KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11105 E., 2024/11104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/534 E., 2024/1138 K.
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/633 E., 2022/33 K.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2020/471 E., 2022/85 sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2022/592 E., 2023/420 sayılı Kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında, "...talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 14.12.2020 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden ve 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde,
bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı gözetilerek borçlanabileceğinin tespitine..." dair bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davanın talep gibi kabulü gerektiğini, lehe yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve kanuna aykırı olarak verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada, bozmaya uyularak davacının dava tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanma talebi kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair karar verilmesi isabetli ise de bu durumda davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddi söz konusu olduğundan yargılama giderlerinin de buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
3. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 1 numaralı bendine "Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine " ibaresinin eklenmesine,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 3 numaralı bendinin silinerek yerine "3-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafın yatırmış olduğu 135,01 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacı tarafa iadesine, " cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 4 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 5 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine " 5-)Davacı tarafından yapılan tebligat, posta ve sair giderlerden oluşan toplam 807,00 TL yargılama giderinin takdiren 403,5 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, " cümlesinin yazılmasına,
Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün 6 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine "Davalı SGK tarafından yapılan 153,50 TL yargılama giderinin takdiren 76,75 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11105, K. 2024/11104, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama