İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4328 K.2023/4400

Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4328Karar2023/4400Tarih25 Nisan 2023Okuma11 dk · 2.265 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4328 E., 2023/4400 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/4145 E., 2022/4435 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Kayseri 10. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/144 E., 2022/273 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.265 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı vekili temyize cevap süresi içerisinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunmuştur; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken 27.04.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, yaşanan olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 52.101,29 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, olayın davacı işçinin dikkatsizliğinden kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olay tarihinde davacının davalı işyerine ait tırın cam suyunun bulunduğu kısmın kapağının sıkışması neticesinde tornavida ile açmak istediği esnada tornavidanın elinden boşalarak sağ gözüne isabet etmesiyle yaralandığı, meydana gelen kazada davacı işçinin %20, davalı işverenin %90, dava dışı forklift operatörünün %80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Davacının maddi tazminat talebine ilişkin olarak; davacının yaşı, aktif çalışma süresi, hesaplamaya esas alınan kazanç, maluliyet oranı, kusur durumu, SGK tarafından bağlanan ve rücu edilecek kısım dikkate alınarak yapılan hesap raporunun denetime elverişli ve açık olup karar vermeye yeterli bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 52.101,29 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak; olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına ve meydana gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre ve ayrıca taraflarda zenginleşme aracı oluşturmayacak şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, davacı vekili de istinafa cevap süresi içerisinde katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacının kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, meydana gelen kaza ile davacının iş akdinin bir gereği olan şoförlük arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, davacının kendisine teslim edilen malları gerekli yerlere teslimini sağlamakla görevli olduğunu, tamir bakım ve benzeri tarzda işlerle ilgili bir yükümlülüğünün bulunmadığını, kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınması gerektiğini, kaldırma kararı doğrultusunda kusur raporları yönünden çelişkinin giderilmediğini,

maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek tespit edildiğini, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu, davacının talebini ıslah ettiğini, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla istiaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği davanın açıldığı tarih, müvekkilinin maluliyet oranı, geçen süreçte paranın alım gücündeki değişimi, müvekkilinin gerek fizyolojik gerekse yargılama sürecinde yaşadığı sıkıntılar birlikte değerledirildiğinde manevi tazminat talebinin tam kabul edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;İstinafa konu uyuşmazlık; takdir edilen manevi tazminatın düşük olup olmadığı, kusur tespitinin hatalı olup olmadığı, maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek olup olmadığı, faiz başlangıç tarihi hususlarına ilişkin olup, Dairece verilen kaldırma kararından sonra bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda yasal düzenleme gereğince kusur oranlarını belirtemeyecekleri, kazanın meydana gelmesinde kazazedenin kendisinden beklenecek dikkat ve özene uymadığı can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde davrandığı,

işverenin ise çalışma ortamında gerekli güvenlik tedbirlerini yeterince almadığı, iş disiplinini sağlayamadığının tespit edildiği, Mahkemece alınan kusur raporundan sonra dosyanın maddi tazminat hesabı için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 09.02.2022 tarihli raporda davacının geçici iş görememezlik zararı, maluliyet tazminatı hesabının yapıldığı, Mahkemece ilk bilirkişi raporunda yapılan hesaplama dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak Mahkemece verilen ilk karardaki alacakların hüküm altına alındığı,

davacı tarafından her ne kadar hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının düşük olduğu yönünde istinaf talebinde bulunulmuş ise de, Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının ilk kararda hüküm altına alınan miktar ile aynı olduğunun görüldüğü, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat alacağına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir hata olmadığından davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1) b)1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve bu temyize cevap süresi içerisinde davacı vekili katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin hiç kusuru olmadığını, kazanın davacının işi ile ilgisi olmadığını, davacının kendi sorumluluğunda olmayan aracın su fıskiye bidon kapağını kendi isteğiyle açmaya çalıştığı sırada eliyle açması gerekirken tornavida ile açmaya çalıştığı sırada tornavidanın gözüne girdiğini, müvekkilinin aracın muayene ve bakımlarını düzenli olarak yaptırdığı gözetilerek davanın reddi gerektiğini, olayda kaçınılmazlığın değerlendirilmesi gerektiğini, rücu dava dosyası olan ...

2.İş Mahkemesinin 2022/205 Esas sayılı dosyasında %60 işçi, %40 İşçi kusuru kabul edilmişken kusur oranlarındaki çeliki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, maddi tazminatın belirlenmesine esas ücretin yüksek kabul edildiğini, ıslaha ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, ile aynı Kanun 266 ıncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 ve 114/2 nci maddesi yollamasıyla uygulanma imkanı olan aynı Kanun'un 49, 50, 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu 77 nci maddesi ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleridir.

3. Değerlendirme

1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

2. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

3.Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 inci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 uncu maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

4.6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

5.Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

6.Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

7. 6100 sayılı HMK'nun 266 ıncı maddesi kapsamında kusur oranın tespiti gibi çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmesi gerektiği açıktır.

8.Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; davacının davalı şirkette uzun yol tır şoförü olarak çalıştığı, olay günü ...’da bulunan dava harici şirkete mal almak üzere gittiği, buranın park alanında bulunduğu esnada aynı şirkette tır şoförü olarak çalışan bu üçüncü kişi istemi ile onun kullandığı tırın cam suyu depo kapağının açılmaması nedeniyle ona yardım için tornavida ile kapağı açmaya çalışırken, cam suyu depo kapağının basıncın da etkisiyle açılmasıyla tornavidanın boşa çıkıp sağ gözüne isabet etmesi neticesinde sigortalının davaya konu iş kazasına uğradığı anlaşılmaktadır.

9. Mahkemece verilen ilk karara esas alınan bilirkişi heyetinin 21.09.2018 tarihli kök ve 14.12.2020 tarihli ek raporlarında davalı işverene %80, davacı sigortalıya %20 kusur verilmiştir.

Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince rücu dava dosyasında alınan kusur raporunda %40 işveren, %60 sigortalıya kusur verildiği aynı olayla ilgili kusur oranları arasında çelişkinin giderilmesi yönünden rapor alınmak üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrasında bilirkişi heyetinden alınan 05.04.2021 tarihli kök, 18.10.2021 ve 20.12.2021 tarihli ek raporlarda kusur oranı belirtilmediği mahkemece önceki kusur raporundaki kusur oranlarının kabul edildiği kabul edilerek davalı işverenin %80, davacı sigortalının %20 kusurlu olduğu varsayılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

10. Somut olayda; davacının tecrübeli uzun yol tır şoförü olduğu, tamircilik sıfatı olmadığı halde, başka bir araca ait cam suyu deposunu açmak için depo kapağına tornavida ile müdahale etmesi esnasında kapağın basınçla açılması sonucu elindeki tornavidanın gözüne zarar vermesi ile gerçekleşen olayda kabul edilen %20 orandan daha yüksek oranda kusurlu olması gerektiği açıktır.

11. Nitekim bu husus SGK tarafından açılan rücu dava dosyasında gözetilerek o dosyada bilirkişi heyetinden alındığı anlaşılan kusur raporunda davalı işverenin %40, davacı işçinin %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bu raporda dikkate alınarak çelişkinin giderilmesine işaret edilmiş ise de kaldırma kararı sonrasında alınan raporda kusur oran ve aidiyetinin belirlenmemesine karşın mahkemece önceki kusur raporundaki kusur oran ve aidiyetinin yerinde olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.

12. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece; rücu dava dosyası ile bu dava dosyasında alınan kusur raporları arasında çelişkinin giderilerek, açıklandığı şekilde davacının kusur oranının ağır olduğu dikkate alınarak kusur oran ve aidiyetinin tespiti açısından, iş kazasının gerçekleştiği alanda uzman A sınıf iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alınması,

tespit edilecek kusur oranının davacı vekilinin mahkemece verilen 28.05.2019 tarihli ilk kararı istinaf etmemiş olmaması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında o kararda esas alınan 06.03.2019 tarihli hesap raporuna uygulanarak ( bu raporda esas alınan işlemiş (dönem) tarihinden sonra yürürlüğe giren ücret değişiklikleri rapora yansıtılmadan) davacının maddi tazminat alacağı ile usuli kazanılmış haklara göre manevi tazminat miktarının tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

13. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 14. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve davalı vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin, istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,3. Peşin yatırılan harçların istem halinde ilgilisine iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4328, K. 2023/4400, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4328
Karar No
2023/4400
Tarih
25 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4329 K.2023/5599
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4330 K.2023/5600
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4331 K.2023/5601
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4331 K.2023/4285
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4331 K.2023/4072
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4332 K.2023/5602

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.