KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9101 E., 2024/12650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Tarihi
- 12.05.2023
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/489 E., 2022/413 K.
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... Ankara Beton San. A.Ş. ile davalı Sincan Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 20.05.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... Ankara Beton San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının gerek kayden ve gerekse fiilen müvekkili işyerinde bir çalışmasının bulunmadığını, davacının çalıştığı işyerinin 2012 yılından itibaren dava dışı ... Yapı Ltd. Şti.’ye kiralandığını, bu binada müvekkili şirketin değil, kiracı şirketin kendi nam ve hesabına faaliyet gösterdiğini, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, kabul anlamında olmamak üzere, kazanın meydana gelmesinde diğer davalı Sincan Belediyesine ait araç şoförünün tam ve ağır kusurlu olduğunu, bu sebeple tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın haksız ve oldukça yüksek olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Sincan Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası geçiren davacı işçi ve diğer davalılar ile müvekkili İdarenin herhangi bir ilgisi bulunmadığından, davacının uğramış olduğu iş kazası sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsedilen 242025915 numaralı poliçenin 04.05.2015-04.06.2016 vadeli olması nedeniyle kaza tarihini kapsamadığını, dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli müvekkili şirket tarafından düzenlenmiş sigorta poliçesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhine açılan davanın reddine, 2.095,96 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın ... Ankara Beton A. Ş. ile Sincan Belediyesi Başkanlığından kaza tarihi olan 20/05/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi ve manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemlerin reddine, tedavi, ilaç, yol, ulaşım giderlerine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Ankara Beton San. A.Ş. ile davalı Sincan Belediye Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusursuz olması ve uğradığı zararın ağırlığı nedenleriyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin bütünüyle kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Ankara Beton San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin işyerinde çalışmasının bulunmadığını, davacının çalıştığı işyerinin bulunduğu taşınmazın müvekkili şirket tarafından 2012 yılından beri dava dışı ... Yapı Ltd. Şti.’ye kiralandığını ve bu binada müvekkili şirket değil kiracı şirketin kendi adı ve hesabına faaliyet gösterdiğini, bu sebeple, davacının zararlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, diğer taraftan davacının maluliyeti bulunmadığı halde müvekkilinin maddi zarardan sorumlu tutulmasının da hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davalı Sincan Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın muhatabının müvekkili Belediye olmadığını, zira diğer davalı ile müvekkili Belediye arasında hiçbir şekilde asıl/alt işveren ilişkisi kurulmadığını, bu nedenle davacının uğramış olduğu iş kazası sebebiyle müvekkil Belediyenin sorumlu tutulamayacağı ve müvekkili Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak kararın kaldırılması ile davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı araç ile sürücüsü dava dışı ...’in olduğu Sincan-2 plakalı yol süpürme aracının 20.05.2017 tarihinde çarpışması suretiyle gerçekleşen trafik iş kazasında, ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının malul kalmayacak şekilde yaralandığı, kazaya karışan araçların ... Ankara Beton San.
A.Ş. ile davalı Sincan Belediye Başkanlığına ait olduğu, her iki davalının da araç işleten sıfatıyla davacının zararlarından sorumlu oldukları, kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından yapılan inceleme sonucunda ise Sincan-2 plakalı yol süpürme aracını sevk ve idare eden dava dışı ...’in %75 oranında, ... plakalı aracı sevk ve idare eden dava dışı ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu 3 kişilik bilirkişi kurulu raporuyla tespit edildiği,
Sosyal Güvenlik Kurumu inceleme raporuyla uyumlu olan kusur raporunun, dosya kapsamına ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümlerine uygun bulunduğu, keza maddi tazminat hesabına da itiraz edilmekte ise de, hesap raporunda yapılan tespit ve hesaplamalarda dosya kapsamına, Yargıtay uygulamasına ve yasaya aykırı bir yön görülmediği,
ayrıca davacının yaşı, kazanın oluş şekli, kusur dağılımı, davacının sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları ve özellikle kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşmaması ile 22.06.1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler birlikte gözetildiğinde, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazının da yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı ve davalı ... Ankara Beton San. A.Ş. ile davalı Sincan Belediye Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9101, K. 2024/12650, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama