İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4563 K.2023/6219

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit ile itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, karar…

Esas2023/4563Karar2023/6219Tarih1 Haziran 2023Okuma7 dk · 1.436 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4563 E., 2023/6219 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2489 E., 2023/75 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/194 E., 2022/408 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.436 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ve tespit ile itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabul ile kısmen reddine, karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesis etmek suretiyle asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası ...'in vefatında önce yurtdışı borçlanması yaptığını, sigıortalıya aylık bağlandığıın, sigortalının vefatından sonra aylığın hak sahiplerine intikal ettirdildiğini ancak kurum tarafından yapılan inceleme sonunda borçlanma ile Avusturya'da geçen çalışmalarının çakışması nedeniyle aylığın iptal edildiğini ve müvekkillerinden yersiz ödeme adı altında 52.247,71.-TL talep edildiğini, gerçekte sigırtalının 10 yıl borçlanma borçlanma süresinde yurtdışı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışması isteğe bağlı sigortalılığına ve bu yasada belirtilen borçlanmasıın engellenmediğini ileri sürerek, borçlanmanın geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Birleşen ... 2. İş Mahkemesi'nin 2021/279 Esas sayılı dosyası ise; SGK'nın muris İbrahim Eren'in mirasçılarına yönelik kurumca çıkarılan borçtan kaynaklı takibe itiraz üzerine itirazın iptaline ilişkindir.

II.CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;davanın reddi talebinde bulunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisinin Avusturya Sosyal Güvenlik merciine tabi çalışması 1479 sayılı Kanun'da yer alan Ek Geçici 4 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamındaki çalışma olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, kurum tarafından çıkartılan borcun olmadığı tespit edilmekle açılan takibin haksız olduğuna karar verilmekle itirazın iptali talebi reddedilmiştir.

İcra İflas Kanunu 68/7 maddesinde "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar." düzenlemesi mevcuttur. Söz konusu davada borcun mevcut olmadığına karar verilmekle itirazın kaldırılması esastan reddedildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilerek;

Asıl davanın kabulü ile;

..... Bağ-Kur, .... T.C kimlik numaralı davacılar murisi ...’nin 1479 sayılı Kanun'un Ek geçici 4 üncü maddesine dayanılarak 6 yıl 2 ay 20 günlük borçlanmasının geçerli olduğuna, bu borçlanma geçerli olmakla murise bağlanan müstakil aylığında geçerli bulunduğundan daha önce ödenen müstakil yaşlılık aylığı il iptal sonrası ödenmesi gerektiği belirtilen sözleşme kısmi aylığı arasındaki fark adı altında davacılara çıkartılan borcun iptali gerekeceğinden davacıların, davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespitine,

Birleşen ... 2. İş Mahkemesi’nin 2021/279 Esas sayılı davanın reddine,

Asıl alacağın % 20'si tutarında olan 10.449,54 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri

Asıl dava yönünden; .....Bağ-Kur numaralı ... hakkında 3165 sayılı Kanun'un 22 nci Maddesi ile değiştirilen 1479 sayılı Kanun'un ek geçici 4 üncü maddesi kapsamında 10 yıla tamamlayıcı borçlanma yapıldığını, sigortalının Avusturya çalışmalarına istinaden ilgili borçlanmanın iptal edildiğini ve ...'e bağlanan yaşlılık aylığının sözleşme aylığına çevrildiğinin tespit edildiğini,

her ne kadar sigortalı 10 yıla tamamlayıcı borçlanmaya hak kazandıran yasa maddesinde yurt dışı çalışmaları ile ilgili hüküm olmamasından dolayı itiraz etse de 22/09/1987 tarihli ve 121477 sayılı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü'nün 279 sayılı genelgesinin 2. Bölümünde '' 1479 sayılı Kanun ve bu kanunu tadil eden 229 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesindeki yazılı şartları taşıdıkları için bu Kanunların 25 inci maddesine göre, Bağ-Kur kayıt ve tescilleri yapılan sigortalıların Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi mevcut yabancı ülkelerde çalışmaya başlayanların,

çalışmaya başladıkları tarihin bir gün öncesinden itibaren sigortalılıkları sonra erdirilecektir.'' şeklinde talimatlandırıldığını, dolayısıyla ...'in sigortalılık süreleri ile ilgili yapılan işlemlerde herhangi bir hata olmadığının tespit edildiğini, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

Birleşen dava yönünden ise; ...'in sigortalılık süreleri ile ilgili yapılan işlemler yukarıda belirtilen yasa hükümlerinin dayanak alınarak yapıldığını, dolayısıyla yapılan icra takibinde herhangi bir hata olmadığının ortada olduğunu, müvekkili Kurumun alacağının yasal bir nedene dayandığını, davacının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla Müvekkili Kurum aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatının da yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffanın 14.12.1983 tarihinde zorunlu Bağkur sigortalığının tescil edildiği, Bağkur kaydının 10.09.1987 tarihine kadar devam ettiği, müteveffanın 24.09.1987 tarihli dilekçesiyle isteğe bağlı sigortalılık talep ettiği, yine aynı günlü ikinci bir dilekçeyle 1479 sayılı yasanın ek geçici 4. maddesi kapsamında 6 yıl 2 ay 20 gün borçlanma talep ettiği, 6 yıl 2 ay 20 gün isteğe bağlı ve askerlik nedeniyle 3 yıl borçlandığı,

ilgili prim ödemelerini yaptığı, murisin Avusturya sigorta merciinden maluliyet aylığı talep etmesi üzerine 24.08.1989 tarihli yazı ile kurumdan hizmetlerinin istendiği, bu yazıda 14.12.1983-24.09.1987 arası zorunlu 29.09.1987 tarihinden itibaren isteğe bağlı ek geçici 4 üncü madde kapsamında 6 yıl 2 ay 20 gün borçlanma süresi olduğunun belirtildiği, murisin 31.07.1989 tarihinde kuruma başvurarak Avusturya'daki çalışmaları dikkate alınmaksızın emeklilik aylığı talep ettiği, murise kurumca 2112 gün Bağkur 3320 gün borçlanma süreleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı,

21.02.2016 tarihinde vefat ettiği, daha sonra 31.12.1971 tarihinden 14.08.1982 tarihine kadar çeşitli tarihlerde Avusturya Sigorta mercilerine tabi sigorta hizmeti bulunması nedeniyle 10 yıla tamamlayıcı ek geçici 4. madde kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığın iptal edildiği 2112 gün zorunlu Bağkur 1080 gün askerlik borçlanması kapsamında aylığının sözleşme aylığına dönüştürüldüğü, ayrıca yersiz ödeme çıkartıldığı anlaşılmıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 14.03.2014 tarih 2013/13632-2014/5867 E.K.

Sayılı kararında "..Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan Mülga 506 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinde belirtilen " Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna" deyimiyle Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşlarının amaçlandığı, bu durumda gerek sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerde (ikili antlaşmalarda aksine hüküm bulunmadıkça) gerekse sözleşme yapılmayan ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri ve bu nedenle yurt dışındaki çalışma süresiyle çakışan isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğu gözetildiğinde, davalıya bağlanan yaşlılık aylığı tahsisi yerinde olup; aksinin kabulü ile,

ödenen aylıklar yersiz kabul edilip istirdadına karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur." şeklindeki kararı dikkate alındığında kurumun murisin 6 yıl 2 ay 20 günlük isteğe bağlı sigortalığını iptal ederek yersiz ödeme çıkartılmasının hatalı olduğu, bu yöne ilişkin kurumun istinaf başvurusunun haklı olmadığı, ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın ise reddine karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.

Birleşen dosya davacısı SGK'nın bir kurum olması ile kurumun kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedenleriyle kötü niyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. İstinaf başvurusunun bu yönden haklı olduğu gerekçesiyle;

Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı SGK Başkanlığının istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b.2 gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

Asıl davanın kabulü ile;

0367845251 Bağ-Kur, [TCKN] T.C kimlik numaralı davacılar murisi ...’nin 1479 sayılı Kanun'un Ek geçici 4 üncü maddesine dayanılarak 6 yıl 2 ay 20 günlük borçlanmasının geçerli olduğuna, bu borçlanma geçerli olmakla daha önce ödenen müstakil yaşlılık aylığı ile iptal sonrası ödenmesi gerektiği belirtilen sözleşme kısmi aylığı arasındaki fark adı altında davacılara çıkartılan borcun iptali gerekeceğinden davacıların, davalı kuruma bu farktan kaynaklı borçlu olmadıklarının tespitine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava ile; kurum işleminin iptali ile müteveffa sigortalı ...'in borçlanmasının geçerli olduğunun, davacıların kuruma borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olup; birleşen dava ise itirazın iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun ile Mülga 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesi ile 1479 sayılı Kanun'un Ek Geçici 4'üncü maddesinin 2 inci fıkrası

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4563, K. 2023/6219, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4563
Karar No
2023/6219
Tarih
1 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4568 K.2023/6038
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4569 K.2023/6068
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4570 K.2023/6037
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4571 K.2023/6036
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4572 K.2023/7032
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4572 K.2023/6051

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.