KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11476 E., 2024/10620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/808 E., 2024/1303 K.
- İlk derece mahkemesi
- Iğdır 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/157 E., 2023/36 K.
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2021/157 E., 2023/36 sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2023/464 E., 2023/878 sayılı Kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz bozma ilamında, "... talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 22.03.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden ve 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde,
bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayılarının esas alınacağı gözetilerek borçlanabileceğinin tespitine ..." dair bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ile esas ve karar numarası belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. ve 371. maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada, bozmaya uyularak davacının dava tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanma talebi kapsamında borçlanabileceğinin tespitine dair karar verilmesi isabetli ise de davacının talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi karşısında, yargılama giderlerinin de buna göre hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Davacı temyizi bulunmadığından, hükmün yargılama giderlerine dair düzeltilmesi ancak davalı Kurum yönüyle yapılmasını gerektirmiştir.
3. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11476, K. 2024/10620, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama