KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11721 E., 2025/1097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/518 E., 2024/806 K.
- İlk derece mahkemesi
- Malatya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/242 E., 2024/50 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilin 22.08.1994 tarihinde vergi kaydının başladığını ve bu tarihte ...
Fabrikası Arkası Rus Pazarında 0731310245 Bağ-Numarası ile işe başladığını ve ticari faaliyetini düzenli olarak devam ettirdiğini, bu süre zarfında Bağ-Kur primlerini ödediğini, 1996 tarihinde vergi kaydının terkinini vererek Esnaflar Derneğine kaydolduğunu, bu tarihten itibaren Bağ-Kur primlerini düzenli olarak ödediğini, Kasım 1999 tarihinden yeniden vergi kaydının başladığını, SGK'ya başvurduğunda Nisan 1996-Kasım 1999 tarihleri arasında sigorta primlerinin mevcut olmadığının bildirildiğini, bu tarihler arası döneme ait primlerini düzenli olarak ödediğini söylediğini, ancak şifahi olarak verilen cevapta,
"sen 2011 yılında çıkartılan Torba Yasası'ndan faydalanmak ve Bağ-Kur'a olan borçların silinmesi için başvuruda bulunmuşsun ve imza vermişsin, bu nedenle bu süre zarfındaki ödediğim primlerin sigortama sayılmadığını ve silinmiş olduğunu" söylediklerini, bu imzayı borcunun silinmesi için verdiğini, hizmet süresinin düşülmesi için vermediğini, ortada yanlış bir anlaşılmanın olduğunu ve bu durumun mağduriyetine yol açtığından bahisle,
Nisan 1996-Kasım 1999 tarihleri arasında (Bağ-Kur kapsamında)hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile bu sürenin (Bağ-Kur primlerini yatırmış olması nedeni ile) hizmetine sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren mülga 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece verilen hükmün eksik incelemeye dayandığı görülmektedir.
Davalı Kurum davacının 31.03.2011 tarihli dilekçesine göre işlem yaparak sigortalılık sürelerini belirlemiş ise de davacının 07.09.1994 tarihinden itibaren esnaf ve attarlar odalarına kayıtlarının bulunduğu anlaşılmakla, sigortalılık hakkından vazgeçilemeyeceğinden, talep konusu dönemde seyyar satıcılık ve hırdavat faaliyetlerinden dolayı davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının devam edip etmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11721, K. 2025/1097, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama