İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/5909 K.2024/11287

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5909Karar2024/11287Tarih19 Kasım 2024Okuma7 dk · 1.453 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/5909 E., 2024/11287 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/3573 E., 2023/422 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/151 E., 2021/524 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.453 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, sigortalının 15.02.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafça İlk Derece Mahkemesince verilen kesin sürede ıslah harcı tam olarak yatırılmadığından tüm taleplerin reddi yerine aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itirazların dikkate alınmadığını,

davacının yardımcı statüsünde olmasına rağmen bağımsız hareket etme yetkisi olmadan işletme müdürü ve ustasından habersiz kendisinden hiçbir talep olmadığı halde fabrika çatısını onarmak için hiçbir tedbir almadan merdiven alarak çatıya çıktığını ve çatıda tahta kalaslarla hareket etmesi gerekirken etermite basarak kırılması sonucu düştüğünü, davalının bu konuda kusuru bulunmadığını, davacıya işyerinde gerekli eğitimin verildiğini, davacının ağır ve tam kusuru ile gerçekleşen kazada davalı işveren ile kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğini, davacının %100 oranında kusurlu olduğunu,

maluliyet/sürekli – geçici iş göremezlik yönünden Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından belirlenen % 57 meslekte kazanma gücü kaybı oranının baz alınmasının hatalı olduğunu, hesap bilirkişi raporunun gerçek zararı hesaplamaktan uzak ve fahiş olduğunu, TRH 2010 Hayat Tablosuna göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, SGK’dan bağlanan gelirin tam ve doğru olarak tespit edilmediği gibi gerekli güncellemeler yapılmadan rapor tanzim edildiğini, raporda 4 üncü madde içeriğinde peşin sermaye değeri olarak bildirilen değer ile tablodaki değer arasında çelişki olduğunu,

manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu hükmedilen vekalet ücreti yargılama harç ve giderleri açısından hukuka aykırılık bulunduğunu belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 471.107,93 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacıya verilmesine, taktiren, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça İlk Derece Mahkemesince verilen kesin sürede ıslah harcı tam olarak yatırılmadığından tüm taleplerin reddi yerine aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu. zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itirazların dikkate alınmadığını,

davacının yardımcı statüsünde olmasına rağmen bağımsız hareket etme yetkisi olmadan işletme müdürü ve ustasından habersiz kendisinden hiçbir talep olmadığı halde fabrika çatısını onarmak için hiçbir tedbir almadan merdiven alarak çatıya çıktığını ve çatıda tahta kalaslarla hareket etmesi gerekirken etermite basarak kırılması sonucu düştüğünü davalının bu konuda kusuru bulunmadığını, davacıya işyerinde gerekli eğitimin verildiğini, davacının ağır ve tam kusuru ile gerçekleşen kazada davalı işveren ile kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğini, davacının %100 oranında kusurlu olduğunu,

maluliyet/sürekli – geçici iş göremezlik yönünden Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından belirlenen %57 meslekte kazanma gücü kaybı oranının baz alınmasının hatalı olduğunu bu oranın Yüksek Sağlık Kurulu ve Kocatepe Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Kurulu raporları ile çelişkili olduğunu, bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığını, hesap bilirkişi raporunun gerçek zararı hesaplamaktan uzak ve fahiş olduğunu, TRH 2010 Hayat Tablosuna göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığını,

SGK’dan bağlanan gelirin tam ve doğru olarak tespit edilmediği gibi gerekli güncellemeler yapılmadan rapor tanzim edildiğini, raporda 4 üncü madde içeriğinde peşin sermaye değeri olarak bildirilen değer ile tablodaki değer arasında çelişki olduğunu, manevi tazminat talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, hükmedilen vekalet ücreti yargılama harç ve giderleri açısından hukuka aykırılık bulunduğunu belirterek, İlk Derce Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame olunduğundan talep arttırım tarihinde de zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemeyeceği, davalı tarafın, kusur bilirkişi tarafından düzenlenen rapora itirazların dikkate alınmadığını,

davacının yardımcı statüsünde olmasına rağmen bağımsız hareket etme yetkisi olmadan işletme müdürü ve ustasından habersiz kendisinden hiçbir talep olmadığı halde fabrika çatısını onarmak için hiçbir tedbir almadan merdiven alarak çatıya çıktığını ve çatıda tahta kalaslarla hareket etmesi gerekirken etermite basarak kırılması sonucu düştüğünü davalının bu konuda kusuru bulunmadığını, davacıya işyerinde gerekli eğitimin verildiğini, davacının ağır ve tam kusuru ile gerçekleşen kazada davalı işveren ile kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğini davacının %100 oranında kusurlu olduğunu ileri sürdüğü,

İlk Derece Mahkemesi tarafından 3 iş güvenliği uzmanından alınan kusura ilişkin raporun denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, aynı zamanda SGK tahkikatı sonucunda da aynı kusur oranlarının belirlenmiş olduğu, davalı tarafın kusura ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği,

davalı tarafın maluliyet/sürekli – geçici iş göremezlik yönünden Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından belirlenen %57 meslekte kazanma gücü kaybı oranının baz alınmasının hatalı olduğunu bu oranın Yüksek Sağlık Kurulu ve Kocatepe Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sağlık Kurulu raporları ile çelişkili olduğunu bu çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınması konusundaki itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmesine rağmen Adli Tıp 3 üncü İhtisas Dairesi İle 2 inci Üst Kurulu raporu arasında çelişki söz konusu olmadığını, bu nedenle Mahkemece rapora itibar edilmesinin isabetli olduğu,

istinaf talebinin reddi gerektiği, Yargıtay uygulaması gereği TRH 2010 hayat tablosunun rapora esas alınmasının (Yarg.

HGK 02.12.2021 T 2017/10-1179 E 2021/1563 K) isabetli olduğu, davalı tarafın SGK’dan bağlanan gelirin tam ve doğru olarak tespit edilmediği gibi gerekli güncellemeler yapılmadan rapor tanzim edildiğini, raporda 4 üncü madde içeriğinde peşin sermaye değeri olarak bildirilen değer ile tablodaki değer arasında çelişki olduğunu bildirdiği, SSK Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından bildirilen peşin sermaye değerinin hesaplamada kullanıldığı, metinde bildirilen miktarın yazım hatası olduğu,

bu konudaki istinaf talebinin reddi gerektiği, iş kazası sonucunda yaralanan ve % 57 oranında malul kalan işçinin duyduğu elem ve ızdırabı hafifletecek, zenginleşmeye yol açmayacak ancak gelişen iş güvenliğine ilişkin kurallar çerçevesinde caydırıcı nitelikte manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme 1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK nın 110 ncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.070,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5909, K. 2024/11287, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5909
Karar No
2024/11287
Tarih
19 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5912 K.2024/5948
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5921 K.2024/8009
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5926 K.2024/6227
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5927 K.2024/14123
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5928 K.2024/16532
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5933 K.2024/13682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.