İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8694 K.2023/8580

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/8694Karar2023/8580Tarih21 Eylül 2023Okuma10 dk · 2.094 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8694 E., 2023/8580 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/248 E., 2023/40 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.094 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan:Türkiye Sigorta A.Ş.) yönünden reddine, tavzih kararı ile de davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; kurumlarının 7993 898 369 bağ nolu sigortalısı ...'nın 17.08.2006 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, olayın davalı ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın Ahlat-Adilcevaz karayolunda davalı Aydın Özcan'ın kullandığı ...plakalı kamyona çarpması sonucu meydana geldiğini, taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan haklarında Bitlis Ağır Mahkemesince ceza verildiğini, trafik tespit tutanağına göre ... 'ın sekizde altı, ...'ın da sekizde iki oranında kusurlu olduklarını,

yine aynı dosyada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının hazırladığı raporda da Yusuf Ziya Çolak 'ın asli, ...'ın ise tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, ... plakalı aracın ...

Sigorta A.Ş tarafından zorunlu trafik sigortasının olduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, müvekkil kurumca sigortalının hak sahiplerine 12.475,06 TL 'lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kurumun toplam zararının 43.614.49 TL olduğunu, davalıların kurum zararından tamamen sorumlu olduklarından kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu tespit edilecek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davacı ... Sigorta vekili özetle; Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/110 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre kurumun rücu hakkı bulunmadığından işverenin mükerrer ödemesi bulunması gibi bir durumun olmayacağını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir .

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2015 tarih, E.2013/119 K.2015/134 sayılı kararıyla; 1-Davanın kabulü ile,

2-43.614,49 TL 'nin (davalı ... yönünden 29.505,00 TL ile sınırlı olmak üzere 25.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile diğer davalı ... ile dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 04.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ) davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, sigorta şirketi açısından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 16.10.2018 tarih ve E.2018/5403, K.2018/8089 sayılı kararında; "1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Kurum vekili ile davalı ...'ın tüm, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Dava, 17.08.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesidir.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 inci maddesine göre, işletenler motorlu taşıtların kullanılmasından doğan, üçüncü kişilere verdikleri zararları karşılamak üzere zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorundadırlar. Sigorta şirketi, araç sahibinin, gerek müstahdeminin kusurundan ve gerekse, bizzat kendi kusurundan doğacak mali mesuliyetini temin etmektedir.

Bu yönden sigorta şirketleri işletenin ya da şoförlerinin, kusurları ile neden oldukları olaydan dolayı doğan mali sorumluluklarının belirli limit dahilinde kefili durumundadır. Karayolları Trafik Kanuna göre zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmak zorunlu bulunmakla beraber, bu tür sigorta sözleşmesi de diğer sözleşmeler gibi sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklaması ile sigorta sözleşmesi poliçeye bağlanmak suretiyle kurulur.

Sigorta şirketleri, sigortaladığı aracın sürücüsü ile şayet tespit edilmişse araç malikinin kusurlarıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu tutulabilirler. Dolayısıyla sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti ile sınırlıdır.

Sigorta şirketi tarafından, 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluk nedeniyle poliçe limiti dahilinde, sigortalı ya da hak sahiplerine ödeme yapıldığının geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda, sigorta şirketinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından, ödediği miktar oranında tazmin sorumluluğundan kurtulduğunun kabulü gereklidir.

Eldeki davada ise, davalı ... şirketinin 15.07.2014 tarihli cevap dilekçesi ve ekinde sunduğu belgeler ile öne sürdüğü kazalının mirasçılarına 12.12.2006 tarihinde yaptığı 27.995,00 TL tutarındaki ödeme ile mahkeme kararına istinaden Adilcevaz İcra Müdürlüğü'nün E.2014/53 sayılı icra dosyasına toplam 46.612,03 TL ödeme yapılmak suretiyle poliçe limitinin tükenmiş olduğu savunması karşısında, Mahkemece poliçe limitinin tükenip tükenmediği hususunda bir değerlendirme yapılmadan ve poliçe limitinin tükenmiş olması halinde sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni" olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2019 tarih ve E.2019/77, K.2019/137 sayılı kararı ve tavzih kararı ile davanın davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan:Türkiye Sigorta A.Ş.) yönünden reddine, tavzih kararı ile de davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. 2'nci Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı ..., ..., ..., ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 09.06.2021 tarih, E.2021/2724, K.2021/8010 sayılı kararında. "1) Davacı Kurum, 17.08.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle kurumun uğradığı zararın 1479 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece 12.11.2019 tarihli kısa kararında, davanın 12.12.2006 'da yapılan harici ödeme ve 07.07.2014'te Adilcevaz icra dairesi 2014/53 Esas nolu dosyaya yapılan ödemeler nedeniyle poliçe limitinin tükendiğinin anlaşıldığından sigorta şirketi yönünden reddine hükmedilmiştir.

Davacı Kurum vekilinin 31.12.2019 havale tarihli tavzih talebinden sonra ise 07.01.2020 tarihli tavzih kararı ile "Mahkememizin 12.11.2019 tarih ve 2019/77 Esas ve 2019/137 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının bulunduğu 5. sayfasında 8. madde eklenerek " 43.614,49 TL'nin diğer davalı ... ile dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 04.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" olarak Düzeltilerek Tavzihine, bu kararın mahkememizin 12.11.2019 tarih ve 2019/77 Esas ve 2019/137 Karar sayılı ilamına eklenmesine" şeklinde karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nun 294 üncü maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir.

HMK’nun 297/2 nci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Yine 6100 sayılı HMK'nun 304 üncü maddesine göre; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.

(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklinde düzenlenmiş ve 306 ncı maddesinde" (1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.

(2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.” şeklinde tavzihin usulü belirlenmiş bulunmaktadır.

Tavzih, kelime anlamı itibariyle açıklama, aydınlatma anlamına gelmekte olup, değişiklik, ekleme yada çıkarma kavramlarını içermemektedir. Hakim, karar verdikten sonra bu kararını tarafların talebi olsa dahi değiştiremez. Ancak, istisnai hallerde hüküm açık değil, hüküm fıkraları birbirine aykırı ise ya da uygulanmasında tereddütler oluşturacak nitelikte ise bu halde belli koşullarda hüküm tavzih edilebilir.

Öğretide tam bir fikir birliği içerisinde kabul edildiği üzere tavzih yolu ile ancak hükümdeki kapalılık, açık olmayan hal, tereddüt yada çelişki ortadan kaldırılabilir. Ancak tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez. Bu noktada mahkeme daha önce unutulan bir hususu hükme ekleyemez veya hükümden çıkaramaz.

Tavzihin amacı hükmü değiştirmek, unutulan bir hususu hükme eklemek veya hükümde taraf olan birini taraf konumundan çıkarmak yada hükümde taraf olmayan birini taraf konumuna sokmak değildir. Tavzihin amacı; hükmü açıklamak, icrasındaki tereddütü gidermek yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa bu aykırılığı gidermektir. Hüküm, tavzih yolu ile değiştirilemez, tavzih yolu ile hükmün gerçek anlamı ortaya konulur yada hükümdeki çelişkiler giderilir.

Bu kapsamda tavzih yolu ile taraf değiştirilemeyeceği gibi taraf olmayan biri taraf konumuna getirilemez ve taraf konumunda olan biri taraf konumundan çıkarılamaz. Aynı şekilde taraflardan birine yüklenen yükümlülük artırılamaz ya da azaltılamaz.

Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler nazara alınarak hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar dışında hüküm değiştirilemeyeceği, davacı vekilinin tavzih talebinin ancak bozma nedeni yapılabileceği ve talebin reddi gerektiği nazara alınmadan yasa hükmüne aykırı şekilde hüküm kısmındaki davalıların sorumluluk durumunu değiştirmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2) Eldeki davada, poliçe limitinin kaza başına 50.000 TL olduğu, geri çevirme kararı sonrasında Adilcevaz İcra Müdürlüğü'nün E.2014/53 sayılı icra dosyası ile davalı ... şirketinin yaptığı ödemeleri gösteren belgelerin celbi neticesinde; davalı ... tarafından kazalının hak sahipleri tarafından başlatılan icra takibine ilişkin dosyaya 07.07.2014 tarihinde 46.612,03 TL tutarında ödeme yapıldığı görülmekle birlikte.

12.12.2006 tarihinde 27.995 TL tutarında yapılan ödemeye ilişkin dekontun incelenmesinde, bir kısım davalılar murisi ... açıklamasıyla ödeme yapıldığı, kazalının ... olduğu, bu durumda yapılan ödemenin hak sahiplerine yapılan ödeme kapsamında sayılıp sayılamayacağına ilişkin değerlendirme yapılmadığı ancak poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; davalı ... şirketine yönelik talep yönünden, poliçe limiti ve hak sahiplerine yapılan ödemeler değerlendirilerek sigorta şirketinden talep edilebilecek rücuan alacak olup olmadığı belirlenmelidir.

Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni" olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Somut olayda tüm dosya kapsamından; ... plaka sayılı davalı ...'ın sevk ve idaresinde olup davalı ... şirketine... poliçe numarasıyla zorunlu trafik sigortası bulunan araç ile dahili davalılar ... mirasçılarının murisi ...'ın kullandığı ...plaka sayılı kamyonetin çarpışmaları sonucunda vefat eden ...'nın mirasçılarına davacı kurum tarafından 43.614,49 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, davalı sürücü ...'ın olayda % 75 oranında dahili davalılar ... mirasçılarının murisleri ...'ın ise % 25 oranında kusurlu oldukları, müteveffa ...'nın ise kusursuz olduğu,

davalı ... tarafından kazalının hak sahipleri tarafından başlatılan icra takibine ilişkin dosyaya 07.07.2014 tarihinde 46.612,03 TL tutarında ödeme yapıldığı görülmekle birlikte.

12.12.2006 tarihinde 27.995 TL tutarında ödeme yapıldığı, kazalının ... olduğu, bu durumda yapılan ödemenin hak sahiplerine yapılan ödeme kapsamında olduğu, davalı ... şirketine yönelik talep yönünden, poliçe limiti ve hak sahiplerine yapılan ödemeler değerlendirildiğinde sigorta şirketinden talep edilebilecek rücuan alacak olmadığı anlaşıldığından davacının davasının davalı ...

Sigorta A.Ş. yönünden reddine, davacının davasının davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kabulüne, 43.614,49 TL 'nin 04.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek,

"1-Davacının davasının davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan:Türkiye Sigorta A.Ş.) yönünden reddine,

2-Davacının davasının davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kabulüne, 43.614,49 TL 'nin 04.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı Kurum, davanın sigorta şirketi yönünden de kabulü gerektiğini ve kurum aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olarak verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 1479 sayılı Kanun'un 63 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8694, K. 2023/8580, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. 2'nci Bozma Kararı
  10. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8694
Karar No
2023/8580
Tarih
21 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8695 K.2023/8582
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8696 K.2023/8328
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/8700 K.2023/12369
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8700 K.2023/8923
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8703 K.2023/8672
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/8703 K.2023/12586

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.