KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10022 E., 2024/10209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/551 E., 2024/1562 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 50. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/354 E., 2022/202 K.
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1991 tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının talepleri konusunda müvekkili Kurumun taraf sıfatının olmadığını beyanla, davanın husumet yönünden reddine aksi kanaatte olunması durumunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, 01.10.1991 tarihinde bir gün hizmet akdi ile sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplanan delillerin karar açısından yeterli olmadığını, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, davanın sübut bulmadan dosyanın karara bağlandığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına 01.10.1991 tarihinde işe başlamayı gösterir işe giriş bildirgesinin 31.10.1991 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği, Mithatpaşa Vergi Dairesinin yoklama tutanağına göre işyerinde, 25.02.1991-31.05.1992 tarihleri arasında vergiye tabi faaliyet yapıldığı, Bolu Askerlik Şube Başkanlığının 26.05.1997 tarihli yazısında davacının askere sevk tarihinin 22.11.1995, terhis tarihinin 26.05.1997 olduğunun belirtildiği, bordro tanık beyanları ile fiili çalışmanın doğrulandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, işyerinin vergi kayıtları, davacının askerlik kayıtları, ilk işe giriş bildirgesi ve fiili çalışmayı doğrulayan tanık beyanları dikkate alınarak Mahkemece verilen kararının yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.10.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, ... Ltd.
Şti. ünvanlı işverenin 213581 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.10.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin sigortacılık mahiyetinde olduğu ve Kanun kapsam döneminin 01.05.1991-30.05.1992 tarihleri arası olarak bildirildiği, işyerinden 1991/2. dönemi için dönem bordrosu verildiği, ancak 1. dönem ile dava konusu 3. dönemden bordro verilmediği, ayrıca işyeri ile ilgili Mithatpaşa Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 25.01.1991 ve 23.10.1992 tarihli yoklama fişlerinde çalışanlara ilişkin bir bilginin olmadığı,
Mahkemece yalnızca emniyet vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı ve dava konusu dönemde ilişkin komşu işyeri ve çalışanının tespit edilemediği, dinlenen davacı tanıklarından 91/2. dönem çalışanı ... ile yine aynı iş yerinde çalıştıklarını beyan eden ancak dosyada hizmet dökümleri olmadığı için beyanları denetlenemeyen ... ile ...'ın dinlendiği,geniş çaplı bir komşu işyeri araştırmasının yapılmadığı böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece dava konusu tarihte davalı işyerine komşu işyeri ve çalışanları belediye, SGK ve vergi dairesi nezdinde de araştırılarak tespit edilenlerin sigorta ve vergi kayıtları getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ...'ın hizmet döküm cetvelleri ile aynı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri olup olmadığı araştırılarak celbedilmeli ve buna göre beyanları denetlenmeli,
komşu işyeri tanıklarının bulunamaması yada beyanlarının yetersiz olması halinde taraflara sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Kabule göre de, davacının sigorta başlangıcı istemli davasında (1) gün süre ile çalıştığının yanı sıra aynı tarihin sigorta başlangıcı olduğuna da hükmedilmesi ile işveren ünvanı ve işyeri sicil numarası belirtilerek infaza elverişli bir hüküm kurulması yerine yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10022, K. 2024/10209, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama