KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10533 E., 2024/9523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/756 E., 2024/1155 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/105 E., 2023/294 K.
Karar Metni
1.310 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 17.07.2014 tarihinde ...'nde çelik konstüriksiyonun yapımında çalıştığı sırada, ...'ın işçisi olan ...
TC. kimlik no.lu ...'in kaynak yaptığı sırada, elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu iş kazasında öldüğünü, İpsala Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/580 Esas no.lu dosyası üzerinden yürütülen dava sırasında alınan 27.04.2015 günlü bilirkişi heyeti raporunda alt işveren konumundaki ...'ın asli kusurlu, asıl işveren ...-Atlı Tarım Ürünleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi sorumlusu ...'nun tali kusurlu, kazada ölen işçi ...'in tali kusurlu oldukları sonucuna varıldığını, 08.11.1993 doğumlu ... kaza ve ölüm tarihinde 20 yaşında, henüz genç olmasına rağmen mesleğinde ilerlemiş, çalışkan biri olduğunu,
kazancıyla anne ve babasına destek sağladığını, ayrıca tarım işlerinde çalışarak, hayvanlara bakarak ailesine yardım ettiğini, davacı anne ve babanın oğullarının ölümü ile maddi ve manevi destekliğinden yoksun kaldıklarını, davalıların müteveffanın cenazesine katılmadıkları ve davacı aileye baş sağlığı dahi dilemediklerini, davacı anne ... yönünden 329.575,45 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat , davacı baba ... yönünden 261.110,14 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; olayda davalıların kusuru olmadığını, Asliye Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtilenin aksine olay anında müteveffanın elinde kaynak makinası olmadığını, elektrik akımında herhangi bir kaçak olması halinde fabrikada hayat kurtarma programının olduğunu ve devreye girerek elektriği kestiğini, müteveffanın askerlik yaptığı yerde de rahatsızlığı sebebi ile askeriyenin ilgili tedavi merkezine kaldırıldığı ve tedavi edildiğini, davalılardan ... Atlı Ltd Şti'nin sorumlu müdürü olan ...'nun hukuki açıdan şahsi sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davalı ... açısından husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı ... Atlı Ltd. Şti.'nin %20 oranında, davalı ...'nun %5 oranında, davalı ...'ın %60 oranında, ölen işçinin ise %20 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle;
"Davanın kısmen kabulü ile,
1-a-329.575,45 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
b-Taleple bağlı kalınarak 261.110,14 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
2-a-50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, b-50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, c-Manevi tazminat talebi ile ilgili davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine, "şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Atlı Ltd.
Şti.'nin ana iştigal konusunun pirinç imalatı olup dava konusu olayda ölen işçinin işvereni olan diğer davalı ... firması ile davalı şirket arasında temelsiz açık sundurma ve garaj yapımı işi için ... sözleşmesi ihtiva edildiğini, işin tüm sorumluluğunun devralan yükleniciye ait olup davalı şirket ile diğer davalı ... arasında alt - üst işveren ilişkisi bulunmadığını, hukuken davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ölen işçinin çalıştığı temelsiz ve açık sundurma ve garaj yapımı işinin diğer davalı olan ... firmasına 01.05.2014 - 31.07.2014 tarihleri arasında geçerli sözleşme ile ihale edildiğini,
sözleşmenin anahtar teslim ... sözleşmesi olduğunu, tüm sorumluluğun devralan yükleniciye geçtiğini, üst işverenin sorumluluğunun bulunmayıp üst işverene husumet yöneltilemeyeceğini, davalı işverenlerce iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, denetim ve gözetim yükümlülüğünün ifasında üzerlerine düşen tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, olay anında iskelede bulunanların da elektrik çarpması olsa kendilerinin de çarpılacağını açıkça belirttiklerini, müteveffanın fabrikanın ana elektrik sisteminden meydana gelebilecek bir elektrik kaçağı veya çarpması sonucu ölmesinin mümkün olmayıp davalıların da bu anlamda kusurunun bulunmadığını,
kusur oranlarının yersiz olduğunu, olaya ilişkin ceza mahkemesinde görülen dava dosyasının kesinleşmediğini, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu, müteveffanın kusuru da gözetildiğinde fahiş olduğunun sabit olduğunu, davanın reddinin gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21'inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
3. Değerlendirme A) Davalılar vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacı anne ... yönünden 329.575,45 TL maddi tazminat, davacı baba ... yönünden 261.110,14 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince davacı ... yönünden maddi tazminatın talep gibi kabulü ile davacı baba yönünden maddi zararın 302.119,65 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 261.110,14 TL 'ye hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne ve tespitine karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
B) Davalılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacılar için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu , Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekilinin maddi ve manevi tazminat istemine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10533, K. 2024/9523, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama