KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/3480 E., 2023/3966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/197 E., 2022/378 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
1.323 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ek prim ve hizmet belgesi verilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile hakkında tahakkuk ettirilen aylık prim ve gecikme zammı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.09.2013 tarihli ve 2012/117-2013/645 sayılı kararı ile; "açılan davanın 16.06.2013 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, bu itibarla; davalı kurumca başlatılan ek aylık prim ve hizmet belgelerine yönelik işlemin iptaline, davacının davalı kuruma aylık prim ve gecikme zammı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 05.06.2017 tarih ve 2017/882 -2017/4770 sayılı kararında; "Mahkemece, davacı tanıkları dinlenmiştir. Birisi ...in abisi, diğeri komşu işyeri sahibi olan davacı tanıkları, ...in davacı işyerinde çalışmadığını beyan etmişlerdir. Denetmen raporunda çalıştığı tespit edilen Samet ve denetim esnasında izinli oldukları belirtilen bodrolu çalışanlar dinlenilmemiştir. Mahkeme, tanık beyanlarında çalışma olmadığının beyan edilmesi, Kurum denetiminde işyeri kayıtlarının incelenmemesi, çalışma olup olmadığına dair çevresel soruşturma yapılmadığı gerekçesiyle Sametin davacı işyerinde çalışmasının olmadığını kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece, Samet de dinlenerek ayrıca diğer bodro tanıkları da dinlenmek suretiyle çalışma iddiası araştırılmalı, tüm dosya kapsamı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2017/458-2020/97 sayılı kararı "davanın kabulü ile davalı kurumca başlatılan ek aylık prim ve hizmet belgelerine yönelik işlemin iptaline, davacının davalı kuruma aylık prim ve gecikme zammı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 29.03.2021 tarih ve 2020/2268 - 2021/4166 Karar sayılı kararında;
"Dava niteliği gereği kamu düzenini ve ...'in sosyal güvenliğe ilişkin haklarını da ilgilendirdiğinden Mahkemece, fiilen çalışmadığı tespit edilen ...'in davaya dahil edilmesinin sağlanarak adı geçen kişinin dinlenmesi, SGK dan adı geçen kişinin özlük dosyası getirtilerek Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığının sorulması, işyeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıkların bilgilerine başvurulması,
bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il Müdürlüğünden gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ile iş yerine o tarihte komşu olan işyeri çalışanlarının;
yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyan çalışan ve işyeri sahipleri tespit edilmeli varsa aynı zamanda Haco Pulo Cafe isimli işyerinin bulunduğu “Danışman geçidi” ve bulunduğu pasajın yöneticisi ve görevlisinin tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, mahkemece, gerekirse keşif yapılmak suretiyle ihtilaf konusu dönemde davalıya ait cafenin kapsam, kapasitesi, işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları, hangi hizmetlerin verildiği,
hangi ürünlerin satıldığı belirlenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, gerek iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, ...'in davalı işyerinde fiili olarak çalışıp çalışmadığı Mahkemece resen araştırılarak tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile; "davanın kabulüne, davalı kurumca başlatılan ek aylık prim ve hizmet belgelerine yönelik işlemin iptaline, davacının, davalı kuruma aylık prim ve gecikme zammı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; bozma sonrasında davalının kendiliğinden yardım ettiğini ifade eden dinlenen tanık anlatımlarına rağmen kurum işleminin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma içeriğinde belirtilen kişinin davaya dahil edilmiş olsada Mahkeme tarafından istivcap edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bozma gereğinde belirtilen eksiklikler tam olarak giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ek aylık prim ve hizmet belgelerine yönelik Kurum işleminin iptali, aylık prim ve gecikme zammı yönünden davacının borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
2. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
3. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
4. Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
5.Bozma ilamında, " işyeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıkların bilgilerine başvurulması, Haco Pulo Cafe isimli işyerinin bulunduğu “Danışman geçidi” ve bulunduğu pasajın yöneticisi ve görevlisinin tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, gerekirse keşif yapılmak suretiyle ihtilaf konusu dönemde davalıya ait cafenin kapsam, kapasitesi, işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları, hangi hizmetlerin verildiği, hangi ürünlerin satıldığı belirlenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, gerek iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, ...'in davalı işyerinde fiili olarak çalışıp çalışmadığı Mahkemece resen araştırılarak tespit edilmeli" şeklindeki bozma gereği yerine getirilmeyerek karar verilmiştir.
6. Mahkemece bozma ilamı gereği, işyeri dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar, Haco Pulo Cafe isimli işyerinin bulunduğu “Danışman geçidi” ve bulunduğu pasajın yöneticisi ve görevlisi, komşu işyeri sahipleri ile çalışanları detaylı olarak araştırılmak suretiyle tespit edilmeli, beyanlarına başvurulmalı, ihtilaf konusu dönemde davalıya ait cafenin kapsam, kapasitesi, işyeri mekan ve büyüklüğü/fiziki şartları, hangi hizmetlerin verildiği, hangi ürünlerin satıldığı,
kaç kişinin çalıştığı belirlenmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, gerek iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, ...'in davalı işyerinde fiili olarak çalışıp çalışmadığı Mahkemece resen araştırılarak tespit edilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3480, K. 2023/3966, 10 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama