KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10774 E., 2024/10548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1753 E., 2024/2117 K.
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/330 E., 2020/92 K.
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 27.01.1989 tarihinde çalışmaya başladığının ve hizmet tespitinin sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 51523 sicil numaralı işyerinde 01.09.1986 tarihinde 1 gün süre ile hizmet akdine bağlı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının çırak olarak çalıştığını, diğer işçilerle aynı işi yapmadığının belirgin olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 79 ve 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına M. ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 27.01.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin tescil bilgileri dosya kapsamına alınmadığı için mahiyetinin bilinmediği,işyerinin Kanun kapsam döneminin 01.01.1989-31.01.1989 arasında olduğunun bildirildiği, vergi dairesi tarafından davalı adına bir mükellefiyet kaydının bildirilmediği, davacının sigorta sicil no.sunun 1989 yılının Ankara serisinden olduğu, işyerinden dava konusu 1989/1-3. dönem arası bordroların Kurumca gönderildiği,
dava konusu 1989/1. dönemde 1 kişinin (...), 2. dönemde 1 kişinin (...), 3. dönemde ise 4 kişinin (..., ... , ... ve ... ... ) bildirildiği, Mahkemece ... ile davacı tanıkları ..., ... ve ...'nin dinlendiği, dinlenen tanıklar işyerinin gübre bayii olduğu ve davacının getir götür işleri yaptığını belirttikleri, her ne kadar işyerinin 1989/1-3. dönem bordrolarında ...'ın adı var ise de anılan tanığın hizmet döküm cetvelinde dava konusu 1. dönem ile 2. dönem çalışmalarının gözükmediği, sadece 1989/3. dönem çalışmasının bulunduğu,
bu hususun Mahkemece irdelenerek Kuruma bu çelişkinin sorulmadığı yine dinlenen diğer davacı tanıklarından ... ve ...'nin ise bordro tanığı ... adına tescil edildiği anlaşılan ... sicil no.lu işyerinden 1989/2. ve 3. dönem çalışmaları olan kişiler oldukları, komşu işyeri araştırması yapılmadığı böylelikle anılan tanıkların beyanı ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, davalı Kurumdan yeniden ...'a ait hizmet döküm cetveli celbedilerek ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinde 1989/1. dönemde çalışıp çalışmadığı dolayısıyla bordro tanığı olup olmadığı belirlenmeli, işyerinin işyeri tescil bilgileri ile ... adına tescilli 186389 sicil no.lu işyerinin işyeri tescil bilgileri istenmeli, bu işyerinin dava konusu dönemde faal olup olmadığı, adres itibariyle davalı işyerine komşu olup olmadığı ya da davalı işyerinde daha sonraki tarihte faaliyete geçen bir işyeri olup olmadığı belirlenmeli, ... ve ... adına M. ...
Seçkin ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığı araştırılmalı, beyanları buna göre denetlenmeli, davacı tanığı ...'nin beyanında o dönemde komşu işyeri olarak bakliyat hububat ile uğraşan ... isimli bir kişiden bahsettiği görülmekle, anılan kişinin işyerinin vergi kaydı, esnaf ve sigortalılık kaydı vs. araştırılmak da suretiyle komşu işyeri olduğunun anlaşılması halinde beyanına başvurulmalı, yine dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,
sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu şekilde komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak çalışmayı bilebilecek olan kişilerin tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10774, K. 2024/10548, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama