KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2023/9838 E., 2023/10728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2521 E., 2023/2107 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/74 E., 2021/32 K.
Karar Metni
994 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, davacının 01.08.1992 - 01.02.2003 tarihleri arasında sigortalı hizmetinin tespitini karar verilmesini talep ve dava etmiş; 26.09.2019 tarihli duruşmada davacı vekili imzalı beyanıyla, davacının son çalışma döneminin dava dilekçesinde sehven 01.02.2003 tarihi yazılmış olduğunu, taleplerinin 01.02.1994 tarihi olduğunu bildirmiştir.Davacı vekili 25.02.2021 tarihli celsedeki beyanında özetle; " 28.02.1993 tarihinden sonraki talebimizden vazgeçiyoruz, 01.08.1992 - 28.02.1993 tarihleri açısından müvekkilimin davalıya ait işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep ediyoruz" beyanında bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı şirketin ticaret sicilden silinmesi nedeniyle ihyası yapılmış, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/606 Esas sayılı dosyası kararıyla şirket ihya edilmiş, tasfiye memuru atanmış, dava dilekçesi ve duruşma günü tasfiye memuruna usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara vekili katılmamış, vekaletname sunulmuştur.
2. Fer'i müdahil SGK vekili; duruşmada davayı kabul etmediklerini savunmuş, beyan dilekçesi sunmuş, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini, tanık beyanı dışında yazılı delillerle davanın ispatı gerektiğini, işyerinin kapsamının araştırılması gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince;"... 1-Davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde Kuruma bildirilenler dışında 01.08.1992 - 28.02.1993 tarihleri arasında 210 gün, günlük 48.300 TL (eski para) kazanç ile daha 506 sayılı Kanun uyarınca hizmet akdi uyarınca çalıştığının tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine,... "dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksi ancak aynı değerde yazılı delil ve belgeler ile ispat edilebileceği, buna rağmen sadece sözlü beyanlara istinaden hüküm verilmediği, Mahkemece eksik inceleme sonucunda gerekli araştırma titizliği gösterilmeden hüküm tesis edildiği, Mahkemece beyanları hükme esas alınan tanıkların hangi sürelerde sigortalı oldukları, çalıştıkları süre ile tespite karar verilen sürelerin örtüşüp örtüşmediğinin araştırılmadığı gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davacının işe giriş bildirgesinin 01.08.1992 tarihinde süresinde davalı Kuruma verildiği, bu bildirim dışında herhangi çalışma kaydının bulunmadığı, ancak sunulan Sağlık Müdürlüğü belgeleri ve dinlenen tanık beyanlarıyla davacının bildirgenin verildiği 01.08.1992 tarihinden tanığın bildirimi bulunan 28.02.1993 tarihine kadar davalı şirket kliniğinde fiilen çalıştığının sabit olduğu, davalı işverenin talep edilen sürede yasa kapsamında bulunduğu, işe ilk giriş bildirgesinin verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin geçmediği,
davacı vekilince ispatlanan fiilen çalışılan dönem dışındaki taleplerinden de vazgeçtiğinden, bilirkişi raporunda belirtilen sürelerden 01.08.1992 - 28.02.1993 tarihleri açısından raporda belirtilen ücret ile davanın kısmen ispatlandığı, ispatlanan süre yönünden tespitin yapılması gerektiği, diğer süreler açısından talebin reddinin gerektiği ...." gerekçesiyle mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i Müdahil Kurum vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)123 üncü madde, 124 üncü maddesi, 150 inci madde , 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 7 nci ve 8 inci maddelerinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla, buna göre sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir ve kişiler ile sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü de,
yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, sosyal güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez.
Ancak, anılan Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150 inci maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir.
2. Dosya kapsamı incelendiğinde, Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla davacının pratisyen hekim olarak çalıştığını iddia etmesi karşısında aynı hastanede çalışan diğer doktorlar, hastane yöneticisi, hastane başhekimlerinin de dava konusu edilen dönemde kendi çalışma kayıtları tespit edilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı öte yandan davacı tarafından tanzim edilmesi gereken poliklinik defter örnekleri ve reçete örneklerinin ibrazı da istenerek, talep irdelenmelidir.
3. Eldeki davada, talep 01.08.1992 ile 01.02.2003 dönemine ilişkinken en son 25.01.2022 tarihli celse beyanı ile talep sonucunun 28.02.1993 olarak belirlenip fazlaya ilişkin talepten vazgeçildiği ifade edilmiştir. Mahkeme gerekçesinde, kamu düzenine ilişkin ve re'sen araştırma ilkesine tabi olan dava konusu uyuşmazlıktan vazgeçilemeyeceği, feragat edilemeyeceğii gözetilmeksizin 28.02.1993 sonrası istemden vazgeçildiği yönündeki ifade ile ve ispatlanan dönemle sorumlu şekilde karar verildiğini belirterek, yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece, bu tür uyuşmazlıklardan vazgeçilemeyeceği gözetilerek, 25.02.2022 tarihli celse beyanındaki talebin 28.02.1993 öncesine ilişkin HMK 123 üncü ve 150 inci maddeler kapsamında irdeleyip sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9838, K. 2023/10728, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama