KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11179 E., 2024/11748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1386 E., 2024/1401 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kumluca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/280 E., 2023/880 K.
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili adına 24.04.2023 tarihli davalı Kuruma verdikleri dilekçeyle müvekkilinin 1995 yılından başlamak üzere tarım sigortalılığının tespiti talep ettiklerini, davalı Kurumun 04.06.2023 tarihinde tebellüğ ettikleri cevabi yazısıyla taleplerinin reddedildiğini ancak davacı müvekkilinin 1995/04, 1998/03, 1999/01, 2000/01, 2001/01 döneminde ...
Komisyoncusu tevkifat kesinti listelerinde adına rastlandığının belirtildiğini, her ne kadar davacı müvekkilinden başka bir kaç tane daha aynı isim ve soy isimde kişiler bulunsa da bu kişilerin bir kısmı ...’a tarım ürünü satan kişi olmadığı, bir kısmının da o dönemde tarımla uğraşamayacak kadar çocuk denecek yaşta olduklarını, bu nedenle reddin usulsüz olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının ilk tevfikatlı makbuzla belirlenecek tarihten itibaren 01.10.2001 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı Kurum üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; adıgeçenin 09.09.2021 tarih ... sayılı tevkifat talebine istinaden yapılan arşiv araştırmasında ... isimli komisyoncunun 1995/12, 1996/04 ve 1997/01 dönemi kesinti listelerinde ismine rastlanıldığını ancak kimlik alt bilgileri bulunmadığını, Kumluca Nüfus Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda 11 adet ... isimli kayda rastlanıldığını, ...
SGM'nin 05.11.2021 tarih ... sayılı yazısı ile yerinden denetim talep edildiğini, 2021/412239/22 sayılı denetim raporunda listelerde adı geçen ...'nın ... T.C. Kimlik numaralı ... olup olmadığına dair bir tespit yapılamadığı talebinde ısrarcı olması halinde Mahkemeye müracaat edebileceği bilgisinin verildiğini, 28.03.2022 tarih ... sayılı yazı ile sigortalıya bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''1-Davanın kısmen kabulü ile -01.12.1995 tarihi ile 01.10.2021 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin doğru olduğunu ve eksik araştırma ile karar verildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık konusu, aidiyet ve Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
1-5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanunun 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 Karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için, Mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
Dönem içinde ... Bankası, kooperatif veya birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
3-25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, "Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53 ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır.
Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere "Tevkifat yapma ve Kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11. maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir.
Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
4-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, ... Odası, kooperatif veya birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celp edilmeli,
5- Aidiyet tespitinde, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
6-Somut olayda, 17.11.1977 doğumlu davacının doğum yerinin Kumluca olduğu, baba adının ..., anne adının ... olduğu, davacının 24.04.2023 tarihinde davalı Kuruma Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti talebinde bulunduğu, davalı Kurumun verdiği cevapta; ... komisyoncusu tarafından ... adına verilen tevkifat kesintileri listesinde davacının ismine rastlandığının ancak davacının alt kimlik bilgilerine rastlanmadığının belirlendiği, davalı Kurumun cevabı yazısı nedeniyle anılan tevkifat kesintisindeki ismi belirtilen ...'nın kendisi olduğunu beyanla ilk tevfikatlı makbuzla belirlenecek tarihten itibaren 01.10.2001 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti istemi ile dava açtığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İncelenen dosyada, doğum yeri Kumluca olan, 10.05.1984 doğumlu baba adı ... ve anne adı ... olan ve yine doğum yeri Kumluca olan, 02.12.1977 doğumlu baba adı ..., anne adı ... olan davacı ile aynı ismi taşıyan iki kişinin daha bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, bu kişilerin tarımsal faaliyet ve ürün tespitine ilişkin beyanları alınmalı, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde; uyuşmazlık dönemindeki davacının ve davacı dışında ''...'' adını taşıyan yukarıda kimlik bilgileri yazılan kişilerin tarımsal faaliyetin varlığı ve sürekliliği usulünce araştırılmalı, özellikle kolluk araştırması ile tespit edilen ve beyanları alınan tanıkların anlatımlarında, davacının sebze ve sera işi ile uğraşarak tarımsal faaliyette bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle, gerçekten belirtilen suretlerde veya ne şekilde tarımsal faaliyette bulunduğu, adına kayıtlı arazi olup olmadığı,
bu arazileri tarımsal faaliyetle kullanıp kullanmadığı, bulunuyor ise kayıtlı arazilerde tarımsal faaliyetinin ne suretle gerçekleştiği de irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmemesi, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11179, K. 2024/11748, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama