KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/7439 E., 2023/11530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/38 E., 2023/85 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
2.072 kelime·10 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazancın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı firmanın 13 yıl fabrika müdürü sıfatıyla çalışmakta olan davacının iş akdini 31.01.2012 tarihi itibari ile düzenlemiş olduğu sözde bir sözleşme ile sonlandırıp kendisine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödediğini, işin sona ermesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı tarafından davacının çalıştığı sürede 2 ayrı ücret düzenlemesi yapıldığını, bordrolarda ve ...' ya yapılan bildirimlerde düşük miktarda ücret gösterildiğini,
...' ya davacı adına yatırılan primlerin ele geçen ücretin üzerinden değil resmi kayıtta gösterilen ücret üzerinden hesaplanarak yatırıldığını, emekli maaşının asgari geçim şartlarının altında tahakkuk ettirildiğini, davalı firmanın noter ihtarnamesine rağmen hiçbir telafi işleminde bulunmadığını iddia ederek davalının işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... vekili; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgeyle ispatlanabileceğini, 12 yıl boyunca kayıtlara yansıtılan ücret ile ödenen ücret arasındaki farkı bilmemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, fark olsa bile gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını bildirme görevinin davacıda olduğunu, bundan dolayı Kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili; davacı tarafın ücretinin kayıtlara geçen kadar olduğunun, başarılı olması durumunda periyodik olmayan bir şekilde primle ödüllendirildiğinin müvekkilinin hatasının bu primleri bankaya ödememesi olduğunun ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin tazminat niteliğinde olmadığı davacının eğitimli bir kişi olarak attığı imzanın ne anlama geleceğini bilebilecek durumda olduğunun beyanda davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önceki kararı ile açılan davanın kabulüne; davacının davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic.
AŞ. 'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL, 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL , 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL , 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL , 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL,
01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL , 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL ,
01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01/01/2012- 01/07/2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin bozma öncesinde verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin bozmaya konu olan kararı ile "...tüm dosya kapsamı, ... kayıtları, bordro tanık beyanları, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan Tuik 'ten celp edilen emsal ücret kayıtları, Dairemizin 2016/5 esas-5 karar sayılı ve 2019/2179 Esas-2689 Karar sayılı kaldırma kararları, belirtilen kararlarımız uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama ve yapılan bilirkişi raporları, davacıya fesih tarihinde yapılan ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan ihbar tazminatı bordrosu, Yargıtay 10 HD' nin 2016/8486 Esas-2016/12257 Karar ve Yargıtay 21 HD' nin 2018/7 Esas -2019/5366 Karar sayılı ilamları,
birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında 25.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen dönemler ve ücretler kapsamında çalıştığı anlaşılmakla bu doğrultuda verilen Sigorta Primine Esas Kazanç tespiti ve yaşlılık aylığı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücrete göre düzenlenmesine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine.." dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce; "....Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun.
288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği,
292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtlan, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır.
Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı ...nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201 inci maddesinde ise; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde. Mahkemece, sigorta primine esas kazancın tespiti yönünde hükme esas kılınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının mesleki konumu, 13 yıllık kıdemi, 2010 yılı Tüik verisi ve tanık beyanları dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç hesaplanmak suretiyle karar verildiği anlaşılmış olup dava konusu talep edilen gerçek ücret yazılı delil ispat sınırı üstünde olup salt tanık beyanıyla ispatlanamayıp;
yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa ücretin ispatı için tanık beyanları yanında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının varlığı da gerekeceğinden sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce verilen 2020/5 Esas 2021/66 Karar numaralı 30.03.2021 tarihli karar her ne kadar Yargıtay ilgili 10.hukuk dairesinde bozulmuş bu kararı davalılardan ...'nın temyiz ettiği davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabul edildiği belirlenmiş ise de diğer davalı şirketin mahkememizce verilen bu kararı temyiz etmediği, davacı lehine davalı şirket yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır.
Bu durumda 2023/38 numaralı dosyası ile birleşen Denizli 2. İş Mahkemesinin 2012/246 esas numaralı dosyası ile açılan davanın davalı ... Giyim Tekstil Deri Mefruşat Moliya Dayanıklı Tüketim Malaları Züccaciye San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulü ile 1- Davacının davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic.
AŞ. 'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 -30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL , 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL, 01/07/2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL,
01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL,
01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01.01.2012 - 01.07.2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine, davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic.
AŞ. 'nin tespit olunan gerçek ücretler üzerinden hesaplanacak davacıya ait ... prim fark bedelini, gecikme faizleri ve ferii borçları ile birlikte ilgili kuruma ödemesine ve ilgili ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına. 2023/38 Esas numaralı dosyası ile birleştirilen Denizli 2. İş Mahkemesinin 2012/246 numaralı dosyası ile ... aleyhine açılan davaların Reddine.." dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerindeki 13 yıllık çalışmalarına ait gerçek ücretinin tespitinin talep edildiğini, mahkemece davacının sigorta prime esasa kazancının Kuruma eksik bildirildiğinin tespit edildiğini, kurum ile davacı arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmadığından Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın açılmasına kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)
3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
4.Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirilmediği gibi, usulü kazanılmış hakka da yanlış anlam verildiği anlaşılmakta olup, eldeki davada davacının istemi bakımından, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak, mahkemece, davacının iddia ettiği prime esas kazançların alt sınırdan veyahut bildirilenlerden fazla olduğu iddiası bakımından yapılacak araştırma yükümlülüğü yönünden doğmuş olup, uyulan bozma ilamı çerçevesinde araştırma ve irdeleme yapılması gerekirken, kararı temyiz etmeyenler bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7439, K. 2023/11530, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama