İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9300 K.2023/10359

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince…

Esas2023/9300Karar2023/10359Tarih26 Ekim 2023Okuma6 dk · 1.176 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2023/9300 E., 2023/10359 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3768 E., 2023/1359 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... Anadolu 19. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/165 E., 2022/540 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.176 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davalı idarenin müvekkilin emekliliğe hak kazanması sebebiyle emekli aylığı bağlanması için yaptığı başvuruyu reddederek müvekkilin emekliliği hak kazanmadığına karar verdiğini, davalının emekli olamama gerekçesinin ise “09.12.2020 tarihinde doğum tarihi 21.12.1973 olarak tashih edilmişse de emeklilik yaşı hesabında 06.08.1991 tarihli işe girişteki 21.12.1975 doğum tarihinin esas alınacağı” olduğunu, verilen kararın yaş tashihi ile ilgili olmayıp, kayıt tashihi ile ilgili olduğunu, müvekkilin sigortalılık başlangıç tarihindeki doğum tarihi 21.12.1973 olduğunu buna göre emekliliğe hak kazandığının kabulünün gerektiğini,

davacının yaş tahsisinin nüfus memurunun hatası sebebiyle gerçekleştirildiğini, davacının 06.08.1991 yılında sigortalı olarak çalışmaya başladığında SGK kayıtlarına göre doğum tarihi 21.12.1973 olduğunu, evlenirken de doğum tarihinin aynı olduğunu, davacının evliliği sona erdiğinde kütük nakli değişimi sırasında doğum tarihi 21.12.1975 olduğunu, müvekkilin kardeşi ile arasında 5 ay olması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan doğum tarihinin 1975 olmasının mümkün olmadığını bu sebeplerle davacının emekliliğinin başlatılmaması hakkında verilen kararın iptalini,

müvekkilin yaş şartını sağladığı andan itibaren emekli sayılmasının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacı tarafın emeklilik aylığına hak kazandığının ve Kurum tarafından emekliliğinin başlatılmaması hakkında verilen işlemin iptaline karar verilmesi istemi ile açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kanunun öngördüğü emekliliğe ilişkin yaş şartlarını taşıdığına yönelik davacı iddialarının yersiz olduğunu, yasa ve mevzuatlara aykırı bir işlem tesis edilmediğini bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " iş kazası ve meslek hastalığı durumunda hak sahiplerine bağlanacak gelir hesaplanırken iş kazası veya meslek hastalığının rapor ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı doğum tarihlerinin esas alınacağı hususunun 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde düzenlendiği, sigortalıların yasaya bağlı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınamayacağına ilişkin amir hüküm bulunduğu, bu hususunda 506 sayılı Kanun'un 102 nci maddesi ile düzenlendiği,

somut olayda davacının 06.08.1991 tarihinde ilk kez sigortalılık niteliğini kazandığı, yaş tashihinin ise 18.11.2020 tarihinde olması karşısında ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı yönündeki yerleşik yargıtay içtihatlarının gözetildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, tahsis işleminin "sigortalıların iradesi dışında nüfus idaresince yapılan maddi hataların giderilmesi amacını taşıması nedeniyle" yapıldığını, davacının sigortalı olarak çalışmaya başladığında SGK kayıtlarına göre doğum tarihinin 21.12.1973 olduğunu, evlenirken de doğum tarihinin aynı olduğu halde davacının evliliği sona erdiğinde kütük nakli değişimi sırasında nüfus memuru hatasıyla doğum tarihinin 21.12.1975 yazıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "Dava, Kurum işleminin iptali ile mahkemece düzeltilen doğum tarihinin sigortalılık ve tahsis işlemlerinde esas alınması suretiyle yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, yaş düzeltmeye ilişkin yargı kararının yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 120/2 nci maddesi, (Bağ-Kur Kanunu'nun 66 ncı maddesi ) bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir.

Gerçekten anılan yasanın 120/2 nci maddesi (66 ncı maddesi ) çok açık olarak “malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri .... esas tutulur” hükmünü içermektedir.

Hiç bir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Nitekim Bağ-Kur Kanun'nun 66 ncı maddesi Sosyal Sigortalar Kanunu'nun120/2 nci maddesi ve Emekli Sandığı Kanunu'nda da anılan maddeye paralel hükümler getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas sayılı kararı da bu yöndedir.

Bu özel düzenleme dışındaki kesinleşmiş bir yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 06.08.1991 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu, ... Anadolu 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/69 E- 249 K sayılı ilamı ile ( davacının doğduğu tarihte anne- babası evli olmadığından doğum tarihini 21.12.1975 olarak kaydettirdiklerinden bahisle açılan davada) 21.12.1975 olan doğum tarihinin 21.12.1973 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın 09.12.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının 30.12.2021 tarihli tahsis talebinin Kurum tarafından 13.01.2022 tarihli yazı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.

Davacı kadın sigortalının 23.05.2002 tarihinde 9 yıl 10 ay 17 gün sigortalılık süresi bulunduğundan yaşlılık aylığı talebi ile ilgili olarak 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin (B) fıkrası (ı) bendine göre talep tarihinde 20 yıl sigortalılık süresinin bulunması, 48 yaşını tamamlaması ve en az 5525 gün prim ödemesinin bulunması gerekmektedir. Tahsis talep tarihinde 46 yaşında olduğundan Kurum tarafından talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının 06.08.1991 tarihinde sigortalılığının başladığı, doğum tarihinin 09.12.2020 kesinleşme tarihli yaş tashihi kararı ile 21.12.1973 olarak düzeltilmesine karar verildiği, yaş tashihi kararının sigorta başlangıcından sonra verilip kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkeme kararlarının kesinleşme tarihinden itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı tartışmasızdır. Bu durumda yukarıda belirlenen esaslar gözetildiğinde ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin sigorta işlemlerinde dikkate alınmayacağı ve davacının tahsis talep tarihi olan 30.12.2021 tarihi itibariyle 48 yaş şartını tamamlamadığı, Kurum işlemiyle mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; mahkemece yapılan değerlendirmenin ve davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla"; davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 30.12.2021 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 120/2 ve geçici 81 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9300, K. 2023/10359, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9300
Karar No
2023/10359
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/9300 K.2023/10572
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/9300 K.2023/11628
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/9301 K.2023/10573
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/9301 K.2023/9737
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/9301 K.2023/11433
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/9302 K.2023/10574

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.