İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4457 K.2023/5694

Taraflar arasındaki davacıya yaşlılık aylığı bağlanarak faizi ile ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/4457Karar2023/5694Tarih22 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.164 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4457 E., 2023/5694 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2437 E., 2023/38 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
... 14. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/300 E., 2022/271 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.164 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki davacıya yaşlılık aylığı bağlanarak faizi ile ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 10.12.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, 10.12.2019 tarihinden itibaren birikmiş aylıklara yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 10.12.2019 tarihli tahsis talebinin gerekli koşulları sağlamadığından reddedildiğini, kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olarak yapıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çıkma izni almak suretiyle Türk Vatandaşlığını kaybetmediği, davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25 inci maddesi “ç” bendine göre, Bakanlar Kurulu'nun 29.06.1998 gün ve 9811392 sayılı kararı ile Türk Vatandaşlığını kaybettiği, Kanunu'nun 8 inci maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu'nun 15.06.2001 gün ve 2001/2662 sayılı kararı ile yeniden Türk Vatandaşlığını kazandığı anlaşıldığından 29.06.1998 – 15.06.2001 tarihler arasında 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandırılarak sosyal güvenliği bakımından değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,

Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışmaya başlanılan tarihin Türkiye'de sigorta başlangıcı sayılması gerektiğine dair, Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanmış bir uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmadığı, hal böyle olunca.

Türkiye'de tescili bulunan davacı yönünden sigortalılık başlangıcının, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren borçlanılan süre kadar geriye gidilerek hesaplanması gerektiği, dosya kapsamına göre, davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı başlangıç tarihi 06.12.2006 tarihinden borçlanma süresi 3253 gün (9 yıl, 13 gün) geriye gidildiğinde davacının sigortalı başlangıç tarihi 23.11.1997 tarihi tespit edildiği,

buna göre davacının 506 sayılı Kanun Geçici 81/B-n Kanun maddesine göre 25 yıl, 57 yaş 5900 gün koşullarını yerine getirmesi gerektiği, 12.01.1964 doğumlu davacı 10.12.2019 tahsis talep tarihinde 25 yıl sigortalılık süresi ve 57 yaş koşulunu yerine getirmediğinden 10.12.2019 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 29.06.1998-15.06.2001 tarihleri arasında 403 sayılı Kanun 25/1-ç hükmü gereğince ülkemiz vatandaşlığını kaybettiğine karar verildiği görülmekle iş bu tarih aralığına ilişkin davacının borçlanma hakkının bulunmadığı, Kurumun hatası ile iş bu dönem aralığının borçlandırılmasının davacıya sigortalılık hakkı tanımayacağı, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili kurumun tahsil etmiş olduğu borçlanma prim bedellerini uzun bir müddet kullandıktan sonra belirli süreleri iptal edip, iptal edilen borçlanma prim bedellerini müvekkiline iade etmesinin Medeni Kanun'un 2 nci maddesinde yerini bulan objektif iyi niyet ile bağdaşmadığını, davalı Kurumun hatasından dolayı iptal edilen sürelere isteğe bağlı sigortalılık hizmeti verilerek sigortalının mağduriyetini ortadan kaldırmak ve davacıya yaşlılık aylığı bağlamak gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 403 sayılı Kanun'un 25/1-ç hükmü gereğince vatandaşlığı kaybettiği dönemde yurt dışındaki çalışmalarını borçlanıp borçlanamayacağı, buna bağlı olarak yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 1 ve 5 inci maddeleridir.

3. Değerlendirme

Somut olayda, 12.01.1964 doğumlu davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25 inci maddesi “Ç” bendine göre, Bakanlar Kurulu'nun 29.06.1998 tarihli kararı ile Türk Vatandaşlığından çıkarıldığı, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 8 inci maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu'nun 15.06.2001 günlü kararı ile yeniden Türk Vatandaşlığını kazandığı, Türkiye'de 4/a kapsamında 06.12.2006 -15.01.2019 tarihleri arasında zorunlu sigortalılığı bulunduğu, davalı Kuruma verilen 14.07.2006 tarihli “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Dilekçesi” ile 02.01.1993-25.12.2004 tarihleri arası süreyi borçlanma talebinde bulunduğu,

borçlanma talebine SGK tarafından verilen 07.11.2006 tarihli cevapla 01.01.1993-31.12.2004 süresi 4320 gün için 15.120 Amerikan Doları borç tahakkuk ettirildiği, davacının 01.11.2012 tarihinde Kurum Hesabına 15.120 USD karşılığı 26.990,71.-TL’sı yatırdığı, daha sonra davalı Kurumun, davacının yurtdışı borç tahakkuk cetvelini yeniden düzenlediği,

yeni düzenlenen borç tahakkuk cetveline göre 01.01.1993 – 28.06.1998 süresi 1978 gün, 16.06.2001 – 31.12.2004 süresi 1275 gün olmak üzere davacının yurtdışı borçlanma süresini 3253 gün olarak güncellediği ve yeniden düzenlenen borç tahakkuk cetveline göre 3.734,5 USD karşılığı 6.636,-TL karşılığı tutarı iade için işlem yaptığı, davacının 10.12.2019 tarihli tahsis talep dilekçesi ile tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurumun 08.07.2020 tarihli red yazısında;

davacının Türk vatandaşlığını kaybettiği 29.06.1998 – 15.06.2001 tarihleri arasında yapılan yurt dışı borçlanmasını dikkate almadığını açıklayarak 23.11.1997 -15.01.2019 tarihleri arasında 7540 prim gün sayısının bulunduğunu, 25 yıl şartını ve 57 yaş şartını yerine getirmediğinden davacının talebini reddettiği anlaşılmaktadır.

Davacının, 29.06.1998 – 15.06.2001 tarihleri arasını 3201 sayılı Kanun göre borçlanma hakkı bulunmadığına, sigortalılık başlangıcının, 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca, Türkiye'de tescil tarihinden itibaren borçlanılan süre kadar geriye gidilerek hesaplanması gerektiğine ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 23.11.1997 tarihi olduğu gözetilerek, tahsis talep tarihinde 25 yıl sigortalılık süresi ve 57 yaş koşulunu yerine getirmediğinden 10.12.2019 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanamadığına dair mahkemece yapılan değerlendirme ve kabul isabetli bulunmakla birlikte; aşamalarda tahsis koşullarının gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının irdelenmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Tahsis yapılmasına ilişkin eldeki davada, kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma,

sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz,

yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılıp vekil ile temsil olunan davalı Kurum yararına da avukatlık ücreti belirlenmesi gereği de bozma sonrası yapılacak yargılamada dikkate alınmalı ve buna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4457, K. 2023/5694, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4457
Karar No
2023/5694
Tarih
22 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4457 K.2023/7535
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4457 K.2023/4761
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4458 K.2023/4832
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4458 K.2023/7536
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4459 K.2023/7537
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4460 K.2023/5255

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.