İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4284 K.2023/7084

Taraflar arasındaki davalı Kurumca yapılan 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesindeki teşvikin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar…

Esas2023/4284Karar2023/7084Tarih20 Haziran 2023Okuma11 dk · 2.131 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4284 E., 2023/7084 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/369 E., 2022/623 K.
Karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
... 6. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/150 E., 2020/332 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.131 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki davalı Kurumca yapılan 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesindeki teşvikin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili mahkememize verdiği 23.03.2018 harç tarihli dava dilekçesi ile müvekkili şirketin otomotiv yedek parça üretimi yaptığını, davalı ...'ün müvekkili şirketin eski çalışanı olduğunu, davalı ...'ün müvekkili şirketin alt yüklenici olarak faaliyette bulunduğu B Plas fabrikasında 01.11.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği iddiası ile davalı kuruma şikayette bulunduğunu,

bunun üzerine kurum müfettişi tarafından ...'ün geçirdiği iş kazasının ve ...'ün 2016/Kasım ayında bir günlük 54,90 TL aylık prim hizmet bildirgesinin müvekkili işveren tarafından davalı kuruma bildirilmediği yönünde tespitler içeren 17.11.2017 tarih ve 93235/15/İR/13 sayılı inceleme raporunun tanzim edildiğini, inceleme raporunun hatalı ve eksik inceleme ile tanzim edildiğini, inceleme raporunda davalının soyut iddiaları dışında hiçbir belge, bulgu ve tanık ifadesinin bulunmadığını, 2016 yılı Kasım ayında tüm ay boyunca davalı ...'ün raporlu olduğu için müvekkili şirkette çalışması olmadığını,

2016 yılı Kasım ayının 1. gününden Aralık ayının 12. gününe kadar raporlu olduğunu, müvekkili şirkette meydana gelen iş kazalarının SGK'ya bildirildiğini, davalı ...'ün kaza tarihi itibariyle emekli olduğunu, müvekkili şirkette sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalıştığını, kasım ayı boyunca raporlu olduğu için 2016/Kasım ayı prim ve hizmet bildirgelerinin SGK'ya verilmediğini beyanla davalı ...'ün 01.11.2016 tarihinde iş kazası geçirmediğinin ve 2016/Kasım ayı içinde müvekkili işveren nezdinde çalışmasının olmadığının tespitine, ...

Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 17.11.2017 tarih ve 93235/15/İR/13 sayılı inceleme raporunun iptaline, ...'ün 2016/Kasım ayı ek prim ve hizmet bildirgesi verilmediği gerekçesiyle müvekkili şirketten tahsil edilen 2016 yılına ilişkin 6661 sayılı yasa gereği yararlanılan 179.541,29 TL destek tutarının (teşvikin) ödeme tarihi olan 19.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına karar verilmesi istemi ile iş bu davayı açmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı SGK vekili cevap ve beyanlarında; davacı şirketin 12.09.2005 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 17.11.2017 tarihli ve 93235/15/İR/13 sayılı müfettiş raporunda bir günlük eksik bildirim tespit edildiğinden 2016 yılı asgari ücret desteğinin iptal edildiğini, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, işyeri hekim tarafından davalı ...'e 01.11.2016 tarihinde yapılan muayene sonucunda eklem distorsiyonu teşhisi konulduğunu ve akabinde davalının 02.11.2016 tarihinde ...

Çekirge Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine aynı şikayete dayalı başvuru yaptığını, 04.11.2016 tarihinde Ortopedi kliniğinde yapılan muayenesinde ayağında kırık olduğunun tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince kurum denetmeni tarafından düzenlenen tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu beyanla hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap ve beyanlarında; müvekkilinin B Plas ... Plastik Metal İnş. ve Turz. San. Tic. A.Ş'nin alt işvereni Baya Tekstil Makine San. ve Tic. Ltd.

Şti'nde kalite kontrol görevinde 08.06.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin 01.11.2016 tarihinde işyerine gelerek iş başı yaptığını, iş yapmasının akabinde zeminin kaygan olmasından dolayı kayarak düştüğünü ve iş kazası geçirdiğini, işyeri hekimine gittiğini, hekim tarafından dinlenmesi gerektiğinin beyan edildiğini, akabinde ayağının morarıp şiştiğini, bunun üzerine ...

Çekirge Devlet Hastanesine gittiğini, doktorun ayağının kırık olması nedeniyle 02.11.2016-04.11.2016 tarihleri arasında iş görmezlik raporu yazdığını, 04.11.2016 tarihinde kontrole gittiğinde 16.01.2017 tarihine kadar rapor yazdığını, işyerinin bu kazayı kuruma bildirmediğinden rapor parasının yatmadığını, müvekkilinin davacı işveren tarafından işine son verildiğini, davalının 20.01.2017 tarihinde SGK İl Müdürlüğü'ne başvurduğunu, kurumca düzenlenen inceleme raporunda müvekkilinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini beyanla açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece Mahkemesince, "....Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının istirdadını talep ettiği ve harçlandırdığı talebi yönünden davalı kurum tarafından yargılama devam ederken ve ön inceleme sonrasında kurumca işlemin iptal edildiği ve paraların iadesine karar verildiği bu şekilde miktar yönünden davanın açılmasına davalı kurumun sebebiyet verdiği anlaşılmakla davacının davasının kısmen reddine kısmen karar verilmesine yer olmadığına, Davacının davalı ...

Akartürkün, 01.11.2016 tarihinde iş kazası geçirmediği ve aynı ay içinde işveren nezdinde çalışmasının olmadığı yönündeki davası ile kurum rehberlik ve teftiş başkanlığının 17.11.2017 tarih 93235/15/İR/13 inceleme raporunun iptaline yönelik davasının reddine, davacının 2016 yılına ilişkin 6661 sayılı Kanun gereği yararlanılan 179.541,29 TL destek tutarının istirdadına ilişkin talebi hususunda kurum işleminin iptal edildiği ve ödemelerin yapılmaya devam edildiği anlaşılmakla bu talep hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar SGK ile ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili özetle; esasen davalı Kurumca yapılan işlemin geri alındığını, işlemin hatalı olduğunun kurumca da kabul edildiğini buna göre davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini beyan ile, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2016 yılına ilişkin 6661 sayılı Kanun gereği yararlanılan 179.541,29 TL destek tutarının istirdatına ilişkin talebin konusuz kalması nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine takdir edilmesinin hatalı olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıya ödenmesine karar verildiğini ancak hangi davalıya ödeneceğinin veya davalılara birlikte mi ödeneceğinin belirtilmediğini, davacının 2016 yılına ilişkin 6661 sayılı Kanun gereğince yararlanılan 179.541,29 TL destek tutarının istirdatına ilişkin talebine ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle davacı yararına vekalet ücretine takdir edilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... yönünden davanın tamamen reddine ve lehine davanın tamamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...1- Somut olayda.

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 17.11.2017 tarih ve 93235/15/İR/13 sayılı İnceleme Raporunun içeriği, mahkemece dinlenen iş yeri dönem bordrolarında adları bulunan tanıklarların beyanlarından; davalı ...'ün, olay tarihinde davacıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı olarak çalıştığı, olay günü iş yerinde ayağının kayması sonucunda düşerek yaralandığı açıkça anlaşılmaktadır.

Davacı ile davalı arasında hizmet akdi ilişkisinin bulunması, kazanın davacıya ait iş yerinde meydana gelmesi, sağlık raporları, dosya kapsamı ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; olayın iş kazası niteliğinde olduğu belirgin bulunduğundan mahkemece davalı ...'ün davacıya ait iş yerinde iş kazası geçirmediğinin tespiti ile Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 17.11.2017 tarih ve 93235/15/İR/13 sayılı raporunun iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2- Kurumca, davacı işverene ait iş yerinde 01.11.2016 günü iş kazası geçiren sigortalı hakkında anılan tarih için 1 gün eksik bildirim yapıldığı gerekçesiyle davacının 2016 yılında yararlandığı 6661 sayılı Kanun kapsamındaki desteğin iptaline, destek tutarının geri istenmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali için dava açılmadan önce Kuruma başvurulmadığı dolayısıyla dava şartının yerine getirilmediği açıktır.

Bu nedenle; gerek davacının Kuruma ödediği destek miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekse konusuz kalan 6661 sayılı Kanun kapsamındaki destek tutarının iptaline ilişkin işlemin davalı Kurumun işlemine yönelik olduğu, davalı ...'ün 01.11.2016 tarihinde iş kazası geçirmediğinin tespitine ilişkin talebin reddine karar verildiği gözetilmeden davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ise yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurularının ise kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ileri sürülmeyen ve kamu düzenine ilişkin bulunmayan hususlar nazara alınmaksızın davanın esasına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına ve Davacının, davalı ...'ün 01.11.2016 tarihinde davacıya ait iş yerinde iş kazası geçirmediğinin tespiti ile Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 17.11.2017 tarihli ve 93235/15/İR/13 sayılı İnceleme Raporunun iptaline ilişkin talebinin reddine, Davacının,

6661 sayılı Kanun kapsamında yararlandığı destek tutarının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve Kuruma ödediği paranın iadesine ilişkin talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve geçerli olduğunu ve aleyhe verilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteği şartlarının kaybedilip kaybedilmediği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

2.Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder. Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, ...

2011, s.472). Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

3.Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

4.Yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.04.2006 gün ve E:2006/4-142, K:229. 05.12.2007 gün ve E:2007/3-981, K:936. 23.01.2008 gün ve E:2008/14-29, K:4. 19.03.2008 gün ve E:2008/15-278, K:254. 18.06.2008 gün ve E:2008/3-462, K:432. 21.10.2009 gün ve E:2009/9-397, K:453. 24.02.2010 gün ve E:2010/1-86, K:108. 28.04.2010 gün ve E:2010/11-195, K:238. 22.06.2011 gün ve E:2011/11-344, K:436.

08.02.2012 gün 2011/10-726 E, 2012/57 K; 28.09.2012 gün 2012/3-444 E, 2012/638 K; 16.03.2012 gün 2012/2-97 E, 2012/203 K sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Yine 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır.

Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye, vurgu yapılmıştır.

5.Eldeki davada ise, davacı iş yerinde meydana gelen iş kazası sonrası Kurumca yapılan inceleme ile iş kazasının olduğu gün bildiriminin yapılmadığı anlaşılan diğer davalı ... hakkında yapılan sigortalama işlemi nedeniyle davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 inci maddesinde yer alan asgari ücret desteğinin iptali nedeniyle uyuşmazlığın doğduğu anlaşılmakta olup, mahkemece bir yandan Kurum işleminin iptali isteminin reddine, diğer yandan da teşvik iptali nedeniyle ihtirazı kayıtla ödenen prim tutarının davalı Kurumca iadesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen hükmün kendi içerisinde çelişki ihtiva ettiği anlaşılmaktadır.

6. Açıklanan hususlar çerçevesinde, mahkemece öncelikle Kurumun Prim Tahsilat Dairesi ve Teftiş Kurulu Başkanlıkları ile ayrı ayrı yazışma yapılması ile geri çevirme kararımız sonrası gelen 03.03.2023 tarihli ve 65524391 sayılı cevabi yazı içeriğinde de diğer davalı ... hakkında 1 günlük çalışmanın varlığının kabul edildiği ve bu nedenle sigortalama işleminin yapıldığı gözetilerek bir değerlendirme yapılmalı ve davalı Kurumca bir taraftan meydana gelen olayın iş kazası sayılması ve diğer davalı ... hakkında çalışmanın kabul edilirken,

diğer taraftan davacı hakkında asgari ücret desteğinin iptaline ilişkin işleminin geri alınması ve ödenen tutarın iadesine ilişkin işlem gerekçelerinin açıklanması için kurumdan sorulması ve bu anlamdan dava konusunun devam edip etmediği hususunun davacının talebi de gözetilerek irdelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

7.Diğer taraftan, mahkemece uyuşmazlığın dayanağı olan iş kazasının gerçekleştiği gün çalışılıp çalışılmadığına ilişkin araştırmanın da usulünce yerine getirilip, bordro tanıkları ve tedavi evraklarının celbinden sonra varsa iş kazasına dayalı olarak sigortalı tarafından açılan tazminat veya Kurum tarafından açılan rücuan tazminat davalarının da araştırılması ve tüm deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi de bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,2.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4284, K. 2023/7084, 20 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. VI. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4284
Karar No
2023/7084
Tarih
20 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4284 K.2023/6074
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4285 K.2023/8376
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4285 K.2023/6043
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4286 K.2023/6073
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4287 K.2023/6066
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4288 K.2023/5524

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.