İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6789 K.2023/7320

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/6789Karar2023/7320Tarih22 Haziran 2023Okuma8 dk · 1.500 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/6789 E., 2023/7320 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Haziran 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/410 E., 2023/537 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2021/296 E., 2022/618 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.500 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin eşi ...'in 30.04.2011 tarihinde çalıştığı iş yerinde vurularak vefat ettiğini, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/247 Esas sayılı dosyası kapsamında murisin olayın meydana geldiği işyerinde çalıştığının sabit olduğunu beyanla, muris ...'in davalı işverene ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 27.01.2022 tarihli dilekçe ile, müteveffa ...'in davalıya ait işyerinde günlük 100,00 TL net ücretle 20.02.2021-30.04.2021 (dahil) tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili, davacının eşinin müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, murisin 2011 yılı Nisan ayında son hafta sonunda Cumartesi ve Pazar günü müvekkil işyerinde güvenlik elemanı olarak işe başladığını, iddianın aksine çalışma süresi bitiminde, evine giderken karşılaştığı olay sonucunda öldürüldüğünü, murisin deneme süresi içinde başladığı ve Cumartesi - Pazar gününü kapsayan iki günlük çalışmasını kabul ettiklerini, bunun dışındaki çalışmalarını kabul etmediklerini beyanla, davanın reddiin talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hizmet tespitine ilişkin davaların 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarından davacının eşinin iddia ettiği çalışmalara rastlanmadığını, Kurum kayıtlarının aksi sabit oluncaya geçerli olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının murisi olan müteveffa ...'in davalıya ait iş yerinde 30.04.2011 tarihinde asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin vermiş olduğu kaldırma kararındaki kaldırma gerekçelerindeki eksikliklerin, gerçeği yansıtan bir şekilde yerine getirilmediğini, yapılan incelemeler sonucu ...'in SGK kayıtlarına göre işçi statüsünde çalışmasının olmadığının işe giriş ve kışı bildirgelerinin olmadığının taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya banka kaydı olmadığının dosya kapsamında anlaşıldığını, müteveffa ...'in müvekkilinin sigortalı çalışanı olduğu yönünde hiçbir tanık beyanının mevcut olmadığını, arkadaşının çağrısı üzerine geldiği işyerinde bahşiş karşılığı yardımda bulunduğunu,

komşu işyeri tanıklarının da murisi tanımadığını, taraflar arasında işçi - işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, davanın kısmen kabul kısmen reddine kararı verilmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde, kurum kayıtlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davalının bir işyeri olup olmadığı, varsa işyerinin işçi çalıştıracak kapasitede olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının varsa çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un aradığı manada işçi işveren ilişkisi olup olmadığı,

bağımlılık unsuru, ücret vs. araştırılması gerektiğini, davacı ile diğer davalı arasında işlerin yürütülmesi için vekalet verilmiş olup, aradaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğunu, müvekkili Kurumun davada taraf olmadığını, fer'i müdahil olacağı için verilen kararda Kurum lehine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, 30.04.2011 gecesi davacı murisi müteveffa ...'in davalıya ait bar işletmesinin kapısında güvenlik görevlisi olarak bulunduğu sırada, karıştığı kavga olayında ...isimli kişi tarafından kasten öldürülmesi sonucu vefat ettiği, bu yönde ...

Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/247Esas ve 2014/208 Esas sayılı dava dosyasında da mahkemenin tespitinin bulunduğu, gerek ceza yargılama aşamasında dinlenen tanıklar, gerek iş bu davanın yargılaması sırasında dinlenen tanık anlatımları sonucunda, davacı murisi müteveffa ...'in 30.04.2011 günü davalıya ait 1050304.48 sicil sayılı bar işletmesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığına yönelik ilk derece mahkemesinin tespitinin yerinde olduğu, ancak kısmen kabul hükmüne rağmen davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması yönüyle hükmün hatalı olduğu,

anlaşılmıştır...." denilmek suretiyle feri müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının murisi olan müteveffa ...'in davalıya ait iş yerinde 30.04.2011 tarihinde asgari ücret karşılığında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiş ayrıca hükümde davalı lehine maktu vekalet ücretine de hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

2.Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5510 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3.Sigortalı hizmetin tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, bu niteliği gereği özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerekmektedir.

Bu davaların kanuni dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası olup bu bentte “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak hizmet tespiti isteyebilecekleri” açıklanmıştır.

Anlaşılacağı üzere, çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın mevcudiyetini etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hak bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır.

Söz konusu Kanun'un kabul edilip, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmiş olup, hâlen geçerliliğini korumaktadır.

4.Bu kapsamda işe giriş bildirgesi düzenlenmediği veya düzenlenmesine karşın kanuni hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmediği, bu süre içerisinde Kuruma verilen dönem bordroları ile bildirimin yapılmadığı, sigorta primlerinin Kuruma yatırılmadığı, çalışmanın varlığı yönünde sigorta müfettişince herhangi bir saptamanın söz konusu olmadığı durumlarda, hizmetin varlığını ileri süren kişilerin hak düşürücü süre gerçekleşmeden yargı yoluna başvurması zorunludur.

5.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi vs.dir.

Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması hâlinde artık Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrasında yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Diğer taraftan, Kurum tarafından yapılan bir tespitin olması hâlinde de aynı kabul şekline ulaşılmaktadır.

3. Değerlendirme 1.Dava arkadaşlığının hangi hallerde zorunlu (mecburi) olduğu, maddi hukuka göre belirlenir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde mecburi dava arkadaşlığı olacaktır.

2.Davacılar arasında (aktif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, bütün davacılar davayı birlikte açmak zorundadırlar. Dava mecburi dava arkadaşları tarafından biri veya bazıları tarafından açılmış ise, dava sıfat yokluğundan dolayı hemen reddedilmez. Mahkeme, diğer mecburi dava arkadaşlarının davaya katılmasını vefa muvafakat etmelerini sağlaması için davacıya veya davacılara süre verir. Diğer dava arkadaşları davaya katılır veya muvafakat ederse davaya devam edilir. Davayı açan davacı kendisine verilen süre içinde diğer mecburi dava arkadaşlarının katılmasını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ise, dava sıfat yokluğundan reddedilir.

3.Mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında dava arkadaşlığı ihtiyaridir. Birlikte dava açma hakkına sahip olanlar birlikte dava açmak zorunda değildir. Bunlardan her biri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi dilerlerse birlikte de dava açabilirler. Davalılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı bakımından da örneğin alacaklı müteselsil borçlulardan her birine karşı ayrı ayrı dava açabileceği gibi, isterse, müteselsil borçluların bir kaçına veya tümüne karşı birlikte dava açabilir. İşte bu iki halde de ihtiyari dava arkadaşlığı doğar.

4.Davada taraf değişikliği ıslah yoluyla yapılamaz. HMK.'nın 61 (HUMK 49) ve devamı maddelerinde düzenlendiği gibi, kendisine dava ihbar edilen veya yargılama sırasında davaya dahil edilen kişi hakkında usulüne uygun dava açılmadığı için davada taraf sıfatını kazanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.12.2005 2005/17-736 Esas, 2005/722 Kararı). 5.Somut olayda; dava müteveffa ...'in hizmetlerinin tespiti istemiyle, mirasçılarından ... tarafından açılmış olup kızı Asude Aydilek ve oğlu Demir Gökhan Aydilek'in de mirasçı olduğu anlaşılmakla yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre anılan mirasçıların davaya dahil edilmek suretiyle aktif husumet eksikliği ikmal edilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple, sair yönler incelenmeksizin

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6789, K. 2023/7320, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6789
Karar No
2023/7320
Tarih
22 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6800 K.2023/7116
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6802 K.2023/7153
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/6805 K.2023/8095
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/6808 K.2023/4962
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/6810 K.2023/5035
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/6816 K.2023/6842

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.