KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11556 E., 2025/7089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/51 E., 2024/114 K.
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.10.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.06.2022 tarihli ve 2020/100 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam olunduğu, davacı lehine 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bozma ilamı doğrultusunda, maddi tazminat alacağının tespitinde davacı sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından tenzili gerekirken;
bağlanan gelirin maddi tazminat alacağından tenzil edilmemesi hatalı olduğundan ve bozma ilamına konu mevcut hesap raporundaki diğer verilerin aynen dikkate alınmasıyla ve pasif dönem hesabı için esas alınacak ücretin asgari geçim indirimsiz asgari ücret olacağı gözetilerek hesap bilirkişisinden ek rapor alındıığı, bu kapsamda düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıya yapılan ve tenzili gerekli rücuya tabi olan ödemelerin davacının alacağından daha fazla olduğu ve bakiye alacağının bulunmadığının bildirildiği, bu itibarla raporun denetlenebilir ve bozma ilamı doğrultusunda düzenlendiğinden davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği,
her ne kadar Yargıtay bozma ilamı ile ilk kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edildiğine dair belirleme yapılmışsa da dosyanın safahatinin incelenmesinde davalı ... adına 03.11.2008 tarihli vekaletnamenin bozma kararı öncesinde sunulduğu, davalı ... adına düzenlenmiş vekaletnamenin ise dosyanın temyiz edilmesine ilişkin sürelerin dolmasından sonra 16.10.2018 tarihinde vekalet harcı yatırılmak suretiyle sunulmuş olduğu görüldüğünden;
ilk kararın davalı ... tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla, davacı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 08.06.2022 tarihli ve 2020/100 Esas, 2022/199 Karar sayılı kararının davacı, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2023 tarih ve 2022/13692 E.- 2023/11231 K. ile "... davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, davalı ...'in temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine, .. Mahkemece yapılacak iş; davalı ... adına düzenlenmiş vekaletnamenin 18.12.2014 tarihinde dosyaya sunulmuş olduğu, neticesinde ilk kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği böylelikle davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmadığı gözetilerek karar vermekten ibarettir. ...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, kazanın 03.10.2005 tarihinde gerçekleştiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davacının %29 oranında malul kaldığı, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı işveren ...’in %65, davalı şoför ...’nın %10, davacı kazalı işçinin %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 12.000,00TL manevi tazminata hükmedildiği,
bozma ilamı doğrultusunda, maddi tazminat alacağının tespitinde davacı sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmının hesap raporunda tespit edilen tazminat alacağından tenzili gerekirken; bağlanan gelirin maddi tazminat alacağından tenzil edilmemesi hatalı olduğundan ve bozma ilamına konu mevcut hesap raporundaki diğer verilerin aynen dikkate alınmasıyla ve pasif dönem hesabı için esas alınacak ücretin asgari geçim indirimsiz asgari ücret olacağı gözetilerek hesap bilirkişisinden ek rapor alındığı,
bu kapsamda düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıya yapılan ve tenzili gerekli rücuya tabi olan ödemelerin davacının alacağından daha fazla olduğu ve bakiye alacağının bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle;
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin reddine, 2-12.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Hesap raporunu kabul etmediklerini, müvekkiline bağlanan peşin sermaye değerinin tamamının tazminatından mahsup edildiğini, en son asgari ücreti esas alarak sürekli işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmadığını, b. Hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, c. Vekillikten azledilmiş ve ihbarı da yapılmış olan avukata tebligat çıkarılması nedeniyle süre yönünden reddedilerek taleplerinin dikkate alınmamasının usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11556, K. 2025/7089, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama