İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11526 K.2024/12854

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...…

Esas2024/11526Karar2024/12854Tarih11 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.819 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/11526 E., 2024/12854 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/672 E., 2024/552 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.819 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 1997 yılında kronik böbrek yetmezliği teşhisi konularak 01.05.1998 yılında Bağ-Kur'dan malulen emekli olduğunu, daha sonra kardeşinin böbrek vermesi neticesi böbrek nakli yapılarak hayatını devam ettirdiğinden davalı Kurum tarafından bağlanan aylığın haksız olarak kesildiğini, davacıya Kurum tarafından ödeme emri çıkarıldığını bildirerek davacının çalışarak hayatını devam ettiremeyecek durumda olduğunun tespiti ile davacıya çıkarılan 17.019,91 TL'den borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının kontrol muayenesi sonucu raporlarının sağlık kurulunca değerlendirildiğini, 15.09.2010 tarihli Kurum kararı ile davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğine karar verildiğini, bu nedenle Kurumca yapılan işlemin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 31.12.2013 tarihli kararı ile davanın kabulü ile 1-Davacının iş göremezlik oranının %60 olduğunun tespiti ile davacıya çıkarılan 17.019,91 TL'den borçlu olmadığının tespitine, 2-Kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

Mahkemenin 31.12.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "...Dosya kapsamına göre davacıya 01.01.1998 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlandığı, 2010 tarihli kontrol muayenesi sonucu, Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca çalışma gücünün % 60'ını kaybetmediğinden bahisle aylığının kesilerek, 17.119,93 TL yersiz aylık tahakkuk ettirildiği, Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmadığı, Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16.09.2013 tarihli raporda ise davacının çalışma gücünün % 60'ını kaybettiği, 01.05.1997 tarihinden itibaren malul sayılması gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacıya 22.01.2008 tarihinde böbrek transplantasyonu yapıldığı anlaşılmakta olup, bu tarihten önce malul olduğuna ilişkin tereddüt bulunmamaktadır.

Bu veriler ışığında, Mahkemece, verilen hükmün eksik ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Öncelikle, tahsis dosyası celbedilerek, tahakkuk ettirilen yersiz aylığın hangi tarihleri kapsadığı, aylığın hangi tarih itibarıyla kesildiği hususları açıklığa kavuşturulmalıdır.

Sosyal güvenlik hukukunun kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle, sigortalı veya hak sahipleri lehine getirilen yasal düzenlemelerin derdest davalara da uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.

Somut olayda, Mahkemece, öncelikle, Yüksek Sağlık Kurulundan yeniden rapor alınmak suretiyle, davacının, hangi oranda çalışma gücünü kaybedip kaybetmediğinin belirlenmesinin istenmesi, çelişki halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmak suretiyle %60 veya daha yüksek bir oranda çalışma gücü kaybının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu çerçevede; davacının, maluliyetinin başlangıcının, oranının, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının belirlenip, maluliyet aylığı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği; gerek,

1479 sayılı Kanun'un 28 ve 29. maddeleri ve gerek 5510 sayılı Yasanın 25 ve 26. maddeleri kapsamında irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Kuşkusuz, 5510 sayılı Kanun kapsamında maluliyet aylığı tahsis koşullarının varlığının saptanması halinde ise, aylık başlangıç tarihinin 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihini takip eden aybaşı tarihi olacağının gözden uzak tutulmaması gerekir.

Diğer taraftan, davacının 22.01.2008 tarihinden önce malul bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, bu tarihten önce ödenen aylıkların kendisinden talep edilemeyeceği hususu gözönünde tutulmalıdır..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 26.12.2017 tarihli kararı ile davanın kabulüne,

1- 20.04.2017 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporu esas alınarak 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek -1 bölüm M1B maddesine göre davacının beden çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmiş olduğunun tespiti ile maluliyetinin hiç kalkmadığı 01.05.1997 tarihinden itibaren malul sayılması gerektiğinin tespitine,

2- Davalı Kurumca davacıya 01.03.2008 - 01.07.2010 tarihleri arasında yapılan ödemelerin yersiz olmadığının ve bu ödemelerle ilgili davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine,

3- Davacıya aylığın kesildiği tarih olan 01.07.2010 tarihinden itibaren yeniden maluliyet aylığının bağlanmasına, birikmiş aylıkların Kurumca hesap edilerek ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile toplu olarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin 26.12.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "...Yukarıda belirtilen maddeler gereği maluliyet tahsisi taleplerine ilişkin olmak üzere, aylık bağlanması için Kurumca yapılacak işlemler ve gerekli prosedürün belirlenmesi hususunda davalı Kurumca 01.10.2008 tarihinde 5510 sayılı Kanunun maluliyet sigortası ile ilgili hükümlerinin de yürürlüğe girmesiyle birlikte 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kabul edilmiş iken, maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği 28727 sayılı ve 03.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

01.09.2013 tarihinde yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 22. maddesinde, 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılacağı.

23. maddesinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı;

geçici 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ile bunların hak sahibi veya bakmakla yükümlü olduğu çocukları için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.

Belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, eldeki davada, 01.09.2013 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin böbrek transplantasyonuna dair lehe hükümleri, yönetmeliğin yürürlük tarihi sonrasına ilişkin olarak uygulanması gerekeceğinden, geçmişe yönelik uygulama yapan mahkeme yaklaşımı yerinde görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Direnme Kararı

Mahkemenin 13.11.2018 tarihli kararı ile davanın kabulüne, Mahkemenin 26.12.2017 tarihli kararında direnilmesine,

1- 20.04.2017 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporu esas alınarak 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek -1 bölüm M1B maddesine göre davacının beden çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmiş olduğunun tespiti ile maluliyetinin hiç kalkmadığı 01.05.1997 tarihinden itibaren malul sayılması gerektiğinin tespitine,

2- Davalı Kurumca davacıya 01.03.2008 - 01.07.2010 tarihleri arasında yapılan ödemelerin yersiz olmadığının ve bu ödemelerle ilgili davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine,

3- Davacıya aylığın kesildiği tarih olan 01.07.2010 tarihinden itibaren yeniden maluliyet aylığının bağlanmasına, birikmiş aylıkların Kurumca hesap edilerek ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile toplu olarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

E. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı

Mahkemenin 13.11.2018 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; "...Somut olayda; Mahkemece 13.11.2018 tarihli duruşmada verilen ara kararda usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verildiğinin yazıldığı ancak daha sonra direnme kararının gerekçesinde son duruşma tutanağında bozma ilamına uyulmasına karar verildi, açık yargılamaya devam olundu ibaresinin kopyala yapıştır sistemiyle tutanakta kaldığı, mahkemenin iradesinin direnme yönünde olduğundan bu hususun sehven çıkartılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde. Özel Dairenin bozma kararına uyulması ile davalı Kurum lehine usulî kazanılmış hak oluşmuştur. Usulî kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak istisnai bir durum da bulunmadığına göre artık duruşma zaptında yer alan ve “Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verildi.

Açık yargılamaya devam olundu..” ifadesi ile bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra tarafların da bozma ilamına uyulduğu kanaatiyle beyanı alınmak suretiyle yargılamaya devam edilerek önceki kararda direnilmesi usulen mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir defa bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra uyma kararından dönülmesinin davaya bir etkisi bulunmamaktadır.

Usulî kazanılmış hak ilkesi kamu düzeni ile ilgili olup temyiz aşamasında da kendiliğinden dikkate alınması gerekir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece bozmaya uyulmakla gerçekleşen usulî kazanılmış hak nazara alınarak hükmüne uyulan bozma kararı gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken uyma kararından dönülüp direnme kararı verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçeleriyle Mahkemenin direnme kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul karar sonrası kararı

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Eki Bölüm kapsamında böbrek naklinin yapıldığı 22.01.2008 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az % 60'ını kaybetmediğinin tespit edildiği, bu hali ile davalı Kurum Yüksek Sağlık Kurulunun raporu doğrultusunda davacının böbrek naklinin yapıldığı 22.01.2008 tarihinden daha sonraki döneme ilişkin olmak üzere davacının aylığının kesilmesi, 01.03.2008 - 01.07.2010 dönemine ilişkin olarak ödenen aylıkların yersiz olduğu kanaati sonucunda davalı tarafından davacıdan ödeme iadesinin talep edilmesi işleminin yerinde olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; en son yürürlüğe giren yönetmeliğe göre davacının her halükarda çalışma gücünün en az 2/3'sini kaybetmiş olduğunun, maluliyet başlangıç tarihinin ise 01.05.1997 tarihi olduğunun belirtildiğini, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.06.2014 tarih ve 2014/4021 E. - 2014/14481 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere sigortalı ya da hak sahipleri lehine getirilen yasal düzenlemelerin derdest davalara da uygulanması gerekeceği tartışmasız olduğundan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının malûliyetinin tespiti ile malûliyet aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

İnceleme konusu eldeki davada, davacıya 01.01.1998 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlandığı ve kontrol muayenesine tabi tutulduğu, 2010 tarihli kontrol muayenesi sonucu, Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca çalışma gücünün % 60'ını kaybetmediğinden bahisle aylığının kesilerek, kendisine 17.119,93 TL yersiz aylık tahakkuk ettirildiği, Dairenin ilk bozma kararı üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan alınan rapor ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücünün Kayıp Oranının Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre davacının çalışma gücünün % 60'ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği,

daha sonra Adli Tıp Genel Kurulundan alınan 20.04.2017 tarihli rapora göre davacının 31.05.1985 tarih 85/9529 karar sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybetmiş olduğunu, malul sayılması gerektiği, maluliyet başlangıç tarihinin kişinin diyalize girmeye başladığı 01.05.1997 tarihi olduğu, ancak böbrek nakli yapıldığı 22.01.2008 tarihinden itibaren 2/3 ünü kaybetmediği,

yine 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücünün Kayıp Oranının Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre böbrek naklinin yapıldığı 22.01.2008 tarihinden itibaren çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediği, son olarak 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek - 1 bölüm M 1B maddesine göre beden çalışma gücünün en az %60 ının kaybetmiş olduğuna dair değerlendirme yapıldığı,

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan rapor gereğince Mahkemece böbrek naklinin yapıldığı 22.01.2008 tarihinden daha sonraki döneme ilişkin olmak üzere davacının aylığının kesilmesi, 01.03.2008 - 01.07.2010 dönemine ilişkin olarak ödenen aylıkların yersiz olduğu değerlendirilerek davanın reddine dair karar verilmiş ise de; verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, dava devam ederken yürürlüğe giren 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihe göre değerlendirme yapılması gerekmekte olup, Adli Tıp Genel Kurulunun 20.04.2017 tarihli raporu ile 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin Ek - 1 bölüm M 1B maddesine göre davacının beden çalışma gücünün en az %60' ını kaybetmiş olduğuna dair tespitte bulunulduğunun anlaşılması karşısında;

davacının dava dilekçesinde kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanmasına yönelik talebi de değerlendirilerek maluliyet başlangıcın, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11526, K. 2024/12854, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Direnme Kararı
  11. E. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı
  12. V. Temyiz
  13. A. Temyiz Sebepleri
  14. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11526
Karar No
2024/12854
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/11527 K.2024/12636
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11536 K.2024/12734
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/11631 K.2024/15966
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11638 K.2024/13899
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/11651 K.2024/16224
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11659 K.2024/12754

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.