KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/10877 E., 2025/679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/184 E., 2024/1915 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 27. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/59 E., 2022/284 K.
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının 15 Haziran 2009 tarihinden iş akdinin sona erdiği 03.01.2020 tarihine kadar kesintisiz olarak ... ve eşi ... isimli davalı murislerinin evlerinde temizlik, yemek, çamaşır, ütü vs. hizmetlerini ve dışarıdan yiyecek, içecek temini, alışveriş yapılması şeklinde işlerini gördüğünü, davacının davalıların sürekli işlerini yaptığı gibi davalıların yaşlarının ileri olması nedeniyle de bakımlarını yaptığını beyanla hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; beş yıllık zamanaşımı dolduğundan davanın reddini, beş yıllık hak düşürücü süre de dolduğundan davanın bu sebeple de reddine karar verilmesini, müvekkilinin merhum anne ve babasının varlıklı bir aile olmadığını, kesintisiz haftanın 6 günü temizlikçi çalıştırmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ... evinde haftada iki gün temizlik, ütü, çamaşır, yemek yerleştirme ve düzenleme işlerini yapmak amacıyla çalıştığını, davacının çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesi kapsamında bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalılara ait tescilsiz ev hizmetleri iş yerinde 15.06.2009-29.12.2019 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun kapsamında asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile tam süreli olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/10877, K. 2025/679, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama