KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/3720 E., 2024/12880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1600 E., 2023/68 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/394 E., 2021/183 K.
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirket nezdinde 1991 yılı Haziran ayında formen olarak işe başladığını, toplam 15 yıl çalıştığını, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak izahı yapılan nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin 1991 - 2006 yılları arasında kesintisiz olarak davalı iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile toplanan deliller, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının 1991-2006 yılları arasında çeşitli işyerlerinden işe giriş çıkışlarının bildirildiği, davalı ... İnşaatın 15.08.1986 tarihinde kanun kapsamına alındığı, ... Holding ile davalı ...
İnşaat arasında hiçbir ticari ilişkinin mevcut olmadığının yazı cevaplarından anlaşıldığı, İş-Kur İl Müdürlüğünün 18.11.2015 tarihli yazı cevabında davacının yurt dışına çalışmak için çıktığına dair bir iş sözleşmesine rastlanmadığının ve aracılık edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığının ifade edildiği, ... İnşaat ile ...
İnşaat arasında taşeronluk sözleşmesinin olmadığının SGK'nın yazı cevabından anlaşıldığı, ...'a talebi üzerine 01.05.2004 tarihinden başlamak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı şirket tarafından 02.02.1998, 15.12.1998, 08.02.1999, 15.08.2000, 22.07.2003, 07.01.2004 tarihlerinden sigortalı işe başlayacağına ilişkin işe giriş bildirgelerinin verildiği, yurt dışı giriş çıkış kayıtları incelendiğinde, davacının 1992 yılından 2006 yılına kadar çeşitli tarihlerde yurt dışına çıktığının anlaşıldığı, ... ve Ticaret A.Ş. ile davalı ...
İnş. A.Ş. arasında 02.08.1993 tarihinde Tuapse Sağlık Merkezi yapımı için taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, ...
A.Ş.'nin 1994 yılı Şubat, Mayıs, Haziran aylarına ilişkin ücret bordrolarında davacıyı taşeron fayans işçisi olarak belirttiği, dosyada dinlenen tanıkların ifadelerinde ...'un davalı işyerinde mermer işçisi olarak çalıştığını beyan ettikleri, her ne kadar davacı dava dilekçesinde 1991-2006 yılları arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiş ise de davalı şirket ile sigortası gösterilen ... İnş. A.Ş., ... A.Ş., ... İnş. A.Ş., ... Turz.
Yatırımcılığı A.Ş. ve ... İnş.
A.Ş. arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin olduğunun ispatlanamadığı, bu işyerlerinde geçen sürelerin hizmet tespitinde dikkate alınmadığı, davacının 02.04.2004 tarihli tahsis talebine istinaden kendisine 01.05.2004 tarihinden başlamak kaydıyla yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığını kestirmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurusu bulunmadığından davalı işyerinde 01.05.2004-2006 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle geçen süreler olduğu kanaatine varıldığı ve bu sürenin sigortalılık süresinden sayılamayacağı, davacı ...'un bir hizmet akdine bağlı olarak davalı ...
İnş. Taah. Tic.
Turz. ve Müşavirlik A.Ş. adlı işyerinde 07.05.1993-01.05.1998, 15.12.1998-30.04.1999 ve 15.08.2000-02.04.2004 tarihleri arasında sigortalı ve sigortasız olarak çalıştırıldığı anlaşıldığından, sigortasız olarak çalıştırıldığı 07.05.1993-30.05.1993 tarihleri arasında 24 gün, 01.10.1994-30.10.1994 tarihleri arasında 30 gün, 01.08.1995-30.08.1995 tarihleri arasında 30 gün, 21.11.1996-23.12.1996 tarihleri arasında 33 gün, 19.07.1997-01.02.1998 tarihleri arasında 193 gün, 07.02.1999 tarihinde 1 gün, 02.07.2002-21.07.2003 tarihleri arasında 380 gün, 07.11.2003-16.12.2003 tarihlere arasında 40 gün,
01.01.2004-06.01.2004 tarihleri arasında 6 gün olmak üzere toplam 737 gün çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 07.05.1993-30.05.1993 tarihleri arasında 24 gün, 01.10.1994-30.10.1994 tarihleri arasında 30 gün, 01.08.1995-30.08.1995 tarihleri arasında 30 gün, 21.11.1996-23.12.1996 tarihleri arasında 33 gün, 19.07.1997-01.02.1998 tarihleri arasında 193 gün, 07.02.1999 tarihinde 1 gün, 02.07.2002-21.07.2003 tarihleri arasında 380 gün, 07.11.2003-16.12.2003 tarihlere arasında 40 gün,
01.01.2004-06.01.2004 tarihleri arasında 6 gün olmak üzere toplam 737 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, dinlenen kamu tanık beyanlarından, hükme esas almaya ve denetime elverişli bilirkişi raporundan kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin, davalı şirket vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı ...nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3720, K. 2024/12880, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama