KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/6446 E., 2023/12133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/959 E., 2023/182 K.
- Hüküm/karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Amasya İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/409 E., 2022/132 K.,
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen Kurum işleminin iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle idari işlemin iptaline ilişkin davanın reddine, idari para cezaları nedeniyle açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili, davacının Amasya Merkez köyünde köy halkına Köy Kanunu ve İskan Kanunu gereği yapılacak iskanlar için müvekkili adına davalı Kurum tarafından denetim raporları neticesi resen iş yeri tescili yapılarak iş yeri bildirgesi vermemek, işçi sigortalı girişi vermemek, işçi çıkışı vermemek ve belge ibraz etmemek ve bunun gibi nedenlerle müvekkili adına usulsüz ve kanunsuz olarak idari para cezası uygulandığını, idari para cezaları kesinleşmek sureti ile (toplam 16 adet ödeme emri takip başlatıldığını) takip başlatıldığını,
iş yeri açılması gerekirse iskanların yapıldığı hak sahipleri adına iş yeri dosyası açması gerekirken hukuki sorumluluğu olmayan davacı adına ve resen iş yeri dosyası açıldığını, 442 sayılı Kanun gereği yapılan inşaatlar nedeni ile Kuruma karşı iş yeri dosyası açmak ve işçilik bildirmek mecburiyeti bulunmadığını, ayrıca 5543 sayılı İskan Kanunu gereği davacının iş yeri dosyası açmak ve işçilik bildirmek mecburiyeti olmadığını, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar gereği Kurum tarafından uygulanacak idari para cezalarına Kabahatler Kanunu uygulanmakta olduğunu,
İPC tutanağına hangi işçi için ne kadar ceza uygulandığının açıkça belirtilmesi gerektiğini, bunun Kanun ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, müvekkilinin ihale makamından iş alan taşeron olmadığını, kendi adına iş alan konumunda da olmadığını, işi koordine eden sıfatı ile iş yaptığını, icra tutanağına esas olan İPC tutanağında da davacının şirket ortağı olarak gösterildiğini, oysa davacının şirket ortağı olmadığını, Kurum işleminin usul ve Kanunlara aykırı olduğunu beyan ederek,
Kurum işleminin iptali ile davacı adına açılan iş yeri dosyalarının iptali ile buna bağlı olarak uygulanan idari para cezalarının iptali ile davacının Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili. Amasya Merkez Saz köyünde köy halkına Köy Kanunu ve İskan Kanunu gereği yapılacak olan iskanlar nedeni ile müvekkili ...
(TC: [TCKN]) adına davalı Amasya SGK İl Müdürlüğü tarafından Rehberlik ve Teftiş Grup Başkanlığının 15.01.2015 tarih, 105844/İNC/05 Sayılı raporu gereği Kurum tarafından 4 4120 01 01 10203040 005 01 86 numaralı iş yeri dosyası resen tescil edilerek iş yeri bildirgesi vermemekten, işçi sigortalı girişi ve belge vermemekten, işçi çıkışı ve belge vermemekten ve bu gibi nedenlerle davacı aleyhine usulsüz ve yasaya aykırı olarak idari para cezası uygulandığını idari para cezaları kesinleşmek sureti ile 1-)2016/14512 takip sayılı dosyası ile 2009/12 B toplam 1680,72-TL, 2012/10 toplam 2.168,34-TL,
2014/12 B 15.668,76-TL olmak üzere toplam 19.535,76-TL, 2016/14515, takip sayılı dosya ile 2012/9 B toplam 2.168,34-TL, 3-) 2016/14514 takip sayılı dosya ile 1021809 iş yeri dosyasına 2012/9 B 2.168,34-TL, 2012/10 B 2.168,34TL 2014/12 B 25.686,76-TL olmak üzere toplam 20.023,44-TL üzerinden takip başlatıldığını, davaya esas işlemler 442 sayılı Köy Kanunu gereği köy halkı adına yapılan iskanlar nedeni ile olup mevcut yasa gereği davacının iş yeri dosyası açmak gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, ayrıca 5543 sayılı İskan Kanunu gereği davacının iş yeri dosyası açmak ve işçilik bildirmek mükellefiyeti bulunmadığını,
müvekkilinin İhale Makamından iş alan taşeron olmadığını, kendi adına ve hesabına iş yapan müteahhit de olmadığını, sadece iskan sahibi ile aralarında düzenlenen belgeye dayalı olarak işi koordine eden konumunda olduğu, eğer Kuruma karşı sorumlu olacak bir makam veya kişi aranacak olursa İskan Kanunu ve Köy Kanunu dikkate alınarak iskan sahibinin Kuruma sorumluluğundan bahsedileceğini, iskan sahibi ve davacı arasında sigorta yönünden yükümlülük yükleyen bir anlaşma da bulunmadığını, davacının Ticaret Siciline kayıtlı bir şirketi ve şirket ortaklığı bulunmadığını,
sadece iskan sahibi adına yatan bedeli bankadan çekme yetkisi bulunan noter onaylı belge bulunmadığını, müvekkilinin iş yeri dosyası açmak işçilik bildirmek ve işçi çıkışı bildirmek yükümlülüğünde olmadığını, Kurumun bunu hangi yasal temele dayandırdığının belli olmadığını, bu işlemler yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu yöndeki Ankara 1. İdare Mahkemesinin 12.11.2009 tarih ve 2007/757 Esas 2009/1668 Karar sayılı idari para cezasının iptali kararının Danıştay 15. Dairesinin 06.03.2012 tarihli kararı ile onandığını, davalı Kurumun re sen iş yeri dosyası açıp idari para cezaları uygulandığını,
Kurum işleminin yasal dayanağı bulunmadığından bu yöndeki işlemin iptalini talep ettiklerini, Kurumun idari para cezası uygularken hangi işçi için ne kadar ceza uygulandığını belirtmediğini, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar gereği Kurum tarafından uygulanan İPC hakkında Kabahatler Kanunu uygulanmakta olup tutanaklarda işçilerin ismi ve kimliği belli olmadığından cezalar usulüne uygun olmadığı için tutanak usul ve Kanuna uygun olmadığından iptali gerektiğini, tüm Ülkemizdeki sigorta müdürlükleri araştırılacağında müvekkiline uygulanan işlemin emsalinin olmadığının tespit edileceğini,
442 sayılı Köy Kanunu gereği köylerde yapılacak iskanlarda işçilik bildirme mecburi olmadığından Köy Kanunu ve İskan Kanunu gereği Kurum tarafından resen iş yeri dosyası açılması yönündeki Kurum işleminin iptali ve müvekkilinin sorumluluğu olmadığını tespiti talebi ile dava açma zorunluluğu doğdunu, belirtilen nedenlerle Kurum işleminin iptali ve denetmen raporunun iptalini, davacı adına resen açılan işyeri dosyasının iptalini, herhangi bir sebeple uygulanan İPC nin iptalini davacının bu nedenlerle Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini,
dava süresince "Davacının zarar görme ihtimaline binaen icra takiplerinin durdurulması konusunda" ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderlerinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili; davacı işverenin idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde Kurumlarına itirazda bulunmadığını, borcun idari aşamada kesinleştiğini, Kurumları sosyal güvenlik denetmenince yapılan denetim sonucu düzenlenen 31.5.2013 tarihli raporlu, davacının ... 'na ait özel binanın tamamını ikmal edildiğinin tespit edilmesi üzerine 1020345 005 iş yeri sicil numarası ile tescil edildiğini, iş yeri bildirgesi, aylık hizmet belgesi, sigortalı işe giriş bildirgesi ve işten ayrılış bildirgesi vermemesi nedeni ile idari para cezası tahakkuk ettirildiğini,
yine davacının Saz köyü- Amasya adresinde ...'na ait özel binanın tamamının ikmal edildiğinin tespit edilmesi üzerine 10233559 005 işyeri sicil numarası ile tescil edildiğini, iş yeri bildirgesi, aylık hizmet belgesi, sigortalı işe giriş bildirgesi ve işten ayrılış bildirgesi vermemesi nedeni ile idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, yine davacının Saz köyü- Amasya adresinde Davut Göğceoğlu 'na ait özel binanın tamamının ikmal edildiğinin tespit edilmesi üzerine 10223236 005 iş yeri sicil numarası ile tescil edildiğini, iş yeri bildirgesi, aylık hizmet belgesi,
sigortalı işe giriş bildirgesi ve işten ayrılış bildirgesi vermemesi nedeni ile idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, ayrıca bu iş yerleri için fark işçilik borcu tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edildiğini, Kurumlarınca yapılan işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı Kurum vekili. 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi gereği; idari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk edileceği, tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurum'un ilgili hesaplarına yatırıldığı, veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebildiği, itiraz ile takibin durdurulduğu,
Kurumca itirazı reddedilen kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvuralabileceğini, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezası kesinleştiğini, Kurum tarafından uygulanan idari para cezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunu, dava dilekçesinde emsal olarak gösterilen kararında İdare Mahkemesi tarafından verilmiş bir karar olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini,
Amasya İş Mahkemesinin 2016/63 Esas sayılı dava dosyası ile iş bu dava dosyası arasında bağlantı bulunması nedeniyle iş bu dosyanın Amasya İş Mahkemesinin 2016/63 E sayılı dosyası ile birleştirilmesine göreve ilişkin itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini, aksi takdirde davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden işyeri tescil işleminin iptali istemine ilişkin davanın reddine, idari para cezasının iptali istemine yönelik açılan ve takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal mevuzat gereği davacının işyeri dosyası açmak ve işçilik primi ödemek zorunda olmadığı, davacının müteaahit, taşeron olmadığı, kendi nam ve hesabına çalışan olmadığı, davanın davanın kabulüne karar vermesi gerekirken reddine karar verdiği gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca Amasya Saz köyünün nakline karar verildiği, 5543 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca kendi evini yapana yardım yoluyla köylülere kredi verildiği, dava dışı ..., ..., ..., ... tarafından bu yöntem ile köyün yeni yerleşim yerinde ev yapmak için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ayrıca bu kişiler ile davacı arasında 07.06.2009 tarihli sözleşmeler ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının tip sözleşmeleri haricinde yapılacak işlerin yüklenici olarak davacının yapması hususunda tarafların anlaştıkları, tip sözleşme kapsamı haricinde yapılacak işler yönünden bedel belirlendiği,
söz konusu bina inşaatlarının 2009 yılında yapımına başlanılıp, 2012 yılında bitirildiği, ...
Denetmenlerince İl Özel İdare tarafından bildirim yapılması nedeniyle inşaat işyerlerine ilişkin asgari işçilik uygulaması nedeniyle denetim yapıldığı, ...'na ait bina ve inşaat ruhsatı sebebiyle 31.05.2013 tarih ve 135 sayılı, ...'na ait bina ve inşaat ruhsatı sebebiyle 31.03.2014 tarih ve KK 17, ...'na ait bina ve inşaat ruhsatı sebebiyle 28.08.2015 tarih ve 2015 MB 1050 sayılı, ...'na ait bina ve inşaat ruhsatı sebebiyle 31.03.2014 tarih ve KK 18 sayılı denetmen raporları ile söz konusu inşaatların yüklenici olarak davacı tarafından yapıldığının tespiti üzerine her inşaat için ayrı ayrı 1020345, 1023359,
1022359 ve 10223236 işyerinin davacı adına resen tescil edilerek idari para cezası tatbiki ve asgari işçilik nedeniyle prim borcunun çıkartılması nedeniyle eldeki davanın açıldığı, dosya kapsamında dinlenilen tanık anlatımları, dosya içerisindeki belgeler, dava dışı ..., ..., ... , ... ile davacı arasındaki itirazın iptali davası içerikleri dikkate alındığında söz konusu bina inşaatlarının yüklenici olarak davacı tarafından yapıldığı, gerek köy ahalisinden gerekse köy dışından hizmet akdine bağlı olarak işçi çalıştırıldığı anlaşıldığından Kurum işlemlerinde bir hatanın bulunmadığı,
bu kapsamda İlk Derece Mahkemesinin kabulünde de bir hatanın bulunmadığı anlaşılmış olup, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dosyadaki yazılara, hükmün Dairelerince de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve Kanuna uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanunun 80 inci, 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6446, K. 2023/12133, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama