KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10605 E., 2024/11391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/738 E., 2024/717 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.01.1992 yılından 31.01.2019 yılına kadar ... Müdürlüğündeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde: davacının Kurum nezdinde çalıştığına dair kaydına rastlanılmadığını, konu ile ilgili davalı müvekkil kooperatifle de iletişme geçildiğini ve yetkililerin kendisini tanımadıklarını, kendi nam ve hesabına çalışan serbest piyasa hamalı olduğunu bildirdiklerini, ihtiyaç duyulduğunda aranan ve genellikle kahvehanelerde oturan kişiler olduğunu belirttiklerini, bu hamallar ise sadece birkaç saatlik olarak çağrıldığını ve yaptığı işlerine mukabil ücret ödendiğini, bu ücretin ise gider pusulası şeklinde düzenlenen bir evrakla kayıt altına alındığını,
bu gider pusulaları davalı müvekkil kooperatiften celp edildiğinde anlaşılacağını, davacının sadece ihtiyaç duyulduğunda aranan kişilerden olduğunu, öte yandan çoğu zamanda bu hamalların ücretinin kooperatiften mal veya emtiya satın alan çiftçiler tarafından ödendiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi iş akdine son verme durumunun söz konusu olmadığını, ortada iş akdinin bulunmadığını, kendi nam ve hesabına serbest piyasa hamalı olarak çalışan davacı hakkında sözleşme ilişki içine girme irade ve beyanı olmadığını, dolayısı ile mevcut olmayan bir iş akdinin sonlandırılmasının da mümkün bulunmadığını,
tüm bu nedenlerle yersiz ve gerçeklikten uzak olan bu iddialara usul ve esas olarak cevap verme zaruriyeti hasıl olduğunu, usule ve esasa aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kuruma ihbar olunan haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2019/164 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/2089 Esas, 2022/583 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 06.06.2022 tarihli 2022/6284 Esas, 2022/8553 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece her ne kadar bir kısım bordro tanıklarının beyanlarına itibarla, davacının serbest piyasa şartlarında kendi nam ve hesabına çalıştığı, davacı açısında iş akdini zaman ve bağlılık unsurunun gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmişse de, söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece öncelikle, davacının piyasa hamalı olup olmadığının tespiti noktasında, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı, geçimini bu şekilde sağlayıp sağlamadığı araştırılmalı bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, alanında uzman bilirkişiden alınacak rapor ile mahallinde yapılacak keşif sonucu ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyerinin kapasitesi belirlenmeli, iş yerinde kadrolu hamala ihtiyaç bulunup bulunmadığı, taşıma ve yükleme işinin nasıl ve kimlere yaptırıldığı,
davalıya ait işyerinde işlerin iş yerine bağlı sürekli hamallarla mı yoksa piyasa hamallarıyla mı yapıldığı, her gün hamala ihtiyaç olup olmadığı araştırılmalı, ödeme belgelerini içeren muhasebe evrakları değerlendirilerek, ödenen ücretlerin miktarı ve nasıl ödendiği (günlük, haftalık, aylık) hususları belirlenerek ödemelerin ne şekilde yapıldığı tespit edilmeli,duruşmalarda dinlenilen taraf tanıklarına ait sigortalılık hizmet kayıtları getirtilmeli, bilahare ihtilaflı dönemin tamamında çalışması bulunan tarafsız bordro tanıkları dinlenmeli, tanık beyanlarının yetersiz olması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye,
meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş veya benzer işi yapanların uyuşmazlık konusu tüm dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları tespit edilerek, çalışmanın varlığı ve niteliği konusunda ayrıntılı beyanları alınmalı, taraflar arasında hizmet akdinin unsurlarının mevcut olup olmadığı, davacının serbest piyasa hamalı şeklinde çalışıp çalışmadığı belirlenmek kaydıyla deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet akdinin unsurlarının iş bu davada oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tanık beyanlarına göre davalarının ispatlandığını, mahkemenin gerekçelerini kabul etmediklerini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dosya kapsamına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10605, K. 2024/11391, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama