KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11133 E., 2024/11395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/331 E., 2024/422 K.
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 08.09.1994- Ocak 2014 tarihleri arasında davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığını, bu tarihler arasında davacıya sigorta yapılmadığını beyan ederek davacının sigorta başlangıç tarihinin 08.09.1994 tarihi olarak tespit edilmesi talep ve dava etmiştir. 2.Davacı vekili 16.06.2015 tarihli duruşmada; davacının 08.09.1994 tarihinden çıkışının yapıldığı 31.12.2013 tarihleri arası sürenin tespitini ve primlerin davalı tarafından yatırılmasını istediklerini, Kurum denetim raporu sonrası bu sürenin tescil edilmiş olduğunu, davanın açılmasına kendilerinin sebep olmadıklarını beyan etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurumda herhangi bir tescili bulunmadığını, ... Apatman Yöneticiliği olarak her hangi bir işyeri tescili de bulunmadığını, davacının eşi olan ...'ün hizmet dökümünde 1995 tarihinde işte çıkışının bulunduğu, 2008 yılında iki aylık isteğe bağlı sigortasının bulunduğunu, davacının hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığını ispatlayan ödenen ücret makbuzlarının sunması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 19 yıl sonra açtığı bu dava hak düşümüne uğradığını, apartmanın karar ve işletme defterleri incelendiğinde apartmanın kapıcısı olmadığını, davacının yan apartmandan atıldığını ve iki yaşında çocuğuyla ortada kaldığını kalacak yeri olmadığından ...
Apartmanına sığındığını ve apartman sakinleri durumuna acıdığını ve kalacak yer olarak apartmanın sığınağını verdiklerini, yönetim elektrik ve suyunu kendisi ödemek kaydıyla yaşamasına izin verdiğini, davacının eşi başka bir işte çalıştığını davacınında gündelik işlere gittiğini, apartmanda maaş karşılığı ve kira karşılığı kapıcılık yapmadığını hatta yönetim apartmandan çıkmalarını söylediğini ancak çıkmadıkları, ne zaman davacı elektriğini ödemediği ve elektriğin kesilmesi sonucunda apartmanı sıkıntıya soktuklarında yönetim kaymakamlığa başvurduklarını ve noterden ihtarname ile çıktıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli 2016/478 Esas 2018/451 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacının davalı apartman yönetimi bünyesinde 08.09.1994-31.12.2013 tarihleri arasında ayda 30 gün esasına göre aralıksız olarak sigortasız şekilde hizmet akdi ile fiilen Kurum taban ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 27.05.2019 tarihli 2018/7117 Esas, 2019/4788 Karar sayılı ilamında; Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı apartman yönetimi bünyesinde 08.09.1994-31.12.2013 tarihleri arasında ayda 30 gün esasına göre aralıksız olarak sigortasız şekilde hizmet akdi ile fiilen Kurum taban ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hizmet tespiti davalarında Kurumun fer'i müdahil olduğunu, davalı sıfatına haiz olmadığını, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, Mahkemece itibar edilen tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, bir kimsenin 15 yılı aşkın bir süre sigortasız çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Apartman Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde; davacını emekli olup, eldeki davayı açmasında hukuki yararının olmadığını, bozma ilamı dikkate alınmadan karar verildiğini, çelişkili ve net olmayan tanık ifadelerine itibarla karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de Mahkemece bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma sonrası yargılamada davacı tarafından belirtilen işlerin günlük ne kadarlık bir sürede tamamlanacağı hususunda dinlenen tanıklarca somut bir açıklama yapılmadığı, konuya ilişkin olarak sendikalara görüş sorulduğu, haftada 2 gün merdiven silen her akşam çöp toplayan bir konut işçisinin günde 7,5 saatten, haftada 45 saat olarak görev yaptığı konusunda görüş bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tanık beyanları ve sendika cevapları nazarında davacının iddiasının doğrulandığı ve ayda 30 gün esasına göre çalışmanın kabul edilebileceği yönünde görüş verilmesi üzerine, Mahkemece dinlenen tanıkların çalışmayı doğruladığı ve bozma ilamı gereğince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma sonrası yargılama davacının talebine konu dönem içerisinde kapıcılık hizmetleri kapsamında hangi işleri ne kadar süre içerisinde yaptığı konusunda dinlenen tanıkların ayrıntılı beyanları alınmamış olup Mahkemece kanaat edinmeye yeter derecede yeteri kadar tanık dinlenmek kaydıyla, 13 daireli bir apartmanda haftada 1 gün temizlik yaptığı ve akşamları çöp topladığı anlaşılan davacının, bahse konu kapıcılık faaliyeti kapsamında ne kadar süre çalıştığı, talebe konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma sürelerinin belirlenmesi ve yedibuçuk saat çalışmanın bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacı yanın çalışma iddiasına yönelik fiili bir tespit içermeyen sendika yazılarına ve davacının yaptığı işler kapsamında çalışma süresine ilişkin ayrıntılı ve somut beyanları bulunmayan tanık ifadelerine itibarla yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11133, K. 2024/11395, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama