KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4223 E., 2024/9516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1553 E., 2022/2521 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Manisa 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/502 E., 2020/276 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22.03.2012 tarihinde davalı işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, kolundan yaralandığını, kolunun tamamen işlevini kaybettiğini, defalarca ameliyat olduğunu, tedavi sürecinin devam ettiğini, müvekkilinin kaza yaptığı makinede görevinin bulunmadığını, sadece işverenin söz konusu makinede çalışan ve yeni alındığı için işi bilmeyen işçiye yardımcı olmasını istediği için, söz konusu makinede çalıştığını ve kolunu kaybettiğini, ömür boyu sürecek olan ve telafisi imkansız zararlara ve mağduriyete maruz kaldığını,
müvekkiline kazanın akabinde davalı işyeri tarafından mağduriyetinin giderileceği belirtilmesine rağmen kazanın üzerinden bir yıla yakın süre geçmesine rağmen müvekkilinin mağduriyetinin giderilmediğini, ayrıca söz konusu kazadan dolayı işveren hakkında Manisa 4.Sulh Ceza Mahkemesine ait 2012/61 Esas nolu dosyasında dava açıldığını, müvekkilinin söz konusu iş kazasının ve mağduriyetinin tespiti ile 125.985,58 TL maddi tazminat, 100.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini ve fazlaya ilişkin ve başkaca talep ve dava haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 22.03.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında davalı işyerinde yaralandığını, iş kazası ile ilgili olarak açılmış bulunan Manisa 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/61 Esas sayılı dosyasının devam ettiğini, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde bütün kusurun davacıya ait olduğunu, davacının iş kazasının meydana geldiği makinenin içinde bulunduğu bölümün tek sorumlusu olduğunu, bu birimde tek yetkili olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin yersiz olduğunu, müvekkil şirketin davacının tüm ihtiyaçları ile ilgilendiğini, davacının açtığı usul ve yasaya aykırı bu davasının reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, olayda davalı şirketin %60 oranında, dava dışı şirket yönetim kurulu başkanı ... ... Saygın'ın %5 oranında, kazalı işçinin ise %35 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 54 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle; '' Davacının davasının kısmen kabulü ile Maddi tazminat davası açısından 107.987,90 TL'nin, kaza tarihi olan 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Manevi tazminat davası açısından 100.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının olay sebebiyle kolunu tamamen kaybettiğini, olayda davacının kusuru bulunmadığını, davacıya görevi olmayan işler yaptırıldığından kazaya maruz kaldığını, kaza yapılan makinanın bakımlarının yapılmadığını, tedbirde alınmadığını, davacının büyük oranda çalışma gücü kaybına uğradığını, rapordaki tespitlerin SGK raporuyla ve olayın oluşuyla bağdaşmadığını, ATK İhtisas Kurulundan veya başka bir kurumdan rapor aldırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince 125.985,58 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, 16.01.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararında davacının maddi tazminat talebinin talep gibi kabulüne karar verildiği, anılan karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, 18.09.2019 tarihli kaldırma kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderildiği,
İlk Derece Mahkemesince temyize konu 17.06.2020 tarihli kararı ile bu kez maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı lehine 107.987,90 TL maddi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde,
davacı vekilince Mahkemece verilen 16.01.2018 tarihli karara karşı istinaf isteminin bulunmadığı gözetildiğinde 16.01.2018 tarihli 1. karar ile 17.06.2020 tarihli 2.kararda hükmedilen maddi tazminat miktarları arasındaki fark miktar dikkate alınarak reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4223, K. 2024/9516, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama