KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/1160 E., 2024/2621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2416 E., 2023/2998 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/285 E., 2023/314 K.
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.05.1995 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, Kurum tarafından davacının emekli olma koşullarına yönelik niza yaratılması üzerine Kurum'a karşı dava açtığını ve İzmir 2. İş Mahkemesi'nin 2016/76 Esas sayılı dosyanın onanarak kesinleştiğini, davacı tarafından 28.06.2021 tarihinde emekli aylığının bağlanması için müracaatta bulunulduğunu, fakat Kurum tarafından kesinleşmiş mahkeme kararının tanınmadığını belirterek davalı Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bağ-Kur kayıtlarının tetkikinde, Mahkeme kararında belirtilen Bağ-Kur hizmet sürelerinin davacıya verildiğinin tespit edildiğini, Mahkeme kararında 01.09.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespit edildiğini, ancak gerekçeli karar içerisinde emeklilik dilekçesinin bulunmadığının belirtildiğini, tahsis talebinin emeklilik için şekil şartı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından yaşlılık aylığının 01.09.2013 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğine ilişkin ve bağlanacak aylığa yasal faiz uygulanacağına dair hüküm kurulmadığını,
bu nedenle faiz ödemesi yapılmadığını, davacının ihya borçlanması için herhangi bir borçlanmasının olmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kabulüne, davalı Kurumun 17.08.2021 tarih 29555535 sayılı işleminin iptaline" dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, İzmir 2. İş Mahkemesi kararına istinaden davacının Bağ-Kur dosyasının güncellenerek mahkeme kararında belirtilen Bağ-Kur hizmet sürelerinin davacıya verildiğinin tespit edildiğini, fakat mahkeme kararında emeklilik dilekçesinin bulunmadığının belirtildiğini, tahsis talebinin emeklilik için şekil şartı olması ve mahkeme kararında yaşlılık aylığı bağlanması yönünde hüküm kurulmaması nedeni ile davacıya yaşlılık aylığı bağlanmadığını,
davacı vekiline 17.08.2021 tarih 2955535 sayılı yazı ile ihya borçlanması başvurusunda bulunması sonrası oluşacak ihya borcunun ve prim borcunun ödenerek tahsis talebinde bulunması halinde tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren maaş bağlanacağının bildirildiğini, ancak davacı tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşen yargı kararının Kurum tarafından uygulanmamasına yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/1160, K. 2024/2621, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama