KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11544 E., 2024/10324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/842 E., 2024/506 K.
- Karar
- Direnme
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işlemi iptali ile aylığın yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 24.11.2022 tarihli ve 2022/11596 Esas, 2022/14838 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 14.09.2023 tarihli ve 2023/7861 Esas, 2023/8166 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairemiz bozma kararına İlk Derece Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
Dairemizin 14.09.2023 tarihli ve 2023/7861 Esas, 2023/8166 Karar sayılı kararına karşı direnilmiş ise de davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Eldeki dava dosyası incelendiğinde uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği ve bozma ilamında açıklandığı üzere.
Mahkemece yapılan araştırmanın son derece yetersiz olmasına ve yapılması gereken araştırmaların belirtilmesine karşın bir kez daha eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği, buna göre öncelikle dosya içindeki tanık beyanları ile mevcut kolluk tutanağı son derece yetersiz olmakla, Kurum tespitine konu dönemde tutanaklarda ve adres kayıt sisteminde yer alan davacı ve eski eşinin ikamet ettikleri adresler yönünden ayrı ayrı, geniş kapsamlı ve dava konusu döneme ilişkin olarak kolluk araştırması yapılmalı, belirlenen dönemde görev yapan muhtar ve azalar ile davalının ikametine yakın komşularından,
apartman görevlisi ile yöneticilerinden ve civar esnaftan hükme kanaat oluşturacak yeterli sayıda kişinin tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, denetmen raporunda fiili birlikteliğe dair tespit edilen hususlar tek tek irdelenmeli ve kontrol memuru raporunun aksinin ispat edilip edilmediği hususu belirlenerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde direnme kararı verilmesi yerinde görülmediğinden ve Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından
dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11544, K. 2024/10324, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama