KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8074 E., 2023/10148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1125 E., 2023/928 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/248 E., 2022/376 K.
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkil şirket davalı kurumda..... sicil numaralı işyeri olarak kayıtlı olduğunu, 16.04.2019 tarih 5889972 sayı numaralı yazı ile müvekkile fark prim borcu olarak 2.264.000.00.TL
istihkaka/maliyet bedelinden 9 asgari işçilik oranın %25 eksiği uygulaması ile
121.059.69.TL.fark işçilik üzerinden tahakkuk eden 42.976.18.TL sigorta primi ve
197.046.82.TL gecikme cezası ile toplam 240.023.00.TL tutarındaki borcun bir ay içerisinde
ödenmesi bildirildiği, Bu yazının müvekkile 30.04.2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine
06.05.2019 tarihinde itiraz ettiğini, davalı kurum 13.05.2019 tarihli cevabi yazısında "terkin ve
zamanaşımı konulu 2012/27 sayılı genelgenin 7.2.kısmında "zamanaşımı def'inin kendilerine
ileri sürülemeyeceğini zamanaşımının ancak kesinleşmiş mahkeme kararına
dayanabileceğini ve terkin işleminin bu nedenle yapılamayacağını" belirtilmiştir.
Bununla birlikte müvekkilin davalı kuruma anılan işlemle ilgili prim borcunun bulunmadığını,
prim borcu var kabul edilse dahi bu borç zamanaşımına uğradığını, davalı Kurumca tebliğ
edilen yazıda bahsi geçen Pınarcık Mevkii Ovacık Köyü 101 parselin müvekkile ait
olmadığını, Müvekkilin Pınarcık mevkii Ovacık köyü no:12 Gül Mountain Hotel
Kemer/... adresinde yapılan inşaat müvekkil şirket tarafından yapıldığını ve inşaat için
2004/06 döneminde işçi çalıştırmaya başlanarak 25.04.2005 tarihinde bitirildiğini ve
İnşaatın tamamlanmasından sonra davalı kuruma 20.05.2005 tarih ve 357250 sayılı dilekçe
ile müracaat edildiğini, 2005 tarihinden sonra davalı kurumdan herhangi bir prim talep
edilmemiş ve işyeri dosyası kapatıldığını, davalı tarafından aradan 14 yıl geçtikten sonra
kapatılan işyeri dosyasına dayanarak prim borcu,gecikme cezası ve gecikme zammı talep
edilmekte olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 93/2 md hükmüne göre; kurumun prim ve diğer
alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıllık
zamanaşımına tabi olması nedeniyle ve 2005 yılı Mayıs ayı sigorta primleri 2005 yılı
Haziran sonuna kadar ödenecek olması nedeniyle zamanaşımı başlangıç tarihi 01.06.2005
ve 10 yıl sonrası 01.06.2015'te zamanaşımı defi ileri sürülebileceği belirtilerek Açılan menfi
tespit davasının kabulüne müvekkilin borcunun olmadığı ve ödeme mecburiyeti hasıl olur ise
istirdadına davalı Kurumca tahakkuk ettirilen prim borcunun terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
; davacı tarafın davalı Kurum İl Müdürlüğü 4 4120 01 01 1084874 007 15 73 sicil numaralı dosyada işlem görmekte olduğunu, davacı Gül 2 İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. Pınarcık Mevki
Ovacık Köyü 1 Pafta 101 Parsel Kemer-... adresindeki inşaatı nedeniyle 15.06.2004
tarih itibariyle Kanun kapsamına alındığını, Anılan inşaatın asgari işçilik değerlendirmesi
yapılabilmesi için ... İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Kemer Belediyesi ile yazışma
yapıldığını, Belediyeden gelen cevabi yazıda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine
rastlanmadığının bildirildiği, 2011/13 sayılı Genelge gereğince bahse konu taşınmaz
hakkında tanzim edilen denetmen raporunda belirtilen "İnşaatın 15.06.2004 tarihinde
başladığı, 25.04.2005 tarihinde bittiği ve 8000 m2 olduğu" tespitlerine göre işlem tesis
edildiği belirtilmiştir.
16.04.2019 tarih 5889972 sayılı Fark prim borcu konulu yazının 30.04.2019 tarihinde
işverene tebliğ edildiği, Tebliğ üzerine davacı işverence bildirime itiraz edilmiş ve davacıya
itirazına cevaben 13.05.2019 tarih 7166187 sayılı yazı ile cevap verildiğini, Bu yazının da
davacıya 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, Anılan dava konusu kurum alacaklarında
zamanaşımının 10 yıl olduğunu Ancak davacı inşaatı ruhsatsız olarak yani bildirimsiz / kaçak
olarak yaptığı için yapılan inşaattan kurumca bilgi sahibi olunamadığını Ekte sunulan
raporda da belirtildiği gibi, inşaatın resmi başlangıç tarihi resmi kurum kayıtları ile tespit
edilemediği için itibar edilen beyanlara göre 15.062004 tarihi inşaatın başlangıç tarihi olarak
alındığını, (rapor 7.sayfası) Davacı tarafından vergi dairesi vb. Kurumlara yapılan bildirimler
inşaat bittikten sonraki otel işletmeciliği başlama ve sonlandırma ilişkin bildirimler olduğunu, davacının zamanaşımı itirazları yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı Kurumca davacıya gönderilen borç bildirim belgesine konu 2005 yılına ilişkin primin ve ödeme emrinin tebliğ tarihi dikkate alındığında, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Kurum alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmış, davacının zamanaşımı define değer verilerek, davalı Kurum tarafından, davacıyı gönderilen 16.04.2019 tarih, 5889972 sayı numaralı yazı ile 42.976.18.TL sigorta primi ve 197.046.82.TL gecikme cezası ile toplam 240.023,00 TL'den dolayı davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır". Gerekçesiyle "Davanın kabulü ile;
Davalı Kurum tarafından, davacıyı gönderilen 16.04.2019 tarih, 5889972 sayı numaralı yazı ile 42.976.18.TL sigorta primi ve 197.046.82.TL gecikme cezası ile toplam 240.023,00 TL'den dolayı davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı itirazı dikkate alınarak dava konusu prim alacağı yönünden zamanaşımı süresinin ne olması gerektiği hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu işlem ile ilgili araştırma ve tespit işleminin 04.04.2019 tarih 2019/CY/47 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmeni raporuna istinaden gerçekleştiğini, bu nedenle inşaatın başladığı tarihten itibaren değil, rapor tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğunu, davanın zamanaşımı gerekçesi ile kabulünün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kurum işlemi asgari işçilik uygulamasından kaynaklanmaktadır. Ancak ilgili işin yapılıp bitirildiği tarih 2005 yılı olup davacı tarafa tebligat 2019 tarihinde yapılmış olmakla alacak zaman aşımına uğradığından varılan sonuç ve verilen karar yerinde olmuştur. " denilmek suretiyle,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; fark prim borcu nedeniyle Kuruma borçlu olunmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8074, K. 2023/10148, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama