KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11610 E., 2024/11610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2110 E., 2024/1146 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 22. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/217 E., 2022/184 K.
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanma ödemesinin 01.01.1983 tarihinden ileriye doğru maledilerek bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması, fark aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi, aylıkta fark olmaması halinde fazladan ödenen 3400 günlük borçlanma bedelinin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.02.2013 tarihinden itibaren toplam 8556 gün üzerinden 506 sayılı Kanun bağlanan yaşlılık aylığı aldığını, aylığa esas 8550 günlük borçlanmanın davalı Kurum tarafından müvekkili aleyhine maledilerek aylığın düşük bağlandığını belirterek, tüm borçlanma süresinin 01.01.1983 tarihinden ileriye doğru aralıksız bir şekilde maledilerek bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını, fark aylıkların yasal faizleriyle ödenmesini, aylıkta fark olmaması halinde fazladan ödenen 3400 günlük borçlanma bedelinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve incelemeye dayalı usul ve yasaya aykırı bir karar olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma ödemesinin 01.01.1983 tarihinden ileriye doğru maledilerek bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması, fark aylıkların yasal faizleriyle ödenmesi, aylıkta fark olmaması halinde fazladan ödenen 3400 günlük borçlanma bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11610, K. 2024/11610, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama