KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/11736 E., 2025/1667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/572 E., 2024/1516 K.
- İlk derece mahkemesi
- Artova Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/40 E., 2022/98 K.
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının çalışmasının ve aylığının iptaline dair Kurum işleminin iptalini, çalışmasının tespitini ve Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, 31.12.2014 tarih ve 2014/Aa-168 sayılı SGK Kontrol Memurlarının hazırladığı raporda davalı borçlunun çalıştığını iddia ettiği .... Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adlı iş yerinde sahte ve yersiz hizmet bildirimlerinin olduğunun tespit edildiğini, ancak ilgili iş yerinde yersiz bildirilen hizmetlerinin iptal edildiğini, ilgili iş yerinde kağıt üzerinde hayatın olağan akışından fazla kişi çalıştırıldığını, fiili çalışmanın mevcut olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, çalışmasının ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11736, K. 2025/1667, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama