KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10292 E., 2024/11410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/804 E., 2024/1110 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/84 E., 2023/202 K.
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı muris nezdinde 25.10.1998 - 25.08.1999 tarihleri arasında çalışmasına rağmen işveren tarafından sigorta girişinin yapılmadığını ve sigorta primlerinin ödenmediğini, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına ve prim gün sayısı ile emeklilik şartlarında değişikliğe neden olduğunu beyanla müvekkilinin 25.10.1998 ile 25.08.1999 tarihleri arasında davalı muris işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespiti ile çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın süresinde açılmadığını, öncelikle hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri yönünden davanın reddine karar verilmesini, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, hizmet tespit davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan ücret tediye bordrolarının, dönem bordrolarının, sigortalıya ait şahsi sicil dosyasının vergi kaydı v.s belgelerin Mahkemece celp edilerek incelenmesi gerektiğini, davacının hizmetlerinin eksik bildirildiğine ilişkin iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davalı işyerinde sigortalı hizmetinin bulunmadığı, dava dilekçesiyle talep edilen 25.10.1998 - 25.08.1999 tarihleri arasındaki döneme yönelik hizmet tespit talebinin 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri gereğince 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hizmet tespiti davalarının zaman aşımına uğramayacağını, müvekkiline ait kimlik bilgilerinin kolluk görevlileri tarafından ilgili Kuruma bildirilmediğini, müvekkilinden kaynaklanmayan kusur nedeniyle İlk Derece Mahkemesince verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, muris işverenin süresi içerisinde müvekkilinin bordrosu ve primini SGK'ya intikal ettirmediğini, çalıştığı dönemlere ait SGK primini yatırmadığını, Mahkemece kamu düzenini ilgilendiren bu davaların resen araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 25.10.1998 - 25.08.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10292, K. 2024/11410, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama