KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4084 E., 2023/4332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/236 E., 2023/259 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/244 E., 2022/17 K.
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.04.2017 tarihinde makine ustası olduğu için bakım amacı ile çağırıldığı davalı işyerinde ST adlı mermer kesim makinesinin bakım işini yapmakta iken takribi saat 11.40 civarında iş makinesine kolunu kaptırmak sureti ile yaşadığı iş kazası neticesinde kolu kaybederek sakat kaldığını belirterek meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının olay tarihi itibariyle Natamar Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.nde çalıştığının görüldüğünü, davacı ile müvekkili şirket arasında işçi-işveren ilişkisi değil eser sözleşmesi mevcut olduğunu ileri sürerek davanın karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının bildirimi ve kuruma başvuru dava şartı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının olay tarihi itibariyle davalının işçisi olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kaza tarihinde davacının dava dışı Natamar Madencilik San. ve Tic. Ltd.
Şti.nde çalışmakta olduğu, davacının bağlı olduğu işvereninden bağımsız olarak davalı iş yerinde belli aralıklarla makine bakımı yaptığının anlaşıldığı, tanık beyanlarına göre davacıya bakım yapmakta iken emir ve talimat verilmediği, davacının götürü usulde belirlenen ücret karşılığı davalı iş yerinde makine bakımı yaptığı, kurulan ilişkide iş sözleşmesinin asli unsurlarından zaman ve bağlılığın bulunmadığı, davacının makine bakımı işi ile sonuçtan bağımsız olarak bir işin yapılmasından ziyade bizzat sonucun gerçekleştirilmesini taahhüt ettiği, kurulan ilişkinin TBK madde 470 hükmüne göre eser sözleşmesi niteliğinde olduğu,
5510 sayılı Kanun madde 13 hükmü ile düzenlenen iş kazası şartlarının mevcut olayda gerçekleşmediği, sonuç olarak davacının geçirdiği kazanın iş kazası olmadığı" gerekçesiyle "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kazanın işyerine ikinci gidişinde yani iş ilişkisi kurulduktan sonra meydana geldiğini, ortada bir iş hizmet sözleşmesi, iş ilişkisi mevcut olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "dava dilekçesinde ve ceza yargılaması aşamasında açıklandığı ve beyan edildiği üzere davacının çağrı üzerine bakım için davalı şirkete ait yere gittiği, geçici iş ilişkisinin iddia ve ispat edilmediği, yapılan işin istisna akdi kapsamında kaldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk Hukuki yarar, 6100 sayılı HMK madde 114/1-h bendine göre dava şartıdır. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. Dava sonucunda davacı lehine hukuki bir sonuç elde edilmesi gerekir, aksi halde dava açmada hukuki yarar olmaz. Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespiti davasının yöneldiği amaç, başta sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ise de 506 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde belirtilen tüm yardımların teminine yöneliktir. Ayrıca olayın iş kazası sayılma kararı ile sigortalı veya hak sahiplerinin işverene karşı açacağı hizmet akdine dayalı maddi ve manevi tazminat davasına dayanak olacağından bu yönüyle de hukuki yararı vardır.
Tespit davasının davalısı, sigortalının işvereni ve Sosyal Güvenlik Kurumudur. Dava sonucunda verilecek hükmü icra edecek olan SGK olduğu, işveren de hüküm ile yükümlülük altına gireceğinden davanın ikisine karşı açılması zorunludur. Her iki tarafında da hak alanını ilgilendirdiği ve kendilerini davada savunmaları gerektiğinden aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır.
HMK madde 59’a göre “maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır.” İşçi, işveren ile Kurumun birlikte davalı olması, şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığıdır.
Şekli bakımdan mecburi dava arkadaşlığında, gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması ve taraflar arasındaki ihtilaflı hukuki ilişkinin doğru karara bağlanması amacıyla kabul edilmiş olup bu tür dava arkadaşlığı sadece davalı tarafta söz konusu olur. Açılan davada taraflardan birisi eksik gösterilmişse mahkemece re’sen taraf teşkili sağlanmalıdır. Zira, taraflardan birisi davada yer almadığında verilecek karar onun açısından bağlayıcı olmayacaktır.
Davada husumet sigortalıyı çalıştıran işverene yöneltilmesi gerekir.
İş kazası tespiti davaları, sosyal güvenlik hakkına dayalı kamu düzenine ilişkin davalar olduğundan hâkim tarafından özel bir duyarlılıkla araştırılması gerekir. Bu nedenle mahkemece taraflarca getirilen deliller yanında sonuca ulaşmak için re’sen araştırma yapılmalıdır.
3. Değerlendirme 1.Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
2.Davacının eldeki davada, 23.04.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasını talep ettiği, davacının Kuruma yaptığı müracaat üzerine 05.09.2017 tarihli 1 nolu Kurum Komisyon kararı ile 23.04.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayıldığı anlaşılmış olup, bu komisyon kararı ve sonrasında Kurumca yapılan işlemler araştırılmak ve tüm soruşturma evraklarını getirtilmek suretiyle davacının iş kazasının tespiti için dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı açısından irdeleme yapmak gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
3.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4084, K. 2023/4332, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama