KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10684 E., 2024/10532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/242 E., 2024/451 K.
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalılığının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2012 yılında faaliyetlerine son veren ... sicil numaralı S.S. Sile Yapı Kooperatifine bağlı olarak 01.01.1988 yılında işe başladığını, Kooperatif tarafından ekte de sundukları işe giriş bildirgesi ...Tekirdağ Sigorta Müdürlüğüne 19.01.1988 tarihinde sunulduğunu, müvekkilinin söz konusu kooperatife bağlı olarak 6 ay kadar inşaatlarda beden işçisi olarak hizmet verdiğini ve 6 ayın sonunda askerlik hizmetini yapmak üzere işten ayrıldığını belirterek anılan iş yerinde 01.01.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığını tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde, Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ve 2019/768 E., 2022/187 K. sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulü ile ... kimlik numarasında kayıtlı davacı ...’un 26534 iş yeri sicil numarasında kayıtlı S.S. ... Yapı Kooperatifi adına taşeron ... yanında 01.01.1988 tarihinde bir gün süre ile mülga 506 sayılı, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2024/946 E. 2024/2344 K. sayılı ilamında, kısa kararla gerekçeli karar arasında ve gerekçe ile de hüküm arasında çelişki bulunduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanlarına itibarla davacının 01.01.1988 tarihinde tarihinde 1 gün süreyle sigortalı olarak çalıştığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ...’un ... iş yeri sicil numarasında kayıtlı ''S.S. ... Yapı Kooperatifi adına taşeron ...'' yanında 01.01.1988 tarihinde bir gün süre ile mülga 506 sayılı, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddinin gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına 01.01.1988 tarihli işe giriş bildirgesinin ...
Yapı Koop. taşeronu ... ünvanlı işverenin 26534 sicil sayılı iş yerinden verildiği, inşaat mahiyetli iş yerinin 20.06.1987-31.12.1997 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinin dava konusu 1988/1-3 arası dönem bordrolarının Kurumca dosyaya gönderildiği, bu bordrolarda davacının adının yer almadığı, her 3 dönemde de 5 er kişinin bildirilmiş olduğu, bunlardan ikisinin dinlendiği, bunlardan ... davacıyı tanımadığını beyan ederken ... ... ...'ın sadece çalışmayı doğruladığı, diğer bordrolu çalışanların dinlenmediği, emniyet vasıtasıyla yapılan araştırmada S.S.
Sile Yapı Kooperatifinin dava konusu dönemdeki yönetim kurulu üyelerinin isimlerinin belirlenmeye çalışıldığı daha sonra dosyaya anılan kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin listesinin dosyaya alındığı, bu kapsamdaki kişilerin beyanlarının alındığı, davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, Mahkemece başkaca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, iş yerine ait dönem bordrosu verilmediğinden bordro tanığı dinlenemediği, davacı tanığı olarak dinlenen ... ile ...'ın iş yerinden adlarına verilmiş bir işe giriş bildirgesi olup olmadığının araştırılmadığı,inşaata ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin dosyaya alındığı,
böylelikle yukarıda anılan tanık beyanları ve dosyadaki diğer delillere göre eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dinlenmeyen diğer 3 bordro tanığı olan ... , ... ile ... 'ın beyanları alınmalı, beyanlarının yetersiz kalması yada dinlenmemeleri halinde, dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, vergi dairesi, ...ve belediye nezdinde de araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, komşu iş yerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı,
bozma öncesi dinlenen davacı tanıkları ... ile ...'ın da iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri olup olmadığının da araştırılarak beyanları buna göre değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Kabule göre de Mahkemenin karar başlığında, davalı ... Başkanlığının taraf olarak bulunmasına karşın bir de anılan Kurumun kısaltılmış ünvanı olan "SGK" olarak ayrı bir davalı gibi ayrıca bir kere daha gösterilmiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10684, K. 2024/10532, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama