İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/7961 K.2023/8216

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali ve icar inkar tazminatı davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/7961Karar2023/8216Tarih14 Eylül 2023Okuma10 dk · 1.945 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/7961 E., 2023/8216 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Eylül 2023
İncelenen kararın mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.945 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali ve icar inkar tazminatı davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; yeniden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, kocasından boşanan davalı müvekkiline Kurum tarafından gelir aylığı bağlandığını, ancak Kurum denetim memurları tarafından yapılan araştırma sonucunda davalının Kurumdan aylık almak amacıyla kocasından boşandığının ve gerçekte fiilen bir arada yaşadıklarının tespit edildiğini, bu nedenle davalının almakta olduğu aylığın 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca 23.05.2011 tarihinden itibaren iptal edildiğini, 01.10.2009-22.05.2011 tarihleri arasında davalıya yersiz ödenen toplam 11.786,72 TL'nin tahsili için ...

17. İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca yapılan bu itirazın yasal dayanağının bulunmadığını, davalının eşiyle birlikte yaşadığının denetim raporlan, ikametgah kaydı ve elektrik, telefon ve su abonelikleri ile sabit olduğunun, davalı tarafa ödenen miktarın banka ve Kurum kayıtlarında belli olduğunu ve bu nedenle de alacağın likit olduğunu, dolayısıyla da IIK uyarınca %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, beyanla, ...

17. İcra Müdürlüğünün 2011/432 E. sayılı takibine yapılan itirazın iptaline, esas alacak likit olduğundan alacağın %40'ı tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 11.786,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum vekili, 23.05.2011 tarihinde dul ve yetim aylığını almak için Esenler PTT'ye gittiğini, aylığının yatmamış olduğunu söylediklerini, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Güneşli Şubesi'ne gittiğini ve konuyu anlattığını, verilen bilgiye göre bir şikayetin olduğunu, ayrıldığı eski eşiyle birlikte oturduğunun söylendiğini, fakat böyle bir şeyin mümkün olmadığım, eski eşinin 08.12.2008 tarihinde evden ayrıldığım, o tarihten sonra sadece mahkemenin verdiği karar doğrultusunda çocukları görmek ve onlara maddi yardımda bulunmak için eşinin eve geldiğini,

bunları Kurumun Güneşli Şubesine bu şekilde anlattığını fakat daha fazla bilgi veremeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine 23.05.2011 tarihinde durumu posta ve faksla Sosyal Sigortalar Müdürlüğü ...'ya bildirdiğini, ayrıca eşinden boşandıktan sonra ikametinin de değiştiğini, beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2013 tarih, E.2011/555, K.2013/1051 sayılı kararıyla; "Dosyaya celp edilen nüfus idaresi ve sunulu kurum kayıdarından, davalı ... Şen'in 14.09.2009 tarihinde eşinden boşandığı, 07.10.2009 tarihinde kuruma başvurarak müteveffa 56590032380 tahsis nolu babası Müşir Şen'in hak sahibi olduğunu beyanla kendisine ölüm maaşı bağlanması yönünde talepte bulunduğu, kurumca 3411384886 tahsis numarası ile kendisine aylık bağlandığı, 22.04.2010 tarihinde birikmiş 4.347,40 TL olmak üzere 22.04.2011 tarihine kadar 11.786,72 TL ödeme yapıldığı;

Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi Emeklilik 2. Karar Servisinin 22.10.2009 tarihli ölüm aylığı talebinde bulunan davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünde yapılan araştırma sonucunda düzenlenen 09.03.2011 rapor ile, ikametgahı bölgesinde yapılan harici araştırmada davalının eşi ile birlikte yaşadığı bilgisine ulaşıldığı, davalının kapısı çalındığında kapıyı açan erkeğin, davalının boşandığı eşinin kardeşi olduğunu beyan ettiği, kim olduğunun tespitini mümkün kılacak resmi kimlik sunamadığı, kendi eşi ve çocuklarına ilişkin verdiği bilgilerin tutarsız olduğu,

SSK emeklisi olduğunu ancak en son çalıştığı işyerinin unvanını bilmediğini, eşinin 4 yıl önce vefat ettiğini, bekar olduğunu, eşinin kızlık soyadını hatırlamadığını, bir çocuğunun olduğunu, oğlu ile birlikte yaşadığını, davalının boşandığı eşinin oğlu ile birlikte yaşadığını beyan ettiği;

davalının ise oğlu ile kendisinin yaşadığını beyan ettiği, bu beyanların birbiri ile çelişki arz ettiği gibi resmi nüfus kayıtları ile de uyuşmadığı yönündeki tespiderden yola çıkılarak kimlik sunamayan ve adının Selahattin olduğunu beyan eden şahsın, davalının boşandığı ... olduğu kanaati ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca, yersiz ödemelerin tahsili yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce davalı ... Şen ve 2009 yılında boşandığı eşi ...'a ait aile nüfus kayıt tabloları getirtilerek incelendiğinde, tarafların 14.09.2009 tarihinde boşandıkları, Ümran Şen'in o tarihten beri adresinde değişiklik olmadığı ve adresinin Namık Kemal Mah. 9. Sok. No:15 İç Kapı No:4 Esenler ... olduğu, ...'ın adreslerinde ise 14.09.2009 tarihinden itibaren 4 kez değişiklik olduğu, son adresinin Kumburgaz Mah. Ferah 2 Sok. No:3/2 Büyükçekmece ... olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce İgdaş'a yazılan müzekkereye verilen cevapta Ümran Şen ve ... adına doğalgaz abonelik kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Avea İletişim Hizmetlerine yazılan müzekkereye verilen cevapta ...'ın adresinin Merkez Mah. Deniz Sok. Sorel Sitesi A1 Blok No:1 Büyükçekmece ... olduğu, Ümran Şen adına kayıt bulunmadığı, Türkcell'e yazılan müzekkereye verilen cevapta, ...'ın adresinin Dizdariye Mah. Atatürk Cad. No:17 D:2 Büyükçekmece ... olduğu bildirilmiştir. İski'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta Ümran Şen'in adresinin nüfus kaydındaki adres olduğu, ...'ın adresinin ise Büyükçekmece ... olduğu, Bedaş'a yazılan müzekkereye verilen cevapta ...'ın adresinin Kumburgaz Büyükçekmece ... olarak bildirildiği anlaşılmıştır.

Esenler İlçe Emniyet Müd.'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, çevreden yapılan araştırma sonucunda Ümran Şen ile ...'ın aynı adreste ikamet etmedikleri, ayrı yaşadıklarının bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce dinlenen davalı tanıkları beyanlarında; Ümran Şen ile boşandığı eşi ...'ın ayrı adreste oturduklarını, boşandıktan sonra birlikte ikamet etmediklerini, ancak ...'ın çocuklarını görmek için evin yakınındaki parka gelip gittiğini duyduklarını beyan etmiş olmakla, davacı tarafça dosyaya sosyal güvenlik kontrol memurlarının hazırlayıp sunduğu rapor dışında Ümran Şen ile boşandığı eşi ...'ın birlikte yaşadıklarına dair somut bir delil sunulmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 19.09.2014 tarih ve E.2014/10156, K.2014/17921 sayılı kararında. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.

Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın 20 inci 5510 sayılı Kanun'un 59, 100 üncü 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 28, 45 inci 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3, 45 ve 53 üncü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 nci, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6, 24, 33, 189, 190, 191 inci 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 19, 20 inci maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak;

uyuşmazlık konusu dönem (01.10.2009-22.05.2011) belirtilmek suretiyle, muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, seçmen bilgi kayıtlarında davacı ve eski eşin nerede oy kullandıkları ve seçmen bilgi sistemindeki adreslerinin neresi olduğu araştırılmalı, varsa çalışmaları nedeniyle resmi/özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adresler dikkate alınmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli,

boşanan eşlerin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden uyuşmazlık konusu dönem belirtilmek suretiyle geniş kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılmalı, anılan mahallelerde görev yapmış/yapmakta olan muhtar ve azalardan istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde verdikleri medula sisteminde kayıtlarda görülen adreslerinin de ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı,

09.03.2011 tarihli Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu'nca gerçekleştirilen soruşturmada ifadesine başvurulan ve davalının kayınbiraderi olduğunu iddia eden ... yönünden ikametgah bilgileri, iş durumu ve nufüs kayıtları araştırılmak suretiyle ve gerekirse duruşmada dinlenerek kimliği açık bir şekilde ortaya konulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2021 tarih ve E.20147554, K.2021/113 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 1-... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2011/432 esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaliyle, takibin net 11.786,72 TL yersiz ödenen alacak ve taleple bağlı kalınarak net 978,57 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına,

2-Net 11.786,72 TL tutarındaki asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,

3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 29.12.2022 tarih, E.2022/12213, K.2022/17031 sayılı kararında; "...Eldeki davada, hakkında verilen boşanma kararı 14.09.2009 yılında kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle, davacı Kurumca 2009 yılında gerçekleştirilen işlemle kesilerek, 01.10.2009-22.05.2011 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirildiği, anılan borcun tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkemece, davalının boşandığı eşinin denetim tarihinde kendisini kayınbiraderi olarak tanıttığı halde, davacının evinde yakalanması gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de sadece o gün için boşandığı eşiyle biraraya gelmenin birlikte yaşamayı kabul edilebilecek yeterlikte bir delil olmadığı, özellikle davalı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde nüfus, seçmen ve medula kayıtlarında birlikte yaşamı ispatlar nitelikte ortak bir hususun bulunmadığı, zabıta araştırmasında da birlikte yaşam olgusunun kanıtlanamadığı, ayrıca ...

12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E.2012/27 sayılı dosyasında sanık olarak yargılanan davalının boşandıktan sonra eski eşi Selim ile ayrı yaşamaları, biraraya gelmediklerinin tespiti neticesinde verilen beraat kararı sonucunda fiili birliktelik bulunmadığının maddi vakıa olarak kesinleşmesi dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı" olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Tüm dosya kapsamı, dosyada bulunan bilgi ve belgeler, mahkememizce önceki verilen kararlar, Yargıtay bozma kararlarına göre, davalının sadece o gün için boşandığı eşiyle bir araya gelmesinin, birlikte yaşamayı kabul edilebilecek nitelikte olmadığı, davalı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde nüfus, seçmen ve medula kayıtları ile, birlikte yaşadıklarının ispatlanamadığı, yapılan zabıta araştırmasında da birlikte yaşam olgusunun gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, ...

12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/27 Esas sayılı dosyasında, sanık olarak yargılanan davalının, beraatine karar verildiği ve dosyada, davalının boşandıktan sonra eski eşi Selim ile ayrı yaşadıkları ve birarada yaşamadıklarının tespit edildiği, davalı ve boşandığı eşinin fiili birlikteliklerinin bulunmadığının maddi vakıa olarak kesinleştiği sonucuna varılarak" davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının eşiyle birlikte yaşadığının denetim raporu ile tespiti üzerine 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca kendisine bağlanan ölüm aylığının tahsiline ilişkin icra takibine vaki itrazın iptali ve icar inkar tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96'ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davacı kurum ... olmasına rağmen karar başlığında Sağlık Bakanlığı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bu yönlerin düzeltilmesi gerekmiş, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile,

Karar başlığında davacı konumunda Sağlık Bakanlığı olarak gösterilen davacı adının silinerek yerine "Davacı: SGK Başkanlığı" ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7961, K. 2023/8216, 14 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. 2'nci Bozma Kararı
  10. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7961
Karar No
2023/8216
Tarih
14 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7961 K.2023/13107
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7962 K.2023/13113
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/7962 K.2023/9101
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7963 K.2023/13109
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/7963 K.2023/9102
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7964 K.2023/13110

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.