KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/4984 E., 2023/12249 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1361 E., 2023/59 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/248 E., 2021/117 K.
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki haksız yere reddedilen yurt dışı borçlanması nedeniyle yapılan sonraki yurt dışı borçlanmasına fazladan ödenen 15.265,75 TL'nin ödenmesi talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin, 19.09.2017 tarihinde yurt dışında geçen çalışma, ev hanımlığı ve boşta geçen sürelerinden 5675 güne tamamlayacak kadarını 3201 sayılı Kanun uyarınca borçlanma talebinde bulunduğunu, bu talebin süresinde eksik belge sunulmadığı gerekçesi ile haksız yere geçersiz kabul edilmesi üzerine 2. kez 21.05.2018 tarihli borçlanma talebinde bulunulduğunu ve bu talebe istinaden hazırlanan tahakkuku süresinde ödediğini ancak ilk borçlanma talebinin haksız yere geçersiz sayılması üzerine 2. borçlanma talebinde daha yüksek prime esas kazanç değeri nedeniyle fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek, fazladan ödenen 15.265,75 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, davalı Kurumun 29.09.2017 tarihli yazı ile istenilen belgenin davacı vekilince 06.03.2018 tarihinde Kuruma verildiği, eldeki davanın 12.09.2019 tarihinde açıldığı, davacı tarafından 07.08.2018'e kadar dava açılmadığından ve davacı tarafça Kurum tarafından verilen 3 aylık sürede istenilen belgeler Kuruma ibraz edilmediğinden davacının 19.09.2017 tarihli borçlanma talebinin geçerli olmadığı ve davacıya iade edilecek tutar bulunmadığı kanısına varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davanın Kurum işleminin iptali davası olmayıp yeniden borçlanmaya zorlanması nedeniyle oluşan 15.265,75 TL'nin tazmini davası olduğunu, davalı Kurumun zararlandırıcı eyleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, eksik belge olarak nitelendirilen yurda giriş çıkış belgesinin yalnızca ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılması için gerekli bir belge olduğunu, ayrıcı bu eksik belge talep yazısının davacıya tebliğ edilmediğini, telefonla öğrendiklerini, Kurumun sigortalıyı koruma ilkesini ihlal ettiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız yere reddedilen yurt dışı borçlanması nedeniyle yapılan sonraki yurt dışı borçlanmasına fazladan ödenen 15.265,75 TL'nin ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4984, K. 2023/12249, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama