İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10531 K.2025/7743

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/10531Karar2025/7743Tarih8 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/10531 E., 2025/7743 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1781 E., 2024/1323 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/4 E., 2023/415 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 15/10/2008 tarihinde fiili olarak işbaşı yaptığını, 05.03.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın olduğu iş yerinde makina kurulumu ve montaj işlemine yardım için davacının muvafakati alınarak görevlendirildiğini, davacıya gerekli ekipmanlar verildiğini ancak davacının bunları kullanmadığını ve tutulan iş kazası tutanağında davacının kazanın gerçekleşmesinde kendi hatasının olduğunu kabul ettiğini, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiğini, davacının kazadan sonra iddia ettiği çalışma düzenini hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kazanın kendi kusuruyla gerçekleştiğini, herhangi bir talebinin olmadığını beyan ettiğini,

müvekkili şirket ile davacı işçinin hemşehri olması sebebiyle müvekkili şirket davacıya çok fazla özen gösterdiğini ve yardımda bulunduğunu, davacının zorla istifa iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın düşük olduğunu, hakkaniyet uygun olmadığını, davacının söz konusu süreçte çok ciddi ağrılar çektiğini, mesleğini gereği gibi yapamayacak bir duruma geldiğini, kaza tarihinde 24 yaşında olduğunu, davacının iş kazası nedeniyle parmaklarında işgücü kaybı meydana geldiğinden günlük işlerini dahi zorlukla yerine getirdiğini, ekonomik gerçekler de göz önünde tutulduğunda hükmedilen 30.000,00 TL tutarın yetersiz olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili dilekçesinde özetle; denetime elverişsiz kusur raporuna göre karar verildiğini, kusur oranına ilişkin itirazların karşılanmadığını, ek rapor alınmadığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, gerekli ekipman sağlanmasına rağmen davacının ekipmanı kullanmadığını, işverenin gerekli denetimleri yaptığını, iş yerinin satışını yaptığı makinada bulunmayan bir sensörden dolayı işverenin sorumlu tutulamayacağını, bu makinelerin iş yerinde kullanılmadığını, sadece satış ve kurulumunun yapıldığını, denetime elverişsiz hesap bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiğini, ek rapor alınmadığını, ücrete itirazlarının bulunduğunu,

davacının ücret iddiasını ispatlayamadığını, bu tutar üzerinden yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu, tazminat için geçerli şartların somut olayda dikkate alınmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"...davacının davalı işveren nezdinde çalışmaktayken 05.03.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 9,3 derecesinde iş gücü kaybına uğradığı anlaşılmıştır. Usul ve yasaya uygun bilirkişi heyet raporu uyarınca davalının kazanın meydana gelmesinde % 80, davacının ise % 20 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusura ilişkin raporlarda iş hukuku ilkelerine göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporu gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişlidir.

Buna göre; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat tutarının belirlenmesi yönünden kazanın oluş şekli tarafların kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü dikkate alınarak davacılar lehine tespit edilen manevi tazminat tutarı dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.

Davacının yaşadığı iş kazası sonucu maluliyet oranı, kusur durumları, davacının kaza sonrası tedavi süreci, iş kazası sonucu uğradığı maluliyetin günlük yaşamını zorlaştırıcı etkileri gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminat tutarı yeterli değildir.

Manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacı vekilince dava dilekçesinde davacı kazalının davalı iş yerinde iş güvenliğine ilişkin olarak gerekli emniyet tedbirlerinin alınmaması, çalışma esnasında koruyucu malzeme verilmemesi,

kurulacak makineler konusunda gerekli eğitimin verilmemesi ve müvekkilinin bilgisinin yeterli olmadığı bir makinenin kurulumuna gönderilmesi nedeniyle 05.03.2016 tarihinde 2. El olarak satılan ve testere koruması olmayan bir makine kurulumu sırasında sağ elini iş makinesinin testeresine kaptırdığını, sağ elinin orta, yüzük ve işaret parmaklarının kesilmesi suretiyle koptuğunu, müvekkilinin bir dizi ameliyat olduğunu ve belinden kemik alınarak kopan parmaklarına monte edildiğini beyanla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu,

davalı vekili ise cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında davalı şirket tarafından olay tarihinde davacının görevlendirme yazısı ile .... Turizm Mob. İnş. Nak. San. Tic. Ltd.

Şti. ' nin /Kocaeli adresine makina kurulumu ve montajı işlemine yardım etmek için gittiğini davacının gitmiş olduğu adreste makine montaj ve kurulum işlemine yardım etmiş ancak kazaya sebebiyet veren eylemi kurulumu yapılan makinada değil kurulumun yapıldığı şirketin makinasında gerçekleştiğini ileri sürdüğü, Mahkemece hükme esas alınan 06.12.2022 tarihli kusura ilişkin heyet raporunda kaza olayına ilişkin makine kurulumu sırasında olayın gerçekleştiğinden bahisle davalı işverene ;" Kazanın meydana geliş şeklinden Davalı .....

San. Ve Tic. Ltd. Şti.’in işveren olarak mevzuatın emrettiği her türlü tedbirin alınmasını sağlamadığı ve çalışanların alınan önlemlere uyup uymadığını yeterince denetlemediği anlaşılmıştır.

Davalı işveren kurulumu yapılan testere makinesinin çalışanlara zarar vermemesi için gerekli tüm tedbirlerin alınmasını ve makinaya çalışanların elini kaptırmaması için uygun koruyucuların monte edilmesini sağlamalıydı. İşyerinde koruyucu tertibat takılmadan deneme işlemi için makine çalıştırılmaması konusu bir disiplin haline getirilmeliydi.

Mevzu bahis makinede öncelikle sensör, fotosel, ışık perdesi gibi makinanın operasyon noktasına el parmak girdiğinde makinayı durduracak tesisat kurması ve testere koruyucusunun takılı olmadığı zaman çalışmayacağı elektronik güvenlik önlemlerini tesis etmesi gerekirdi. Davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. olumlu davranış değişikliği oluşturacak şekilde davacıyı yeterince eğitmeli ve çalışanların bu eğitimde belirtilen kurallara uymasını sağlamalıydı.

Ayrıca Mesleki Eğitim Belgesi olmayan tecrübesiz personellerin makinede çalışmasına müsaade etmemeliydi. Davacının makine kurulumu konusunda mesleki eğitim belgesi görülememiştir. Davalı İşverenliğin tüm bu bahsedilen önlemlerin alınması ve daima uygulanması için etkili ve yeterli bir denetim ve kontrol mekanizması kurmadığı anlaşılmaktadır.

Anılan bu sebeplerle davacı işverenliğin olayın meydana gelmesinde etkisinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. " gerekçesiyle %80 oranında kusur atfedildiği anlaşılmaktadır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre ; her ne kadar hükme esas alınan kusura ilişkin heyet bilirkişi raporunda kurulumu yapılan makinede gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığından bahisle işverene kusur atfedilmiş ise de kaza sırasında davacı kazalı ile birlikte görevlendirilen görgü tanığı iş yeri çalışanı ..... 02.11.2022 tarihli duruşma beyanında ;"kazanın olduğu makina müşterinin kendi makinasıydı.

Ancak bizim kurmuş olduğumuz makina ağacı kesmek için öncelikle o makinada kesmek gerekiyordu. Bu nedenle davacıyı o makinada ağacı kesmek istemişti." beyanda bulunmuş , Mahkemece kazanın nasıl meydana geldiği tam olarak ortaya konulmadan kusur oran ve aidiyetinin tespitine dair 06.12.2022 tarihli rapor düzenlettirilmekle ve anılan raporun hükme esas alınması suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm tesisi hatalı olmuştur.

O halde Mahkemece yapılacak iş özellikle davaya konu kazayla ilgili maddi olgu doğru belirlenerek, olayın niteliği, davalının ve dava dışı tarafların ( 3.kişi sıfatıyla doğacak sorumluluk yönünden) olay anındaki sıfatları ve olaya etkileri araştırılarak tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi suretiyle somut verilere dayalı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın A sınıf İş güvenliği uzmanlarının bulunduğu heyete tevdi ederek,

olayın gerçekleşmesinde tarafların ve dava dışı tarafların kusur oranlarını belirlemek üzere daha önce aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporlarını da inceler ve çelişkileri giderir mahiyette rapor aldırmak ve oluşacak sonuca göre kusur oranlarının tespitinden sonra taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözetir şekilde karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraf vekilleri temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10531, K. 2025/7743, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10531
Karar No
2025/7743
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10532 K.2025/7744
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10534 K.2025/8938
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/10534 K.2025/7206
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/10535 K.2025/10183
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/10535 K.2025/7745
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/10540 K.2025/8154

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.