KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10690 E., 2025/1357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1393 E., 2024/2129 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 17. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/392 E., 2024/5 K.
Karar Metni
647 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı işveren vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının prime esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir. Davalı işveren vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 11041193.006.07.13 sicil sayılı dosyada işlem gören ... ünvanlı iş yerinde bildirilmesi gereken eksik sigorta primine esas kazançlarının 2015/10. ayında 56,02 TL, 2017/12. ayında 74,36 TL olduğunun ve bu fark prime esas kazançların üzerinden SGK'ya ek primlerin ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraflarca süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Somut olayda, davacının 23.05.2003-31.12.2005 tarihleri arasında ... unvanlı iş yerinden, 05.01.2006-19.03.2018 arasında davalı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, dava konusu döneme ilişkin bir kısım imzalı ücret bordrolarının ve banka kayıtlarının bulunduğu, ücret bordroları ve banka kayıtları ile Kuruma yapılan bildirimlerin 2015/10. ay ile 2017/12. ay haricinde uyumlu olduğu,
bu aylar dışında davacının iddia ettiği tutarda ücret aldığını gösterir herhangi bir yazılı delilin bulunmadığı anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili özetle,
-Bir kısım aylara ilişkin imzalı ücret bordrosu bulunmamasına karşılık, Mahkemece senetle ispat kuralı gereği, bu dönemlere ilişkin ücretin yazılı delil ile ispatı gerektiğinin vurgulanmasının ve tanık beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu,
-2008 Mayıs-Aralık dönemlerine ilişkin işverenin imzasını taşıyan ücret bordrolarını sundukları halde bunlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını,
-2018/1. ve 2018/2. aylarda davacının Kuruma bildirilen ücretinin 3.427,00 TL, 2017 yılının son aylarında Kuruma bildirilen ücretin ise 2.230,78 TL olduğunu; bu durumda davacının ücretinde 1.200 TL gibi bir artışın bir ay içerisinde gerçekleşmesinin olağan dışı olduğunu, bu hususun müvekkilinin gerçek ücretinin 2018 yılından önce Kuruma eksik bildirildiğinin açık göstergesi olduğunu,
-İtirazlarını karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmesini istedikleri halde bu talebin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2-Davalı Kurum vekili özetle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ayrıca sigortalının primlerinin ödenmesi zorunluluğunun işverene ait bir yükümlülük olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurumun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
3-Davalı işveren vekili özetle,dosyaya celp edilen Kurum raporu içeriğinde 2015 yılının 10. ayına ilişkin prim eksiğine rastlanmadığının belirtildiğini, kararın gerekçesinde ise neden 2015/10 aya ilişkin talebin kabul edildiğine dair hiç bir dayanak ve sebep gösterilmediğini, öte yandan davacının bordroları imzaladığı halde bu hususu inkar ettiğinin sabit olduğunu, bu sebeple bordrolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup,davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10690, K. 2025/1357, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama