KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11508 E., 2024/11889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/142 E., 2024/118 K.
- Karar
- Ret
Karar Metni
1.221 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacının mevsimlik işçi olduğunu, askere gidene kadar, 03.07.1975 tarihi ile 31.10.1978 tarihleri arasında Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü - Ordu İşletme ve Bakım Şefliğinde çalışmalarının tespitini ve davacının emeklilik/yaşlılık aylığı hak ediş tarihinin tespitine ve ...'dan emeklilik/yaşlılık aylığı nedeniyle bütün hak ettiği bedelin faizi ile birlikte ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı PTT vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile 4000 sayılı Kanun ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü olarak yeniden yapılandırıldığını, Telekomünikasyon hizmetlerinin Türk Telekom A.Ş. tarafından yürütüldüğünü kanun gereği her tür hak ve alacakları Türk Telekoma devrettiğini, davacının husumetini Türk Telekoma yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davanın husumet yokluğu nedeni ve davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış, olması nedeniyle reddine ve sigortalı çalışmanın kabulü için fiili ve gerçek çalışmanın hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatının zorunlu olduğunu, davanın ispatında tanık ifadesi ile yetinilmemesi gerektiğini bu ifadelerin resmi kurum kayıtları ile örtüşmesi gerektiğini, usul ve yasaya aykırı iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ...
Telekominikasyon A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile ''Davacının 03.07.1975-31.10.1978 yılları arasında PTT Genel Müdürlüğü uhdesinde çalıştığını beyan ettiğini 1995 yılında posta ve telekominikasyon işlerinin birbirinden ayrılarak müvekkil şirket tüzel kişiliğe sahip olduğunu, Türk Telekominikasyon A.Ş.'nin kurulması PTT Genel Müdürlüğü yapısında değişiklik yaratmadığı gibi PTT uhdesinde çalışanlar da Türk Telekominikasyon A.Ş. çalışanı ... gelmediğini, davacının çalışması sırasında müvekkil şirketin tüzel kişiliği dahi bulunmadığını, davacının bahsetmiş olduğu tarihlerde Türk Telekominikasyon adında herhangi bir şirkette bulunmadığından,
davacının özlük dosyası ve her türlü işlem takibi PTT Genel Müdürlüğünün tarafından yapılması gerektiğini bu nedenle davacının Türk Telekominikasyon AŞ'ye başvurması hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirket tarafından tutulmuş davacıya ait herhangi bir kayıt ve bilgi bulunmadığını, davacının müvekkil şirkette mesaisi bulunmadığını, çalıştığı döneme ilişkin taleplerini PTT Genel Müdürlüğü yerine getirildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davacı müvekkil şirket çalışanı olmadığından husumet itirazında bulunduğunu, davaya Türk Telekominikasyon A.Ş.'nin dahil edilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını,
bu nedenle davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.05.2016 tarihli ve 2015/206 Esas 2016/225 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile davacının 03.07.1975-31.10.1978 tarihleri arasında Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü-Ordu İşletme ve Bakım Şefliğinde Kuruma bildirilen fakat primleri yatırılmamış olan çalışmalarının tespiti ile bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsili ile bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, davacının 10.10.2014 tarihi itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 01.11.2014 tarihten itibaren davalı Kurumdan yaşlılık aylığı nedeniyle hak ettiği alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 17.12.2018 tarihli ve 2016/13226 Esas, 2018/10684 Karar sayılı ilamı ile "Davaya konu somut olayda; davacının, 03.07.1975 tarihli işe giriş bildirgesi ile PTT İşletmesi Genel Müdürlüğü-Ordu Bakım Müdürlüğünde "havai hat koruyucusu" işçisi olarak çalışmaya başladığı, ancak sigortalının hizmet dökümünde anılan işyerinde 1975/3. döneminde iptal kaydı ile 5 günlük hizmetinin olduğunun göründüğü, tanık beyanlarından da, davacının PTT Bakım Onarım Şefliğinde, mevsimlik işçi olarak çalıştığının belirtildiğinin anlaşılmasıyla birlikte, davalı PTT A.Ş.
Genel Müdürlüğü vekili tarafından husumet itirazında bulunulmasına ve davacı vekili tarafından sunulan 09.03.2015 tarihli dilekçe ile; temsilde yanılgı sebebiyle, davalı tarafı yanlış gösterdikleri gerekçesiyle, Türk Telekominikasyon A.Ş.'nin dosyada davalı olarak kabul edilmesine yönelik talepte bulunulmasına rağmen, Mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadan, HMK’nun 124. maddesi gereğince husumetin doğru tarafa yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, davaya iştirakinin sağlanması ve yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece; HMK 124.maddesi kapsamında, davalı PTT Gnel Müdürlüğünün husumet itirazı ile davacının temsilde yanılgı sebebiyle , Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketinin davalı olarak kabul edilmesi yönündeki talebi karşılanmak suretiyle, Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketine husumet yöneltilmeli, yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmelidir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece 07.09.2021 tarihli ve 2019/74 Esas, 2021/520 Karar sayılı kararla; davacının davasının kabulü ile davacının 03.07.1975-31.10.1978 tarihleri arasında davalı ... Telekom A.Ş'de (eski adı Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü -Ordu İşletme ve Bakım Şefliğinde) olan 838 gün hizmetinin bulunduğunun tespiti ile bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, davacının 10.10.2014 tarihini itibariyle emekliliğe hak kazandığının tespiti ile 01.11.2014 tarihten itibaren davalı kurumdan yaşlılık aylığı nedeniyle hak ettiği alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 27.12.2021 tarihli ve 2021/12386 Esas, 2021/266941 Karar sayılı ilamı ile "Dosya kapsamından, 10.10.1958 doğumlu olan davacının, 03.07.1975 tarihinde PTT İşletmesi Genel Müdürlüğü-Ordu Bakım Müdürlüğünde "havai hat koruyucusu" işçisi olarak işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, sigortalının hizmet dökümünde anılan işyerinde 1975/3. döneminde iptal kaydı ile 5 günlük hizmetinin olduğunun göründüğü, Mahkemece, beyanlarına itibar edilen bir kısım tanıklarca, davacının PTT Bakım Onarım Şefliğinde, mevsimlik işçi olarak çalıştığının belirtildiği anlaşılmakla birlikte dinlenen tanıkların davalı işverenlik nezdinde uyuşmazlık konusu dönemi kapsar şekilde çalışmalarının mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Dosyada, 1975/03 dönemi ile 1978 tarih aralığına ilişkin bodroların mevcut olduğu anlaşılmakla; davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve uyuşmazlık konusu dönemi kapsar biçimde çalışmaları işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları mahkemece re’sen belirlenerek kanaat edinmeye yetecek kadar bordro tanığı dinlenilmeli, işyerinde ne iş yaptığı, çalışmanın şekli, niteliği, süresi, tam zamanlı kısmi zamanlı, mevsimlik olup olmadığı hususlarında beyanları alınmalı, işe giriş ve çıkış tarihleri hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli, tanıklara ait hizmet cetvelleri getirtilmeli,
tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişki giderilmeli uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." hususlarına işaret edilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, bozmadan sonra verilen kararın hukuka uygun olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesidir.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11508, K. 2024/11889, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama