İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8857 K.2023/9250

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/8857Karar2023/9250Tarih5 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.410 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/8857 E., 2023/9250 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2023
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2019/173 E., 2023/61 K.
Hüküm/karar
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.410 kelime·7 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu Kararı ile bozulması üzerine Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı idarenin müvekkiline bağladığı ölüm aylığını boşandığı eşiyle beraber yaşadığı gerekçesiyle kestiğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin eski eşi ...’den ... 7.Aile Mahkemesinin 26.05.2006 T., 2006/237 E., 2006/413 K.sayılı karararıyla yoksulluk nafakası olmaksızın boşandığını, çocukları Umut’un velayetinin anneye verildiğini, babayla şahsi görüşmenin mahkeme tarafından planlandığını, ancak çocuklarının küçük olması,

çocuğun babasına olan ihtiyacı nedeniyle boşanma sebeplerinde fena muamele olmasına rağmen eski eşinin evlerinde yahut eve yakın yerlerde görüşmelerine izin verdiğini, eve giriş ve çıkışlarının baba-oğul ilişkisinden kaynaklandığını, bundan fiilen yaşadıkları gibi bir sonucun çıkartılamayacağını, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık GM’ne 10.03.2010 tarihinde gönderilen yazı uyarınca adresini yanlış bildirenlere uygulanana idari para cezasının müvekkiline ya da eski eşine uygulanmadığını, müvekkillerinin eski kayınvalidesi Kamiran Başer’ın demans hastası olduğunu,müvekkilinin 22.04.2011 tarihinde ...

14.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/914 E., 2011/837 K. sayılı kararıyla kendisine vasi olarak atandığını,eski kayınvalidesine evinde bakmayı üstlendiği için eski eşin bu evi ziyaret ettiğini, 2010/106996 sor.numaralı olay nedeniyle müvekkilinin boşanmış bir kadın olduğunu ifşa etmek de istemediğini, evli olduğunu veya dul olduğunu söylemeyerek medeni hali konusunda etrafa herhangi bir açıklama yapmadığını, müvekkilinin babasından dolayı almış olduğu aylığın kesildiğin ancak, davalı Kurumca eksik ve hatalı inceleme yapıldığını,

müvekkilinin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını beyanla yetim aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptaliyle kesilen aylıkların yasal faiziyle birikte ödenmesine devam edilmesi gereğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili davaya cevap dilekçesinde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin son fıkrasında boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, ödenmiş olan tutarın 96 ncı madde uyarınca geri alınacağı hükmünün bulunduğunu, davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıklarının sosyal güvenlik denetmenin raporuyla tespit edildiğini, davacının vefat eden babasından almış bulunduğu aylıklarının kesilmesinin gerektiğinin anlaşıldığını, davacıya bağlanan aylıkların iptal edildiğini, kendisine ödenen aylıkların faiziyle birlikte geri istendiğini belirterek, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini telep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi 17.12.2012 tarihli ve 2011/862 E., 2012/85 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davalı kurum tarafından davacıya 506 sayılı Kanun hükümleri uyarınca bağlanmış olan aylığın kesilmesine ilişkin işlemin iptaline, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faiz ile birlikte ödemeye devam edilmesi gereğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 04.06.2013 tarihli ve 2012/7532 E., 2013/11717 K. sayılı kararı ile "..Somut olayda, 07.02.2011 tarihli kontrol memuru raporunda bahsedilen çevresel araştırmasıyla eşlerin beraber yaşadıklarına dair tutulan tutanaklara istinaden "boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği" yönündeki tespit üzerine yetim aylığı 19.10.2008 tarihi itibariyle kesilmiş, 19.10.2008-18.04.2011 tarih aralığı için yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç çıkarılmıştır.

Mahkeme gerekçesinde 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince bağlanan aylığın kesilmesinin ancak 506 sayılı Kanunda bir hüküm bulunması halinde mümkün olduğundan, söz konusu yasada da eşinden boşandığı halde fiilen birlikte yaşayan şahısların daha evvelden bağlanan ölüm aylıklarının kesilmesini gerektiren herhangi bir hüküm bulunmadığından,

bu nedenle eldeki dava açısından herhangi bir etkisi olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş ve Kurum da davacı aylığını 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi sonrasında keserek borç çıkarmıştır. Mahkemenin kabul kararına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. HGK. 24.04.2013 gün ve 2012/21-1404E.-2013/578 K. sayılı Kararı da bu yöndedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2013 tarihli ve 2013/554 E., 2013/664 K. sayılı ilamı ile bozma ilamına ilamına uyulmayarak, önceki kararda direnilmesine dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,

C. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2019 tarihli, 2015/21-1388 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile "... somut olay değerlendirildiğinde; 411465 sigorta sicil numaralı Adem Babadağ’dan dolayı Kurumdan 3410568845 tahsis numarası ile aylık alan ...’ın aylıklarının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğinden bahisle 19.10.2008 tarihinde kesildiği ve davacıya 19.10.2008-18.04.2011 süresinde 17.049,31 TL borç çıkarıldığı, bu haliyle Kurumun davacının ölüm aylığını 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonrasında keserek tahakkuk ettirdiğinin belirgin olduğu anlaşılmış olup, mahkemenin kabul kararına ilişkin gerekçesi yerinde değildir.

Hâl böyle olunca, yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

D. İlk Derece Mahkemesi 07.03.2023 tarihli, 2019/173 Esas, 2023/61 Karar sayılı kararı ile "...Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası olup bu hükümde ölen sigortalının hak sahiplerinden; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği ve bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı düzenlenmiştir.Böylelikle boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusu, gelir veya aylık kesme nedeni ve bağlama engeli olarak benimsenmiştir.

Diğer yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş, ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu,

kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir.Somut olayda olduğu gibi Kurumun işlemine dayanak oluşturan Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından tutulan tutanaklar 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100 üncü maddeleri uyarınca aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir.Ancak bu nitelikteki tutanaklar Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından belgelere dayalı olarak düzenledikleri tutanaklardır.Eğer belgeye dayalı değillerse beyana dayanması ve imza inkârına konu olmaması gereken tutanaklardır.Başka bir anlatımla bu raporların,

sadece memur veya müfettiş tarafından düzenlenmiş olmaları, anılan raporların 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/son maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 59 ve 100 üncü maddeleri kapsamında aksinin yazılı delille kanıtlanması gereken belgeler olarak kabulleri için yeterli değildir.

Bu nedenle fiilen birlikte yaşama olgusunun kanıtlanması yönünden genel kurallar çerçevesinde delillerin toplanarak, araştırma ve değerlendirme yapılması, boşanılan eşle kurulan ilişkinin fiili olarak birlikte yaşama kapsamında yer alıp almadığının saptanması gerekmektedir.

Yüksek Mahkemeye göre uyuşmazlık konusu açısından boşanılan eşle kurulan ilişkinin “fiili olarak birlikte yaşama olgusu” kapsamında yer alıp almadığı, ilişkinin niteliği ve başlangıç tarihi açıkça ortaya konulmalıdır. Özellikle tutanak tanığı Mahbule Kın'ın beyanı ile bu tanığın ifadesi Sosyal güvenlik denetmeni Yahya Koç tarafından ifadesine başvurulan davacının komşuları olan Mehmet Kadıkmak, ..., ...’in beyanlarıyla örtüşmektedir.

Bu kişiler beyanlarında davacının ve ...’in ortak çocuklarıyla birlikte 2-3 senedir 1 numaralı dairede oturduklarını, çocuklarının Akşemsettin okulunda okuduğunu, 4-5 ay önce apartmanı ateşe verdiklerini, ikisinin de alkol sorunu yaşadıklarını, burada kiracı olduklarını ifade etmişlerdir. Tüm dosya kapsamından davacı tarafın denetmen raporunun aksini kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar. " verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, Kurum raporunun somut bir veriye dayanmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının ölen babası nedeniyle aylık almaya hak kazandığının tespiti ile Kurum tarafından boşandığı eşle birlikte yaşama gerekçesi ile kesilmiş bulunan aylığın, kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanması ve aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrasıdır.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

05.10.2023 gününde karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8857, K. 2023/9250, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8857
Karar No
2023/9250
Tarih
5 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8858 K.2023/10287
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8859 K.2023/9965
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8860 K.2023/10257
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8860 K.2023/9966
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/8861 K.2023/10310
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/8861 K.2023/9967

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.