İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4920 K.2023/6841

Taraflar arasındaki kurum işlemlerinin iptali ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik indiriminden faydalandırılma ve fazladan ödenen tutarın faizi ile birlikte istirdadı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece…

Esas2023/4920Karar2023/6841Tarih13 Haziran 2023Okuma12 dk · 2.358 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/4920 E., 2023/6841 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/251 E., 2023/251 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
... 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/604 E., 2021/333 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.358 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kurum işlemlerinin iptali ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik indiriminden faydalandırılma ve fazladan ödenen tutarın faizi ile birlikte istirdadı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile.

Kurumda 1000711.16 sicil numarası ile işlem gören müvekkili şirkete ait işyerinde 25.08.2015 tarihinde SGK denetmenince yapılan denetim sonucu 09.11.2015 tarih ve 120780/ÖZ/İR/07 sayılı rapor düzenlendiğini, düzenlenen raporda şirket çalışanlarından ... isimli işçinin işe giriş bildirgesinin 1 gün geç verildiği iddiası ile şirket hakkında 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin (a) bendi ve 102, maddesine istinaden 5.094,00 TL idari para cezası uygulandığını, müvekkil şirketin söz konusu idari para cezasını 15 günlük ödeme süresi içinde 4 indirimli olarak 3.820,00 TL olarak ödediğini,

ödemeyi müteakip 19.02.2016 tarihli dilekçe ile idari para cezasına İtiraz edildiğini, yapılan itirazın itiraz komisyonunun 14.03.2016 tarihli kararı ile reddi üzerine ... 3. İdare Mahkemesinin 2016/533 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucu ...

3. İdare Mahkemesinin 2016/533 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ve şirket tarafından ödenen 3.820,00 TL'nin iadesine karar verdiğini, davalı Kurumun istinaf başvurusunun da reddedildiğini, diğer yandan davalı Kurumun müvekkil şirketi sigorta prim teşvikinden ve diğer tüm teşviklerden bir yıl boyunca yararlandırmadığını, yararlanılan dört aylık teşvik tutarı 87.568,87 TL sını işlemiş faizi olan 7.703,80 TL birlikte olmak üzere toplam 95.272,37 TL'yi Kuruma geri ödemek zorunda kaldığını, ayrıca 2015 yılı Eylül ve 2016 yılı Eylül ayları arasında teşvikten yararlanamadığını,

bu durumun 179 çalışanı olan müvekkil şirketi ağır zarara uğrattığını, davalı Kuruma yapılan başvuru sonucu idari para cezası iade edilmişse de 2015 yılı Eylül ayı ile 2016 yılı Eylül ayı dönemine ait teşvik tutarları ve haksız ödenen faizin geri ödenmediğini belirterek, davalı Kurumca haksız olarak yararlandırılmayan Eylül 2015-Eylül 2016 dönemleri arasındaki 261,647,03 TL teşvik tutarı ve 7.703,80 TL faiz olmak üzere toplam 269,350,83 TL alacağın tamerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum vekili; kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitlerden çalıştırdıkları sigortalıları Kuruma bildirmediğinin, prim ödeme gün sayısını veya prime esas kazanç miktarını eksik bildirdiğinin ya da Kuruma bildirilen sigortalıların fiilen çalışmadığının tespiti halinde 2017 yılında yararlanılan teşviklerin iptal edilerek yararlanılmış destek tutarlarının gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte geri alınacağını belirterek,

5510 sayılı Kanun'un 81/ı maddesinde düzenlenen %5 puanlık teşfik indiriminden 01.09.2015-01.09.2016 dönemi bakımından yararlanma talebinde husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafından kurumca tahakkuk ettirilen prim borcuna 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen süre içinde itiraz edilmediğini ve prim borcunun kesinleştiğini, teşfik iptaline dayanak 09.11.2015 tarih 120780/07/İR/07 sayılı denetmen raporunun usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı kurumun Mahkememiz dosyasına hitaben 03.12.2019 tarihli yazısı ile davacı şirkete tutanak tarihinden itibaren bir yıl süre ile teşfik yasağı getirildiğini, yasaklama yapılan sürede yersiz yararlanılan teşfiklerin iptalinin yapıldığını ve gecikme zammı ile birlikte davacı işverenden tahsil edildiğini, davacı şirketin 2015/9 ile 2016/9 dönemleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 4 üncü Fıkrası gereği işverenin yararlanması gereken teşfik tutarının bulunmadığı bildirilmiştir.

Kurum müfettiş raporu ile işyerinde denetim yapıldığı sırada sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen ve denetim raporuna istinaden sigortalı bildirimi sağlanan ...’ın talimat yoluyla Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan beyanında ;

davacı şirkette 2014-2015 yılllarında 6 ay süreyle çalıştığını, iş kazası geçirdiğini ve işten ayrıldığını, davacı şirkette işe girdikten bir gün sonra işe girişinin yapıldığını, muhasebe müdürü tarafından yapılacak soruşturma nedeniyle işe başladığı günün ertesi günü işe başladığını söylemesi yönde telkinde bulunulduğunu ancak kendisinin kurum müfettişine doğruyu yani gerçekte 07.08.2015 tarihinde işe başladığını bildirdiğini beyan ettiği, tanığın bu yöndeki beyanının da işyerinde denetim sırasında kurum müfettişi tarafından yapılan tespitin doğru olduğunu, ... isimli çalışanın denetim sırasında işyerinde sigortasız çalıştığını gösterdiği,

bu durumda davacı şirketin davaya konu dönemde 5510 sayılı Kanun'un 81/1-ı maddesinde yer alan işveren prim hissesinin %5 puanlık kısmının Hazinece karşılanması hakkından yararlanma şartlarına haiz olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu tespit ve değerlendirmelere göre;

Davacı işyerinde ... isimli kişinin 07.08.2015 tarihinde çalışmaya başlamış olmasına rağmen işe girişinin 08.08.2015 tarihinde yapılmış olduğunun müfettiş raporu ile tespit edilmesi, davacı şirketin bu tespite istinaden ... için 07.08.2015 tarihli işe giriş bildirgesi ile 2015/8. ayı için bir günlük ek prim ve hizmet belgesi düzenleyerek 12.02.2016 tarihli dilekçe ekinde kuruma vermesi, davacı şirket tarafından 2015 yılı Ağustos ayında eksik bildirim yapıldığının kabulü anlamına geldiğinden davalı Kurumun davalı şirketi bir yıl süre ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde öngörülen teşvikten yararlandırmayan işleminin yasa ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, davanın bu nedenlerle reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, Kurum müfettişinin eksik inceleme ile rapor düzenlediğini, teşvik iptaline neden olan idari para cezasının idare mahkemesince iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, eldeki davanın konusunun prim tahakkukunun iptali değil, haksız olarak yararlandırılmayan teşvik bedellerinin ödenmesi olduğunu ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin bu davaya uygulanmasının mümkün bulunmadığını, Kurumca yapılan idari işlemin haklılığının kanıtlamadığını, idare mahkemesince verilen iptal kararının geriye yürür şekilde idari işlemin hukuk düzenindeki varlığına son verdiğini ve böylece davacı şirkete uygulanan teşvikten yararlandırılmama ve yersiz teşviğin iadesine ilişkin müeyyidelerin de ortadan kaldığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Somut olayda; davacıya ait 1000711 sicil sayılı iş yerinde 25.08.2015 tarihinde yapılan denetimde; sigortalı ...'ın 07.08.2015 tarihinde işe başladığının tespit edilmesi ve bunun üzerine davacı işveren tarafından da adı geçen çalışan için 07.08.2015 tarihli işe giriş bildirgesi ile 2015/8. ayına ilişkin ek aylık prim ve hizmet belgesini düzenleyerek davalı Kuruma vermiş olması; yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen sigortalı ...'ın da; işe girişinin Kuruma bir gün geç bildirildiğini açıkça beyan etmesi;

davacı işverenin gerek aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sayılması gereken rapordaki tespitlerin gerekse ve raporu destekler nitelikte beyanda bulunan sigortalı ...'ın beyanının aksini kanıtlayamaması, dosya kapsamı, toplanan deliller ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili davanın kabulü yerine reddine dair karar verilmesinin hatalı olduğunu, teşvik iptaline neden olan idari para cezasının idare mahkemesince iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, eldeki davanın konusunun prim tahakkukunun iptali değil, haksız olarak yararlandırılmayan teşvik bedellerinin ödenmesi olduğunu ve bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin bu davaya uygulanmasının mümkün bulunmadığını, Kurumca yapılan idari işlemin haklılığının kanıtlamadığını, idare mahkemesince verilen iptal kararının geriye yürür şekilde idari işlemin hukuk düzenindeki varlığına son verdiğini ve böylece davacı şirkete uygulanan teşvikten yararlandırılmama ve yersiz teşviğin iadesine ilişkin müeyyidelerin de ortadan kaldığını, belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı şirket hakkında davalı ... Kurumunca yapılan işlemlerin yerinde olup olmadığı ile 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvikten faydalanmaya hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 331 inci Maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun 81 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme 1.Eldeki davada, davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle sigortalı olduğu kabul edilen dava dışı ... hakkında fark prim tahakkuku ve çalışmaya ilişkin bordro ve belge istemi yanında, 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indirimlerinden 1 yıl süreyle faydalandırılmamaya ilişkin kurum işlemlerinin iptali istenmiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki, davaya konu uyuşmazlığın dava dışı sigortalının çalışmalarının varlığı noktasında toplandığı dikkate alındığında, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalıların da davada taraf olmasında hukuki yararının olduğu anlaşıldığından, davanın sadece ... hakkında yürütülüp sonuçlandırılması isabetsizdir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.12.2011 günlü 2011/21-632 E;, 2011/784 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere dava sonucunda verilecek karar, günlerinin eksik bildirildiği iddia edilen sigortalının da hak alanını ilgilendirdiğinden, davacı tarafa harcı da yatırılmak suretiyle yöntemince söz konusu sigortalıların davaya HMK 124 üncü madde uyarınca katılımının sağlanması (davanın teşmil edilmesi) için süre verilmesi, anılan sigortalının gösterdiği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, belirtilen eksiklik giderilmeden ve pasif ehliyet yönü halledilmeden yargılamanın sürdürülmesi,

usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2.Diğer taraftan, yargılama ve temyiz aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen:

“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” Hükmü ve ikinci fıkrasında ise;

“Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik,

destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır.

Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise.

“Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir.

Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yılsonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir.

Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” Hükümleri mevcuttur.

Eldeki davada ise, Ek 17 nci maddenin yürürlüğe girmesi ile birlikte “5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun ile birlikte anılan ilgili kanunların teşvik veya destek hükümlerinde yer alan yararlanma şartlarının mahkemelerce irdelenmesi gerekmekle birlikte, değiştirme veya oluşabilecek fark prim tutarlarının iadesi istemleri hakkında bu madde hükümlerinin de irdelenmesi ve davada uygulanması gereken hüküm olup olmadığı hususu belirlenmelidir.

Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü Fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.

Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir.

Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır.

Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur.

Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir.

Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.

Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4. fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması,

davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapıp yapmadığı hususu ile teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli, davacı hakkında yapılan Kurum işleminin kaynağının sigortasız işçi çalıştırılmasına dair yapılan tespit olduğu,

idari para cezası hakkındaki işlemlerin eldeki davanın konusunu oluşturmayacağı hususları da dikkate alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4920, K. 2023/6841, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4920
Karar No
2023/6841
Tarih
13 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4920 K.2023/8689
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4921 K.2023/8690
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4922 K.2023/8691
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4923 K.2023/8692
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4924 K.2023/6918
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/4924 K.2023/8693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.