İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/5126 K.2024/4158

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5126Karar2024/4158Tarih18 Nisan 2024Okuma6 dk · 1.158 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/5126 E., 2024/4158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1459 E., 2023/169 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 13. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/225 E., 2021/224 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.158 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin vazife malullüğünün 3713 veya 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun tespitine, görevinden ayrılmaksızın vazife maaşı bağlanmasına ilişkin 17.04.2020 tarihli talebinin reddine ilişkin kurumun 08.05.2020 tarihli işleminin iptaline, emekli ikramiyesinin 02.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vazife malullüğünün 2330 veya 3713 sayılı Kanunlar kapsamında değerlendirilmemesi ve bu Kanunlar uyarınca sağlanan haklardan yararlandırılmaması hususunda mevcut yasal düzenlemelerin esas alındığını kurumca yapılan işlemlerde bir yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...

Dava dosyası incelendiğinde Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının 05.10.2018 tarihinde ceza evinden firar eden tutuklu Z.T. isimli şahsın aranmasında görev aldığı, arama faaliyetini müteakip davacının araca bindiği esnada kullandığı silahın ateş alması ile yaralandığı, olayla ilgili yapılan soruşturma sonunda olayın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda meydana geldiği sonucuna varılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,

davalı idarenin 04.02.2020 tarihli kararı ile meydana gelen olayda yaralanan davacının 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malulü olduğuna karar verildiği, davacının 27.04.2020 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak hakkında 3713 ve 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, davalı idarenin 08.05.2020 tarihli işlemi ile davacı hakkında 2330 ve 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilerek talebin reddedildiği, bunun üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü'nün 17.02.2021 tarihli yazısı ekindeki belgeler incelendiğinde, Z.T.'ın Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak, pkk/kck terör örgütü üyesi olmak suçundan tutuklu iken firar ettiği ve halen yakalanamadığı, yurt dışına kaçtığı, Ermenistan tarafından ilgiliye mülteci statüsü verildiği, firar durumda iken herhangi bir terör olayına karışıp karışmadığının bilinmediği anlaşılmaktadır.

Davacının yaralandığı olayda aranan şahsın cezaevinde tutuklu iken firar etmesi 3713 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde öngörülen terör tanımı kapsamında görülemeyeceğinden davacı hakkında tesis edilen işlemde 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin kısım yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bununla birlikte davacının Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde görevli iken cezaevinden kaçan şahsın aranmasına dönük faaliyet kapsamında yaptığı görev iç güvenlik ve asayişin korunması kapsamında olup, iç güvenlik ve asayişin korunması konularında görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğu kurala bağlandığından, dava konusu işlemde 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebinin reddine dönük kısım yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle;

"1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2-Dava konusu 08.05.2020 tarihli işlemin davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin kısım yönünden iptaline, davacıya 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sağlanan hakların sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idare tarafından ödenmesine, 3-Kalan kısım yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin terör örgütü mensubunun cezaevinden kaçması nedeni ile yapılan arama faaliyeti sırasında yaralandığını bu nedenle 3713 sayılı Kanundan faydalanması gerektiğini, Mahkemenin bu yöndeki red kararının hatalı olduğunu ayrıca davada öncelikle 3713 sayılı kanundan bu kabul edilmediği takdirde 2330 sayılı Kanundan faydalanmasına karar verilmesinin talep edildiğini Mahkemece Kurum işleminin iptaline karar verildiği, idari işlemin iptal edildiği, iptal edilen idari işleme ilişkin olarak hangi yasa maddesinin uygulanacağının yargılama gideri/vekalet ücreti yönünden önemi bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının vazife malullüğünün 2330 ve 3713 sayılı Kanun kapsamına girmediğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...

Dosya kapsamından davacının Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yaparken 05.10.2018 tarihinde ceza evinden firar eden tutuklu Z.T. isimli şahsın yakalanabilmesi için görevlendirildiği, arama çalışmasının sona ermesi üzerine davacının geri dönmek için araca bindiği esnada kullandığı silahın ateş alması sonucunda yaralandığı, yapılan soruşturma sonunda olayın tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucunda meydana geldiği sonucuna varılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,

davalı idarenin 04.02.2020 tarihli kararı ile davacının 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malulü olduğuna karar verildiği, davacının 27.04.2020 tarihli dilekçe ile kuruma müracaat ederek hakkında 3713 ve 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, davalı kurumun talebi reddettiği anlaşılmaktadır.

2330 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1 inci maddesinde açıkça barışta güven ve asayişi korumak, ....trafik ve yol güvenliğini ...., sağlamakla görevli olanların ..., bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri ...., halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın esas yöntemlerinin düzenlenmesi olarak açıklanmıştır. 3713 sayılı kanunun uygulanması için ise terör eylemlerinin engellenmesi amacı ile görevlendirilmiş olası gerekmektedir.

Cezaevinde tutuklu iken firar eden kişinin yakalanma çalışması 3713 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde öngörülen terör tanımı kapsamında değerlendirilemeyecektir. Ancak davacının iç güvenlik ve asayişin korunması kapsamında görevli olduğu sırada yaralandığından davacının 2330 sayılı Kanun hükümlerinden faydalandırılması gerektiği, kurum işleminin bu yönü ile hatalı olduğundan mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371'inci, 5510 sayılı Kanun'un 47 inci maddeleri, 2330 sayılı Kanun. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5126, K. 2024/4158, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II. Cevap
  4. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. IV. İstinaf
  6. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  7. B. İstinaf Sebepleri
  8. C. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5126
Karar No
2024/4158
Tarih
18 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5128 K.2024/5099
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/5130 K.2024/2724
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/5133 K.2024/4137
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5133 K.2024/4287
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/5135 K.2024/17393
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5138 K.2024/4565

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.