KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11444 E., 2025/6738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2367 E., 2024/765 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/227 E., 2022/124 K.
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 2007-2019 yılları arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesi ile dava konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın müvekkili davalı nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen herhangi bir çalışmasının mevcut olmadığını, aksine davacının eşi ...'ın davalı apartman yönetiminin çalışanı olduğunu ve SGK hizmet dökümü incelendiğinde kısmi çalışmalarına karşılık sigortasının yapılıp primlerinin ödendiğini buna karşılık davacı ile yapılmış herhangi bir iş akdi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı tanıkları davacının davalı apartman yönetiminde bina görevlisi olarak çalıştığı yönünde beyanda bulunmuşlar ise de dinlenen davalı ve komşu iş yeri tanıklarının davalı apartmanda görevli olarak davacının eşi ...'ın bina görevlisi olarak çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, Kurumdan celp edilen hizmet dökümlerinden davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinden 12.06.2013-01.06.2019 tarihleri arasında belge kodu 2, sosyal güvenlik destek primine tâbi olarak ayda 4 gün üzerinden davacının eşi ...'ın hizmetlerinin Kuruma bildirildiği,
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre apartman görevliliği işinin ailece yardımlaşılarak yapılan hizmetlerden olduğu, davacının hizmetlerinin de apartman görevlisi eşi ...'a ailece yardımlaşma kapsamında ifa edildiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, Mahkemenin davayı reddederken gerekçe olarak salt davalı tanıkları ile komşu iş yeri tanıklarının ...'ın binada görevli olarak çalıştığı beyanlarını hükme esas aldığını ancak anılan tanıkların beyanlarının hükme elverişli ve sağlıklı olmadığını, zira davalı tanıklarının binada ikamet etmiş olan kişiler olduğunu, kendilerinden tarafsız bir şekilde beyanda bulunmalarının beklenemeyeceğini, Mahkemece ayrıca, herhangi bir gerekçe sunulmaksızın müvekkilinin çalışmalarının eşi ...'a yardım mahiyetinde olduğu kanaatine varıldığını, oysa binada asıl çalışanın müvekkili olup,
eşinin ise tam zamanlı olarak başka işlerde çalıştığını, farklı şehirlere gidip nakliyecilik taşımacılık yaptığını; bunun yanı sıra davacının, davalı işyerinde çalıştığının bir diğer delilinin de binadaki asansörlerin bakımı için gelen asansör bakım firmalarının bakım fişlerine bina görevlisi sıfatıyla davacının imza atmış olduğunu, imza incelemesi ile durumun ortaya çıkacağını, Mahkemece asansör firmasının cevabi yazısının taraflarına tebliğ edilmediğini, beyanda bulunmaları için imkân sağlanmadığını, ilgili cevabi yazının karar celsesinde taraflara yalnızca şifaen bildirildiğini, fişler üzerinde sahtecilik yapıldığını;
davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığının en büyük delillerinden birisinin ise kendisine düzenli olarak -eksik olsa dahi- ücret ödenmiş olduğunu, ödemeye ilişkin gider pusulalarının bir kısmının suretinin dosyada mevcut olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11444, K. 2025/6738, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama