KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/8928 E., 2024/10009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/323 E., 2023/434 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/205 E., 2021/1029 K.
Karar Metni
1.333 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının da içinde bulunduğu kamyonetin seyir halinde iken lastiğinin parçalanması ve devrilerek yan yatması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve tüm tedavilere rağmen tam olarak iyileşemediğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.11.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 301.183,72 TL sürekli iş göremezlik zararı, 4.265,87 TL belgelendirilemeyen tedavi gideri zararı, 1.755,00 TL bakıcı gideri zararına ilişkin olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazadan sonra davacının ihtiyaçlarının eksiksiz olarak giderildiğini, kazada müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin iyi niyetten yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 31.07.2007 tarihinde dava dışı ...
Küçükbayram idaresindeki kamyonetin seyir halinde iken sağ arka lastiğinin patlaması nedeniyle direksiyon hakimiyetinin kaybedilerek devrilmesi sonucu yaralandığı, 13.06.2018 tarihli SGK Sağlık Kurulu kararına göre davacının iş kazası sonucu %18,2 oranında malul kaldığı, iş kazasında tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla trafik alanında uzman, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tanzim ettirilen 10.02.2020 tarihli bilirkişi kusur raporu ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde sevk ve idaresindeki aracı kullanırken yeterli dikkat ve özeni göstermemesi,
hızını yolun gerektirdiği şartlara uydurmamasından dolayı dava dışı sürücü ... Küçükbayram'ın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, anılan kusur raporunun kazanın meydana geliş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı işveren ... Motor ve Traktör San.
A.Ş.'nin, kazalı davacının da içinde bulunduğu ... plakalı aracın işleteni olduğu, ayrıca sürücü ile davacının işvereni olduğu, meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiği, 27.09.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunda, davalı şirketin %100 kusur oranı karşılığı sorumlu olduğu maddi zararın 301.183,72 TL olduğunun tespit edildiği, adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 28.10.2021 tarihli hesap raporunda davalının kusur oranı karşılığı bakıcı gideri zararının 1.755,00 TL, faturalandırılamayan zorunlu tedavi giderinin 4.265,87 TL olduğunun tespit edildiği,
davacının manevi tazminat talebine ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda ise kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %100 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %18,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre manevi tazminat miktarının taktir olunduğu gerekçesiyle, "davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik kaynaklı maddi tazminatın 301.183,72 TL,
faturalandırılmayan tedavi giderinden kaynaklı maddi tazminatın %100 kusur karşılığı 4.265,87 TL, bakıcı gideri zararından kaynaklı tazminatın kusur karşılığı 1.755,00 TL olduğunun tespiti ile maddi tazminat isteminin kabulüne, toplam 307.204,59 TL maddi tazminatın 31.07.2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %100 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %18,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 25.000,00 TL manevi tazminatın 31.07.2007 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davalı şirket ile kaza arasındaki illiyet bağının sürücünün %100 kusuru nedeniyle koptuğu, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kazaya neden olan lastik patlamasının mücbir sebeple meydana geldiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, talep edilen miktarın fahiş miktar içerdiğini, maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranı ve bağlanması kararlaştırılan gelir miktarının hatalı olduğunu SGK tarafından hazırlanan sürekli iş göremezlik raporunda davacının yapmış olduğu işin mahiyetinin değerlendirmeye katılmadığını,
iş kazasından sonra davacının 8 yıldan daha fazla süre çalışmaya devam ettiğini, davacının sektör satış uzmanı olup el becerisine ihtiyacını bulunmadığını, Mahkemece maluliyete ilişkin maaş bağlanıp bağlanmadığı konusunda araştırma yapılmamasının hatalı olduğunu, davacının uzun yıllar işyerinde çalıştığı ve zamanaşımının dolmasına yakın bir süre kala dava açmasının kötü niyetli olduğunu bildirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işverenin gözetim ve denetim sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu, davalının kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, davalının maluliyet raporunda belirlenen maluliyet oranı ve bağlanması kararlaştırılan gelir miktarının hatalı olduğu SGK tarafından hazırlanan sürekli iş göremezlik raporunda davacının yapmış olduğu işin mahiyetinin değerlendirmeye katılmadığı yönündeki istinaf sebebinin SGK ya itiraz ve sonrasında SGK nın taraf olduğu dava ile sonuçlandırılabilecek hususlar olup, mevcut davada çözümlenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği,
mahkemece gelirlerin araştırıldığı, dava açma anayasal hak olup kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalı şirket ile kaza arasındaki illiyet bağı sürücünün %100 kusuru nedeniyle koptuğundan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kazaya neden olan lastik patlamasının mücbir sebep sayılacağını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, hükmedilen miktarın fahiş olduğunu, sürekli iş göremezlik oranı ve Kurum tarafından bağlanması kararlaştırılan gelir miktarının hatalı olduğunu SGK tarafından hazırlanan sürekli iş göremezlik raporunda davacının yapmış olduğu işin mahiyetinin değerlendirmeye katılmadığını, davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını, davacının uzun yıllar işyerinde çalıştığı ve zamanaşımının dolmasına yakın bir süre kala dava açmasının kötü niyetli olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3. Değerlendirme A. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. Somut olayda, davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısıma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8928, K. 2024/10009, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama