KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9542 E., 2025/1432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1046 E., 2023/853 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2010/511 E., 2022/1148 K.
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aylıkların ödenmesi ve aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Fransa'ya işçi olarak çalışmak amacıyla gidişinden önce 01.09.1965 tarihinde hizmet akdine istinaden çalışması nedeniyle .... sigorta sicil numarası ile tescil edildiği, 01.09.1965-31.07.1973 tarihleri arasında 255 gün çalıştıktan sonra Fransa'ya işçi olarak gittiği ve 31.12.2002 tarihine kadar fiili çalışmasını sürdürdüğü, sosyal güvenlik bağlantısını devam ettirdiği, 2003 yılı şubat ayında Fransa'dan pasaportunu kaybederek Türkiye'ye kesin olarak döndüğü,
Fransa'da iken 720 gün askerlik borçlanması ile 01.10.1973 - 08.07.1995 tarihleri arasındaki 7837 günü 3201 sayılı Kanun gereğince yurt dışı hizmet borçlanması yaptığı ve 1996 ocak ayındaki tahsis talebi nedeniyle kendisine 01.02.1996 tarihinden itibaren .... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığı,
3201 sayılı Kanun'da 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler üzerine oluşturulan yargısal içtihatlara göre yurt dışından kesin dönüş yapıldığı tarihten itibaren kesilen yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilmesi ve 01.04.2003-18.04.2007 tarihleri arasındaki istirdadı istenen 26.257,90 TL tutarındaki aylıklardan ve bunlara ilişkin faiz isteminden vazgeçilmesi,
19.04.2007 tarihinden itibaren ise yeni bir tahsis istemine gerek kalmaksızın ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilmesi gerektiği iddiasıyla davacının... tahsis numaralı yaşlılık aylığı tahsis işleminin 01.04.2003 tarihinden itibaren geçerli sayılarak yeni bir tahsis istemine gerek kalmaksızın 01.04.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 01.04.2003-18.07.2007 tarihleri arasındaki ödenen yaşlılık aylıklarından 26.250,00 TL borçlu olmadığının tespitine,
19.04.2007 tarihinden itibaren ödenmesine devam edilmesi gereken yaşlılık aylıklarından şimdilik 3.750,00 TL'nin tahsili ile faiz ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, aksine tesis edilen ve SSK .... Sigorta Müdürlüğünün 08.05.2007 tarih ve 92 sayılı davalı başkanlığın 28.03.2007 T. ve 232030 sayılı işlemlerinin kısmen iptali ile yaratılan sataşmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle.... sigorta sicil numaralı davacı ...'ın Fransa'da 01.10.1973-08.07.1995 sürelerinde geçen toplam 7837 gün çalışmalarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanmak için 10.01.1996 tarihli dilekçe ile tahsis talebinde bulunduğu,
borçlanmasına esas beyan ve taahhüt belgesinde yurda 09.07.1995 tarihinde kesin olarak döndüğünü beyan ettiği, davacının borçlanma talebi uygun görülerek yurtdışında 01.10.1973 - 08.07.1995 süresinde geçen çalışmaları için adına tahakkuk ettirilen 7837 ABD dolar borcunu 09.01.1996 tarihinde ödeyerek 27.07.1999 tarihli dilekçesi ile yaşlılık sigortasından aylık talebinde bulunduğu, davacının yurtdışı hizmet borçlanması iptal edilmemiş olup geçerli olduğu,
ancak borçlandığı hizmetler karşılığında bağlanan yaşlılık aylığı 506 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 6. maddesinin A paragrafındaki yurda kesin dönüş şartı yerine getirilmediğinden 01.02.1996 tarihinden itibaren iptal edildiği, davacıya 01.02.1996-18.04.2007 süresinde yapılan yersiz ödemeler bu güne kadar tahsil edilemediği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacıya 19.04.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının tekrar bağlanması gerekirken bağlanmaması nedeniyle 19.04.2007 tarihindeki aylığı olan (ek ödeme dahil) 679,11 TL'nin dava tarihi olan 21.06.2010 tarihine kadar aylıklara gelen zamlar kadar arttırılarak davacının bu tarih itibariyle hak edeceği aylık ve yasal faiz tutarlarının ne olduğunun tespiti gerektiği, davacının ödeme döneminin her ayın 19 uncu günü olduğu ve 19.04.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasının gerektiği,
en son yaşlılık aylığının ek ödeme dahil 679,11 TL olduğu gözetildiğinde ve 5510 sayılı Kanun’un 55/1 ve 2 maddesine gör davacının aylıklarının her yılın ocak ve temmuz ayında arttırılması gerektiği, davacının ek ödeme dahil 679,11 TL olan 19.03.2007-18.04.2007 dönemi aylığına göre, aylık tutarları ve 21.06.2010 tarihine kadar işleyecek yasal faiz (%9) tutarı tespit edildiği, sonuç olarak davacının 19.03.2007-21.06.2010 dönemi güncellenmiş aylık tutarlarına göre toplam alabileceği yaşlılık aylığı tutarı 26.608,66 TL olup, her bir ödeme tarihinden 21.06.2010 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ise 4.124,05 TL olarak hesaplandığı,
Beyşehir 1. Asliye Hukuk (İş Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin 2007/277 Esas 2019/426 Karar sayılı ilamı ve T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2019/3024 Esas 2021/169 Karar sayılı kararında "Somut olayda davalının getirtilen güncel yurt dışı hizmet cetveline göre 2004 yılından sonra yurtdışında çalışması, ikamete dayalı sosyal niteliğinde yardım, işsizlik ödeneği alması söz konusu olmadığından 31.12.2004 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığının kabulü gerekir.
Davacı 01.01.2005 tarihi itibariyle aylığa hak kazanmış olmakla davacı Kurumun 01.02.1996-31.12.2004 tarihleri arasında ödenen aylıkları talep edebileceği, bunun da tutarının 22.391,11 TL olduğu belirlenmiştir." belirtildiği görüldüğünden davacının yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespiti talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, işbu davada davacının 19.04.2007 tarihinden itibaren ödenmesine devam edilmesi gereken yaşlılık aylıklarının faizi ile tahsil edilmesinin talep edildiği,
tanzim ettirilen 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının 19.03.2007-21.06.2010 dönemi güncellenmiş aylık tutarlarına göre toplam alabileceği yaşlılık aylığı tutarı 26.608,66 TL olup her bir ödeme tarihinden 21.06.2010 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ise 4.124,05 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davacının yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespiti talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 19.04.2007 tarihi başlangıç kabul edilmek sureti ile taleple bağlı kalınarak 21.06.2010 dava tarihine kadar 26.608,66 TL'nın ödeme tarihine kadar geçecek süre için ay be ay hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının 19.04.2007 tarihi başlangıç kabul edilmek sureti ile 21.06.2010 tarihinden sonrası için her bir yaşlılık aylığı için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması ve değerlendirilmesine ilişkin yönetmeliğin 15. madde 2. fıkrası gereğince 31.12.2004 tarihi olan kesin dönüşünden sonra bir tahsis talebinin olmadığı, Kurum işlemlerinin kanuna uygun olduğu, dava açılmasına Kurumun sebebiyet vermediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aylıkların ödenmesi ve aksine Kurum işlemlerinin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz edenin sıfatına göre davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9542, K. 2025/1432, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama