KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11172 E., 2025/1615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1250 E., 2024/1361 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/171 E., 2023/264 K.
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.05.2019 ile 22.02.2021 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 02.07.2019 tarihinde mimar olarak çalışmaya başladığını, işe başlama tarihinden itibaren sigorta bildirimlerinin zamanında yapıldığını, sigorta primlerinin Mart 2020 tarihine kadar yatırıldığını, Mart 2020 tarihinden sonra davacının ücretsiz izin maaş desteğinden yararlanabilmek için SGK'ya ücretsiz izinli olarak gösterilmesini talep ettiğini, ücretsiz izne çıkarıldığını, bu süreçte davacının kendi isteği ile iş yerine gittiğini ve çalıştığını, ücretsiz izninin 18.03.2021 tarihinde sona erdiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; 0701201138180 sigorta sicil numaralı ...'ın davalı ... ve Ses Sistemleri Araç Kiralama ... Turizm unvanlı iş yerinde çalışması olduğunun belirlendiğini, davacının eksik bildirildiğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgeler ile ispatı gerektiğini, iş yerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu, davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ya da ücret aldığını gösterir belge araştırılması gerektiğini uyuşmazlık konusunda tereddüde mahal kalmayacak şekilde kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerinde 02.07.2019-22.02.2021 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 294 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Antalya 2. İş Mahkemesi 2021/171 Esas 2023/264 Karar sayılı ilamına yönelik davalı vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtlarının esas olduğunu, sübut bulmayan davanın reddi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 02.07.2019 tarihinde mimar olarak çalışmaya başladığını, işe başlama tarihinden itibaren sigorta bildirimlerinin zamanında yapıldığını, sigorta primlerinin Mart 2020 tarihine kadar yatırıldığını, Mart 2020 tarihinden sonra davacının ücretsiz izin maaş desteğinden yararlanabilmek için SGK'ya ücretsiz izinli olarak gösterilmesini talep ettiğini, ücretsiz izne çıkarıldığını, bu süreçte davacının kendi isteği ile iş yerine gittiğini ve çalıştığını, ücretsiz izninin 18.03.2021 tarihinde sona erdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 29.05.2019 ile 22.02.2021 tarihleri arasında davalı işveren yanında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11172, K. 2025/1615, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama