teslim ettiği ancak fabrika tarafından sigorta prim kesintisi yapılması zorunlu olduğu halde ve/veya sigortaya bildirim zorunluluğu olduğu halde kesintinin ve bildirimin yapılmamış olduğu, yasal bir zorunluluk olmasına rağmen fabrika iş bu kesintiyi yapmadığı, bunda müvekkilin bir hata ve eksikliği söz konusu olmadığı, zorunlu sigorta şartına sahip olduğu halde Bağ-Kur tarafından geriye dönük sigortalılığın kabul edilmemesinin TMK md.2 hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralına da aykırılık teşkil edeceği, davanın ispatlandığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının 1994 yılından bu yana Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 7326 sayılı Kanun

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3454, K. 2023/5425, 16 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3454
Karar No
2023/5425
Tarih
16 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3456 K.2023/2473
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3457 K.2023/2894
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3458 K.2023/6195
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3462 K.2023/3644
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3465 K.2023/5629
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/3467 K.2023/6804

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.