KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8747 E., 2023/9574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/21 E., 2023/916 K.
- Karar
- Kısmen Kabul, Kısmen Ret
- İlk derece mahkemesi
- Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/399 E., 2022/397 K.
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 12.04.1997 - 01.11.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman sürekli ve kesintisiz çalışmasının olmadığını, davacının her yıl çağrı üzerine işbaşı yapan mevsimlik işçi olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde sezon dönemlerinde ve sipariş olduğu zamanlardaki çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini ve bu bildirimler neticesinde primlerinin eksiksiz olarak yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtları resmi yazılı belge vasfında olup aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan tüm deliller ve dinlenen tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile aynı dönemlerde ve aynı işi yapan sigortalıların açtığı ve Yargıtay tarafından onanan emsal dosyalarda sezon döneminin Eylül-Aralık ayları arasında 4 ay sürdüğü tespiti de dikkate alınarak bu dönemde devamlı-kesintisiz çalışması olduğu,
diğer dönemlerde SGK’ya yapılan bildirim bağlamında hizmetinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme esas alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli Bilirkişi Önder Berkan tarafından sunulan 22.06.2022 tarihli ek rapordaki tespitlere göre; ... TC Kimlik numaralı (ölü) ...'ın davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic.
A.Ş.'ne ait ....01 sicil numaralı işyerinde geçici işçi statüsünde 24.07.2001 – 01.11.2005 tarihleri arasında toplam 839 gün, sezon olan yılın Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kesintisiz; diğer dönemlerde ise, SGK’ya yapılan bildirim kadar, hizmet akdiyle ve sigorta primine esas asgari ücretle çalıştığı, 184 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığı,
buna göre 2001/3 üncü dönemde 47 gün, 2002/3 üncü dönemde 34 gün, 2003/2 nci dönemde 41 gün, 2004/6 ncı ayda 1 gün, 2004/7 nci ayda 4 gün, 2004/8 inci ayda 4 gün, 2004/9 uncu ayda 8 gün, 2004/10 uncu ayda 2 gün, 2004/12 nci ayda 30 gün, 2005/2 nci ayda 2 gün, 2005/3 üncü ayda 6 gün 2005/10 uncu ayda 5 gün olmak üzere toplam 184 günlük çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak, "1-Davanın kısmen kabulüne, davacıların murisi ...
TC Kimlik numaralı ( ölü) ...'ın davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş'.ne ait ....01 sicil numaralı işyerinde geçici işçi statüsünde 24.07.2001 – 01.11.2005 tarihleri arasında toplam 839 gün, sezon olan yılın Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kesintisiz; diğer dönemlerde ise, SGK’ya yapılan bildirim kadar, hizmet akdiyle ve sigorta primine esas asgari ücretle çalıştığı, bu çalışmalarının 655 gününün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği,
2001/3 üncü dönemde 47 gün, 2002/3 üncü dönemde 34 gün, 2003/2 nci dönemde 41 gün, 2004/6 ncı ayda 1 gün, 2004/7 nci ayda 4 gün, 2004/8 inci ayda 4 gün, 2004/9 uncu ayda 8 gün, 2004/10 uncu ayda 2 gün, 2004/12 nci ayda 30 gün, 2005/2 nci ayda 2 gün, 2005/3 üncü ayda 6 gün 2005/10 uncu ayda 5 gün olmak üzere toplam 184 günlük çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğinin ve bildirimi yapılmayan dönemlerde günün cari asgari ücreti karşılığı çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Tar. Ürn. İth. İhr. San. ve Tic.
A.Ş. vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkili şirkette kesintisiz değili aralıklı (mevsimlik) çalışma yapıldığını ve davacının mevcut çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, yerel mahkemece delillerin hatalı olarak değerlendirildiğini, davacının sezon dönemi dışındaki çalışmalarının 15 gün olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davacının bütün hizmet süresinin Kuruma bildirildiği kadarıyla sınırlı olduğunu, emsal nitelik taşıyan, davacı ile aynı dönemlerde çalışan işçilerce açılan ve Yargıtay tarafından onanan kararlarda sezon döneminin Eylül-Aralık olduğu,
bu dönemlerde tam çalışma yapıldığı sezon dışındaki iki dönem (sekiz ay) ise Kuruma bildirildiği kadar çalışma yapıldığının tespit edildiğini, yerel mahkemece 15 günlük çalışmanın kabulüne ilişkin verilen kararın somut gerçekliğe ve dosya muhteviyatında mevcut delillere aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.İstinaf kanun yoluna başvuran fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının Kurum kayıtlarında olan hizmet süreleri dışında bir çalışması bulunmadığını, davacı tarafça çalışma iddiası resmi belgelerle ispatlanmamış olmasına rağmen bilirkişilerce 4 aylık sezon ve 30 gün üzerinden çalışma kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin ve net bir şekilde davacının çalışma olgusunu ispatlayacak delil bulunmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının,
çalıştığını iddia ettiği dönemde imzasını içeren hiçbir ücret bordrosu-puantaj kaydı bulunmadığının davacının bu dönemlerde çalışmadığının göstergesi olduğunu, yeterli delile ulaşılamadığını, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İş bu davada dinlenen çalışması kayıtlara yansımış olmasından dolayı beyanlarının görgüye dayalı olduğu anlaşılan tanıkların anlatımından açıkça anlaşıldığı üzere sezon döneminde, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında tüm çalışanların tam çalıştığı sübuta ermiş olmakla ilk derece mahkemesinin bu dönemlere ilişkin kısmen kabul kararında bir isabetsizlik görülmemiş; ayrıca işveren tarafından sunulan puantaj kayıtlarında yer aldığı halde eksik bildirim yapılan sezon dışı dönemlere ilişkin günlerin de tespitinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
Yargıtay 10 uncu Hukuk Dairesinin hizmet tespitine ilişkin davada verilen 2018/5204 esas ve 2019/2128 karar sayılı ilamında "...6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı,
hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin davanın esasına ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, kısmen kabule uygun hüküm kurulmaması, Sosyal Güvenlik Kurumunun davadaki taraf sıfatının davalı olmasına rağmen lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, davada taraf sıfatı bulunmayan kaymakamlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve kısmen kabule göre davalı İçişleri Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir..." tespitine yer verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın yargılama gideri ve bu kapsamda olan vekalet ücretinin takdirinin isabetli olmadığı anlaşılmakla davalının ve feri müdahil kurumun istinaf talebi yerinde bulunmuş olmakla kararın düzeltilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği kabul görmüştür." gerekçesiyle;
"1-Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Saruhanlı Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nden verilen 05.10.2022 tarih, 2019/399 Esas ve 2022/397 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
1.1-Davanın kısmen kabulü ile davacılar murisi ...'ın davalı işverene ait, ... sicil sayılı işyerinde, dönemin asgari ücreti ile 2001/3 üncü dönemde 47 gün, 2002/3 üncü dönemde 34 gün, 2003/2 nci dönemde 41 gün, 2004/6 ncı ayda 1 gün, 2004/7 nci ayda 4 gün, 2004/8 inci ayda 4 gün, 2004/9 uncu ayda 8 gün, 2004/10 uncu ayda 2 gün, 2004/12 nci ayda 30 gün, 2005/2 nci ayda 2 gün, 2005/3 üncü ayda 6 gün, 2005/10 uncu ayda 5 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine,
1.2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8747, K. 2023/9574, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama